‘SURİYE’DE NE İŞİMİZ VAR?’

25 Aralık 2016, Pazar 16:00
AA
Şehit haberleri geldikçe “Suriye’de ne işimiz var?” sorusu daha yüksek tonda sorulmaya başlandı. Esasen Türkiye’nin Suriye politikasına dair hiçbir eleştiriye itirazım yok. Komşularla sıfır sorundan vazgeçip Davutoğlu’nun dışişleri bakanıyken başlattığı, başbakanken taçlandırdığı Neo Osmanlıcılık hayalinin bedelini maalesef çok ağır ödüyoruz. Hoca’nın “Bir grup öfkeli Sünni genç” dediği IŞİD de Türkiye’den kamyonlarla Suriye’ye geçişine izin verdiğimiz YPG de bugün memleketimizin en önemli ulusal güvenlik sorunu haline geldiyse, bunda vaktiyle Suriye politikası diye benimsediğimiz hatalar zincirinin büyük rolü var.



Gel gör ki, geçmişi değiştirmek gibi bir yeteneğimiz yok. Geçmişteki hataları bir kenara bırakıp, bugünün gerçekleriyle yüzleşip, ulusal güvenliğimiz ve çıkarlarımız neyi gerektiriyorsa onu yapmak zorundayız. Bahçeli dün çok doğru bir tespit yaptı, “El Bab’dan elimiz boş dönersek Diyarbakır’ı riske atarız, Ankara’yı tehlikeye sokarız. Terör örgütlerinin yalnızca ülkemizde değil, doğup palazlandığı yerlerde imhasını şart ve kaçınılmaz...” Türkiye, Suriye ve Irak’a yerleşmiş daha doğrusu üslenmiş terör örgütleri tarafından sürekli bir tehdit altında. Hem IŞİD hem de YPG/PKK terör örgütleri sürekli olarak Türkiye’de kan döküyorken buna seyirci kalınamaz. Her iki terör örgütünün de yuvalandığı Suriye’ye girip bir güvenli bölge oluşturmak bir tercih olmaktan çıkıp bir mecburiyet halini aldı. Ya kevgire dönen Suriye sınırından giren teröristlerin ülkemizde kan dökmesine seyirci kalacaktık ya da sınır bölgesini kendi ordumuzla güvenli hale getirecektik. Hal böyleyken geldiğimiz noktada “Suriye’de ne işimiz var?” sorusunu sormak anlamsızdır.



Kaldı ki, terör örgütlerinin sanal ortamdaki propagandalarına itibar etmeyin. Türk Silahlı Kuvvetleri, IŞİD’in elindeki El Bab’da son derece kritik bölgeleri ele geçirdi. Şayet Rus savaş uçaklarının dün IŞİD’in boşalttığı bölgelere sızmak isteyen YPG güçlerine müdahale ettiği haberi doğruysa, bu Suriye’deki Türkiye-Rusya ortaklığının ne kadar güçlendiğinin kanıtıdır. Bu da demektir ki; Suriye’de kartlar yeniden dağıtılıyor ve güç dengeleri yeniden değişiyor.



Dolayısıyla Türk Ordusu’nun bugünkü şartlar altında Suriye’deki varlığı Türkiye’nin ulusal güvenliği ve bölgedeki stratejik konumu açısından kaçınılmazdır.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.