PKK SİLAHI NEREDEN BULUYOR?

30 Ağustos 2015, Pazar 08:00
AA

Rotahaber’de Tuncer Günay şu an Diyarbakır Cezaevi’nde yatan PKK’nın bir dönem 2 numarası Şemdin Sakık’a mektup yazıp soruyor: “PKK’lılar sürekli olarak yollara patlayıcılar döşüyorlar ve askerlerimize zayiat verdiriyorlar. Bu patlayıcıları nereden buluyor?” Sakık’ın her satırı ibret dolu cevabi mektubundan bazı bölümleri aynen aktarıyorum:

“12 Eylül Askeri Darbesi’yle birlikte örgüt, militanlarını Suriye üzerinden Lübnan’a taşıdı. Ben de bu gruplardan birisinde yer alıyordum. O sıralarda örgütün ne silahı, ne bombaları, ne patlayıcıları ne de parası vardı. Ama Lübnan bir savaş alanıydı. Savaş denilince akla gelen ilk araç silahtır. Savaşın olduğu yerde elbette ki, silaha ihtiyaç duyulur. Dolayısıyla bu küçük ülkeye durmadan silah sevkiyatı yapılıyordu. Filistinlilerin depoları ağzına kadar Sovyet silahlarıyla doluydu... Silah satın alacak paramız olmadığı için, Filistinlilerin kullanmaya tenezzül etmedikleri ikinci el silahlarla silahlandık. Bütün bu malzemeleri devletlerden ya da kaçakçılardan değil, savaş ortamından elde ettik. Daha sonra üstlendiğimiz Irak’ta, Kürtlerle Saddam güçleri, Iran ile Irak orduları şiddetli bir savaş halindeydiler. Her gün birbirlerine binlerce top gülesi, yüzlerce bomba atıyorlardı. Her yer mayınlarla, patlamamış top gülleleriyle, uçaklardan atılan kazan bombalarıyla doluydu... Tek sorun, bu malzemeleri Türkiye’ye aktarma sorunuydu. Patlayıcı ve silah bulmak ne kadar kolaysa, onları kullanım alanlarına ulaştırmak bir o kadar zordu... Derken keşif istihbarat faaliyeti adına küçük gruplar halinde bölgeleri dolaştık. Alanlardaki varlığımızın duyumunu alan güvenlik güçleri operasyonlara başladılar. Çatışmalar çıktı. Tabi ki, kullanılan bu cephaneliğin bir kısmı da patlamadan arazi de kaldı. Her operasyon sonrasında askerlerin geçtikleri yolları takip ediyor, mevzilerini kontrol ediyor ve buralarda mermi, bomba arıyorduk. Birkaç mermi bulmamız bile, ta Irak’tan, Lübnan’dan sırtımıza vurup getirdiğimiz malzemelerden daha ucuza mal oluyordu... Hareketlilik arttıkça taraflar yeni yöntemlere başvurdular. Devlet köy koruculuk sistemini devreye soktu. Saflarımıza katılan yeni militanları silahlandırmak için korucu köylerine baskınlar düzenlemeye başladık. Koruculardan aldığımız silahları militan adaylarına veriyorduk. 1980’li yıllarda, bölgenin birçok yerinde silah ve patlayıcı bulmak neredeyse imkânsızken, 1990’lı yıllara gelindiğinde ise her evde bir veya birkaç silah bulunur oldu. Kısacası bölge hızla silah ve cephanelik deposuna dönüştü... Bölgenin bir anda silah deposuna dönüşmesinin iki nedeni vardı: Birincisi, şiddet, sorunların çözümünde tek yöntem haline gelince silah elde etme talebi oluştu... İkinci neden ise, araziye düşüp patlamayan bomba ve roketlerdi... Savaş sürdükçe bu kaynak var olacaktır, daha da çeşitlenecektir. Lütfen, örgüt bu kadar silah ve cephaneliği nereden buluyor sorusunun cevabını başka yerde aramayın. Zira artık çocuklarımız toprakta oynarken bir sürü patlamamış bomba, gülle, mayın buluyorlar. Bir yerde savaş oldu mu, orada silah ve cephanelik bulmak en kolay iştir...”

*

Ve bakın Şemdin Sakık nasıl bitirmiş mektubunu? “...Kim ki, bu ülkenin daha fazla cephaneliğe dönüşmesini istemiyorsa soruna doğru teşhis koymalıdır. Patlayıcıların kaynağını uzaklarda arayıp bu doğrultuda zaman ve enerji harcamak yerine, bütün savaş araçlarını bu bölgeye çeken savaşı durdurmaya çabalamalıdır...”

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz: http://www.rotahaber.com/patlayicilari n-nereden-geldigini-semdin-sakikcevapladi- makale,525057.html PKK S

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.