Ne yazık ki bu bir Türkiye fotoğrafı artık

27 Nisan 2019, Cumartesi 08:30
AA

Türkiye, İstanbul- Bodrum uçağı rötar yapınca yolculardan birinin havalimanı görevlisine yönelik iğrenç tutumunu konuşuyor. Küfür var, hakaret var, taciz var... Sözüm ona kendisini “modern” diye tanımlayan kentli bir kadının hemcinsine karşı böylesine mide bulandırıcı bir davranışta bulunmasını izah etmek mümkün değil. Ancak işin daha da acı olan bir tarafı var: Yaşanılan bu çirkinlik maalesef istisnai bir durum değil! Sokakta benzerlerine çok sık rastladığımız bir olay. 

Hiçbir sebep olmadan ya da istemediği-hoşuna gitmeyen bir halle karşılaştığında hemen kabalaşan, saygısızlaşan kendisinde karşısındakine hakaret etme, aşağılama hatta şiddete başvurma hakkı gören bir insan tipi türedi. Ve bunlar ne yazık ki artık her yerdeler. Oysa toplum olarak bizi biz yapan değerlerimiz var. Daha doğrusu vardı. Eskiden... Çok eskiden...

ADAM ASMACA İÇİN BAHANE Mİ LAZIM?

Allah sonumuzu hayretsin, aklımızı yitirme yolunda emin ve hızlı adımlarla ilerliyoruz. Şuna bakar mısınız: “Kılıçdaroğlu’nu linç etmeye kalkanlar şu partiden, metrobüs sapığı bu partiden, İstanbul Havaalanı çalışanına saldıran kadın şucu, Küçükçemece sapığı buralı...” Bu nedir arkadaş? Nasıl bir kafadır? 

Parti, din, mezhep, memleket üzerinden bu nasıl bir ayrımcılık yapmaktır? Ne sakat bir zihniyettir? Bir kişinin işlediği suç, yediği halttan yola çıkarak onunla aynı partiden, dinden, mezhepten ya da memleketten olan herkesi aynı kefeye koymak kadar hastalıklı bir düşünce olabilir mi? Türkiye ne zaman, nasıl bu hale geldi? Aklım almıyor...

BİR MİLLET UYURSA...

Atatürk’ün çok bilmediğimiz öyle müthiş sözleri, tespitleri var ki okurken denk gelince “ben nasıl bunu bilmem” diye kahroluyorum. Geçen bir kitapta denk geldim, Ulu Önder diyor ki: “Uyuyan milletler ya ölür ya da köle olarak uyanırlar!”

OLMADI

Hamile yengesini bıçaklayıp annesinin karnında bebeğin ölümüne, genç kadının ise hayatı boyunca unutamayacağı büyük bir acı yaşamasına sebep olan kayınbiraderi Erhan Durmaz, 19 yıl hapis cezasına çarptırılmış. Bir başka deyişle son kısmı açık cezaevi, denetimli serbestlik derken 8-9 yıl yatıp çıkacak. Bir kadına ömrü boyunca unutamayacağı bir acı yaşatmanın bedeli bu kadar mı? Yazıklar olsun.

Sıradaki haber yükleniyor...