YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Başbakan açıkladı, öğrendik:
Dersim’de isyan misyan çıkmamış. Devlet isyan bahanesiyle 13 bin kişiyi öldürmüş.
Resmi tarih yalan söylüyormuş.
* * *
2 dakikanızı alacağım...
* * *
Resmi tarih der ki: “Osmanlı padişahı halife olarak müslüman dünyasının da lideriydi...”  Ama aynı resmi tarih Padişah Sultan Mehmet Reşad’ın 11 Kasım 1914’de İslam dünyasının lideri (halife) olarak ilan ettiği “Cihadı Ekber”i hiç kimsenin iplemediğini yazmaz. Arap dindaşlarımızın bırak cihada uymayı İngilizlerle bir olup Osmanlıya karşı şavaştığını ise hiç yazmaz.

[[HAFTAYA]]

* * *
Resmi tarih, Ankara Savaşı’nda Yıldırım Bayezit’in yenilgisinin nedenini Timur’un ordusundaki fillere ve sisli havaya bağlar.  Oysa asıl neden Osmanlı ordusundaki bazı Türk beyliklerinin saf değiştirmesi ya da Osmanlı’yı satmasıdır. Yazmaz!
* * *
“1578’de Osmanlı’da veba salgını başladı” diye yazar, orada keser. Devamını anlatmaz. Oysa devamı Batı ileri giderken Osmanlı’nın neden yerinde saydığının belgesidir. Çünkü o veba salgını gökyüzü gözlemcisi Takiyettin’in araştırmalarına bağlanır ve “Uğursuzluk getirdi bu adam” diyerek bizzat şeyhülislam kararıyla rasathane yerle bir edilir.
* * *
“Osmanlı’nın bitişi Mondros’tur, Sevr’dir” diye öğretilir okullarda...
Oysa Osmanlı’yı bitiren ne Mondros’tur ne Sevr’dir... 20 Aralık 1881’de kabul edilen Düyunu Umumiye İdaresi’dir. Yazmaz!
* * *
Resmi tarihin en büyük yalanı “Resmi tarihi Atatürk yazdırdı” dır.
Yalandır.
Çünkü Atatürk’ün yazdırdığı iddia edilen resmi tarihte bizzat Atatürk’ün doğum tarihi bile yanlıştır.
“1881” diye öğretilir, oysa bütün kaynaklara göre Gazi 1880’de doğmuştur.
* * *
2 dakika daha verseniz, bir bu kadarını daha yazarım.
Dersim meselesi ne ilk ne de sondur...
Tarih kitapları Malazgirt’ten Sarıkamış’a Çanakkale’den Sakarya’ya öylesine  eksiklikler, çarpıtmalar, hurafeler ve efsanelerle doludur ki gerçeğe yer kalmamıştır.
Milli Takım deplasmanda maç kazanınca “tarih yazdık” diye haykıran insanların yaşadığı bir ülkede başka türlüsünü beklemek ne kadar doğru bilmem
ama emin olun La Fontaine’den rica etseniz böylesini yazmayı beceremezdi!
* * *
Milletimizin masal dinleme merakı, tarihçi diye ortalarda gezinen üfürükçülerin işkembe-i kübralarıyla birleşince ortaya bu uydurma tarih çıkmıştır.
Sonuç mu?
Tarihçi Bernard Lewis der ki “Bir birey için hafıza neyse toplum için de tarih odur. Tarihi bilmeyen bir toplum hafızasını yitirmiş bir birey gidibir.”
“Niye bu kadar unutkan bir toplumuz” diye soruyorsunuz ya...
Sonuç budur işte!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder