Tam bir 'Burası Türkiye' fotoğrafı!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türkiye’de tam 20 hukuk fakültesi dekanının hukukçu olmadığını biliyor muydunuz? Şaka yapmıyorum; hukuk fakültesi mezunu olmayan hukuk fakültesi dekanlarının arasında veteriner var! Bitmedi...

Anayasa Hukuku Kemal Gözler yazdı geçenlerde: Türkiye’de idare mahkemelerinde, bölge idare mahkemelerinde ve Danıştay’da görev yapan hakimlerin yarısından fazlası hukukçu değilmiş. Bitmedi...

Yine Kemal Gözler’den öğrendik ki, Yargının en tepesi, en yüksek mahkeme olan Anayasa Mahkemesi’nde halihazırda görev yapan üyelerin yüzde 50’si hukukçu değilmiş. Gözler, “Geçmişte de Anayasa Mahkemesi’nde hukukçu olmayan üyeler vardı ama bu oran hiçbir zaman yüzde 50 olmamıştı” diyor.

Milletvekilleri boşuna hukukun üstünlüğüne bağlı kalacaklarına yemin etmesinler artık. Zira hukuk fakültelerinde, mahkemelerde bile hukukun “üstün” olamadığı bir ülkede komik oluyor.

Belli ki Diyanet'te birilerinin 'Atatürk alerjisi' var!

Diyanet İşleri Başkanlığı 2015’ten bu yana tek bir hutbede Atatürk’e yer vermedi. Sebebini sorduk “Kasıt yok” dediler. Diyanet İşleri Başkanlığı 30 Ağustos gününe denk gelen cuma hutbesinde “Zafer Bayramı” deyip tek satır Atatürk dememeye özen gösterdi. “Bu ne?” dedik. Yine “Kasıt yok” dediler.

Dün cumaydı... 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na üç gün var. Dünkü cuma hutbesinde ne Cumhuriyet Bayramı’ndan ne de Atatürk’ten bahsedildi. Ben artık Diyanet’e hiçbir şey sormayacağım. Çünkü artık Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan bu konuda yapılacak hiçbir açıklamaya inanmıyorum.

Gerçekten bugüne kadar Atatürk’ün adını geçirmeme konusunda bir kasıtları olmasaydı 50 kez telafi edebilirlerdi. Hâlâ ısrar ettiklerine göre belli ki Diyanet’te birilerinin Atatürk alerjisi var! Atatürk’ü sevmek zorunda değiller. Kendi kişisel yaşamlarında ve yaşam alanlarında ne istiyorlarsa yapabilirler.

Ama Diyanet bir kamu kurumu! Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu bu ülkede, onun kurduğu bu devlette, ona “Ulu Önder” diyen bu millete hizmet ediyorlarsa saygı göstermek zorundalar.

Herkesin oyunun tapusu kendisinde!

Fenerbahçe’de Ali Koç’un, İstanbul’da İmamoğlu’nun, Beşiktaş’ta Çebi’nin başkan seçildiği seçimler göstermiştir ki bu devirde kimsenin oyunun tapusu bir başkasında değil.

Ve kim ki çıkıp benim şu kadar oyum var, şunun bu kadar oyu var diyorsa büyük sallıyor. Yaşadığımız bu tekillik çağında herkesin en değerli varlığı kendi iradesi.

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder