'Önümüzdeki 1-2 hafta' diye bir şey yok, dağılalım!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Korona salgını başladığı günden beri bilim insanları hep bir ağızdan mütemadiyen aynı şeyi söylüyor: “Önümüzdeki 1-2 hafta çok önemli.” Bu bitmek bilmeyen “önümüzdeki 1-2 hafta” ne zaman bitecek diye kara kara düşünürken, bilim insanları hepimizi ters köşeye yatırarak artık “Virüsle yaşamayı öğrenmeliyiz” demeye başladılar. Sanırım en gerçekçi olan da bu. Önümüzdeki 1-2 hafta falan yok, bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının farkına varıp hayatlarımızı korona virüsü gerçeğine uygun bir şekilde dizayn etmeyi öğrenmemiz şart.

Sağlık Bakanı bugün çıkıp “Yeni hasta yok” dese bile hiçbirimiz artık eskisi gibi, korona hayatımıza hiç girmemişçesine bir yaşam tarzını benimseyemeyiz. Sadece bizim değil, tüm dünyada insanlar fabrika ayarlarını salgının gidişatından bağımsız olarak değiştirdi, değiştirmek zorunda.


Bakalım bu cuma ve pazartesi nasıl olacak?

Bu kez sokağa çıkma yasağı bir hafta önceden duyuruldu. Bakalım nasıl bir cuma ve pazartesi geçireceğiz? Cuma ve pazartesi diyorum çünkü sokağa çıkma yasağının en kritik iki günü başlamadan bir gün öncesi ve bittikten bir gün sonrası. Bütün kuralların yerle yeksan olduğu iki gün, cuma ve pazartesi. Umarım bu kez geçen haftadan farklı olur.


Salda'daki o görüntüler üzerine bakanlık ne yaptı?

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Salda’dan gelen, herkesin içini acıtan ve asla kabul edemeyecekleri bu görüntüleri görür görmez gerekli adımları attıklarını açıklamıştı. Bakan Kurum’a o adımların neler olduğunu sordum: Yüklenici firmaya 600 küsur bin lira ceza kesilmiş. Daire başkanı, şube müdürü, uzman ve sorumlu müşavir görevden alınmış. Bakan, bununla da yetinmediklerini, Salda’ya kamera sistemi kurduklarını ve 7/24 vatandaşın bölgedeki çalışmaları canlı seyredeceğini söyledi.


Tedavide iyiyiz, esas mesele bulaşın önüne geçmek

Türkiye’nin korona salgınında başlangıç aşamasında yaptığı doğru işler var: Virüsün gelişinin geciktirilmesi, o süreçte bilim kurulu ve tedavi rehberinin oluşturulması, tedavide etkili ilacın stoklanıp ilk hastalara test sonucuna bakmadan ilacın başlanması, okulların erkenden tatil edilmesi gibi...

Bugün itibarıyla ölüm rakamları başta olmak üzere yoğun bakım ve solunum cihazına bağlanan hasta sayısı oranının dünyayla karşılaştırıldığında düşük olmasının en büyük sebebi bu. Hiç tartışmasız Türkiye koronavirüsün tedavi aşamasında en başarılı ülkelerden biri. Bizim için esas çözülmesi gereken iş tedavi değil, virüsün bulaşıcılığının kontrolü...

Sıradaki haber yükleniyor...
holder