Suriye'nin huzuru Türkiye'nin menfaatinedir

26 Ocak 2018, Cuma 05:00
AA
İlk günden beri aynı noktadayım: Türkiye, Suriye’de ikinci bir Kandil kurulmasına izin veremez. O yüzden TSK’nın, Kuzey Suriye’deki terörist unsurlara yönelik düzenlediği ‘Zeytin Dalı Harekatı’ kaçınılmazdı...

Bu bir işgal değildir. Savaş sevicilik değildir. Milletçe ordumuzun, devletimizin arkasında olmak zorundayız.

Hiç şüphe yok ki dualarımız Mehmetçik ile...

En büyük dileğimiz harekatın bir an önce hedefine ulaşması ve askerlerimizin sağ salim eve dönmesi...



‘Zeytin Dalı Harekatı’ bize bir kez daha gösterdi ki; bu coğrafyada, kendi vatanınızda barış ve huzur içinde yaşamak için bile “savaşmak” zorundasınız.

Hal böyleyken bir zamanlar gördüğümüz ve başımıza türlü işler açan emperyal rüyalardan uyanma zamanıdır.

Esad’a karakter analizi yapmaktan, çorbaya dönen Suriye iç siyasetindeki tartışmalarda taraf olmaktan artık vazgeçmeliyiz.



Çok net görüldü ki; bütünlüğünü koruyan-bölünmemiş, barış içinde bir Suriye, Türkiye’nin de menfaatinedir.

Esad ile “kanka” olmak zorunda değiliz. Ama bugünün şartlarında kanlı bıçaklı düşman olmanın da bize hiçbir faydası yok.



Amerika’nın Irak’ı işgal ettiği günlerde rahmetli Mehmet Ali Birand bir sohbetimizde şöyle demişti: “Burnumuzun dibinde bölünmüş, parçalanmış, yönetilemeyen bir Irak olduğu sürece bize huzur yok. Ne yapıp edip buna engel olmalıyız.”

Bugün aynı ifadeleri Suriye için söylemek üzerimize vazifedir.

Suriye, rejim yanlılarıyla muhaliflerin bir arada yaşayabildiği meşru bir iktidar tarafından yönetilip Amerika ve Rusya’nın oyun sahası olmaktan çıkmadıkça bize huzur yok.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.