Suriye'de neden savaş var?

26 Mayıs 2013, Pazar 05:00
AA

İsrail Ortadoğu’da 2’nci Dünya Savaşı sonrasında coğrafi olarak ‘minyatür’ diyebileceğimiz ölçülerde bir devlet olarak kurulmuştur. Bu devlet adeta Arap denizin içinde bir ada gibidir. İsrail’deki en büyük tehdit algısı ulusal güvenliktir. Ulusal güvenlik politikaları iç siyasette belirleyicidir. Bunun doğal sonucu olarak İsrail kamuoyundaki yaygın ruh hali Arap halkalarının baskısıyla bir gün yok olma endişesidir. Bu bağlamda 1949’dan 2011’e kadar geçen süre içinde İsrail işgallerle ‘denizden kazanarak’ sınırlarını önemli ölçüde genişletmiş ve nüfusunu attırmıştır. 

*

İsrail’in bu süreç içerisinde geliştirdiği en önemli strateji: İsrail’i çeviren Arap denizini düşman kamplara bölmek ve tehdit olmaktan çıkarmaktır.

*[[HAFTAYA]]

1980’de Liva Rokach adlı İsrailli gazeteci ‘İsrael’s Sacred Terrorism’ adlı kitabında İsrail eski Başbakanı Moshe Shrarat’ın anılarından İsrail devletinin Arap devletlerini böl, parçala, yönet yaklaşımını açıkça yazmıştır.

*

1982’de Dünya Siyonist Örgütü’nün yayın organı Kivunim dergisinin 14’üncü sayısında İsrailli saygın-ünlü diplomat Oded Yinon şöyle yazmıştır “İsrail’in kalıcı güvenliği için Arap dünyasının sınırlarının yeniden çizilmesi gerekir.” Yinon makalesinde Irak’ın 3, Suriye’nin ise bugünkü sınırları içinde 6 yeni devlete bölünmesi gerektiğini söyler. 1996’da Richard Perle ve bir grup İsrail asıllı entelektüel “A Clean Break: A New Strategy for Securing the Realm” adlı çalışmalarında Yinon’un görüşlerini 2000’lere taşır ve “Saddam Hüseyin’in devrilmesi ve Suriye’nin ezilmesini önerirler.”

*

Son olarak 1997-2000 arasında NATO Avrupa Birlikleri Komutanlığı yapan son olarak Kosova operasyonunu yöneten Org. Wesley Clark’ın “Terörizm ve Amerkan İmparatorluğu” isimli kitabındaki şu satırları hatırlatalım: “Kasım 2001’de Pentagon’a döndüğümde Irak’a karşı savaştan çok daha fazlası planlanıyordu! Irak’la başlayacak ve arkasından Suriye, Lübnan, Libya, İran, Somali ve Sudan gelecekti.”

*

Sonuç olarak... Bir: Evet, Esad bir zalimdir. Ancak Suriye’deki savaşın Esad’ın zulmü ile zerre kadar alakası yoktur. İki: Arap coğrafyasında bugün senaryosu İsrail tarafından hazırlanmış bir oyun sahneye konmaktadır. Belli ki bu plan çerçevesinde Suriye ilk ‘karışan’ ülke olmadığı gibi son ülke de olmayacaktır. Üç: Ne yazık ki Türkiye de bu oyuna bilerek ya da bilmeden alet olmaktadır. NOT: ‘Küçük Ortadoğu: Suriye’ isimli kitabı okumanızı öneririm. (Kripto Yayınları)

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.