Millete gidelim

04 Mart 2016, Cuma 19:00
AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis’e bir çağrı yaptı: “Millete gidelim” Erdoğan’ın bu çağrısı aslında Meclis’in tamamına değil, yüzde 50’sini oluşturan muhalefete... Zira öteki yüzde 50 yani AK Parti tarafı zaten hazır. Davutoğlu istemiyor, Abdullah Gül ekibi karşı, vesaire... Bunların hiçbirinin anlamı yok. Erdoğan varken o partide Erdoğan’ın dediği olur. Kaldı ki önceki gün Davutoğlu’na çok yakın bir isimle konuştum: “Başbakan, başkanlık sisteminin yolunu açmak için her türlü adımı atmaya hazır” dedi.

*

Kamuoyu anketlerine bakılırsa 1 Kasım’dan beri bir tek AK Parti oylarını artırıyor. Dahası HDP hızla barajın altına doğru giderken, MHP’nin barajı aşıp aşamayacağı da muamma. Dolayısıyla Erdoğan’ın böyle bir tabloya bakıp, “Millete gidelim” çağrısı yapması son derece zekice.

*

Şayet kamuoyu anketlerindeki tablo olası seçim sonucuna yansırsa AK Parti’nin tek başına referandum kararı alacak çoğunluğa ulaşması kesin. Hatta yazın bunu bir kenara, HDP’nin (ve hatta ufak bir farkla MHP’nin de) baraj altı kaldığı bir Meclis’te AK Parti’nin tarihi bir milletvekili sayısı yakalama şansı bile var.

*

Türkiye’nin yeniden sandığa gitmesi, ortaya 2002 seçimleri sonrasına benzer iki partili bir Meclis tablosu çıkması Türkiye’nin lehine midir, demokrasimiz için iyi midir, o başka mevzu... Ama durum tam olarak budur.

*

“Millete gidelim” dendiğinde muhalefetin büründüğü ölüm sessizliği ise kelimenin tam manasıyla acınası bir haldir. Normal memleketlerde muhalefet sandığa gitmek ister, iktidar yanaşmaz. Bizde ise tam tersi. Bunun adı dram değilse nedir Allah aşkına? 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.