Bir 29 sene daha da beklerdim!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

                                                                                                                                                                                                                          Mehmet Ertanyılmaz'a

 Operasyona karşı direniş dersleri


3 Temmuz'dan bu yana yaşananları durup düşününce bu sene oyuncu grubunun, teknik ekibin, kulüpte görev yapanların ve taraftarın verdiği mücadelenin öneminin zaman geçtikçe çok daha iyi anlaşılacağına inanıyorum. Zaman zaman yönetime karşı da durup, kirli operasyona karşı hiçbir çıkar gözetmeden renklerinin peşinden koşan taraftarların bu mücadelenin motoru olduğu konusunda hepimiz hem fikiriz sanırım... Hedef gösterilen, gözaltına alınan, tutuklanan, horlanan Fenerbahçe taraftarı "Bir operasyona karşı nasıl direnilir?" sorusuna yalnızca futbol kitaplarına sığmayacak müthiş bir önsöz yazmıştır...

Her tarafta düşman yok!

Bu süre içinde zaman zaman yanlış tavır ve eylemlerin olması verilen mücadeleye gölge düşürmez. Fakat bu tavırlar da eleştirilmeli ve gereken dersler alınmalıdır. Özellikle yönetimin refleksleri dışında hareket edememe ve kendi kararlarını alamama bu süreçte öne çıkan eksiklerdir kanımca. Ayrıca başka renklere aşıkları bir çırpıda "düşman" belleme endüstriyel futbol ve kirli operasyonu kurgulayanların değirmenine su taşımaktır... Nefret tohumları ekenlerin hedefleri çok açık ve nettir... Bütün işi gücü provokasyon olan kulüpler arası "düşmanlık havarileri"nin tuzağına düşmemek de bu dönemde çok önemli bir noktaydı..

Taammüden cinayet işlemek!

Operasyonun hemen ardından bu sene iki kupanın da umurumda olmadığını defaatle dile getirmiştim. Hatta bu nedenle Fenerbahçeliler tarafından da en ağır şekilde eleştirilmiştim. Aykut Kocaman konusunda da aynı hikayeyi yaşadığımı da eklemek isterim. Tüm bunları anlatmamın sebebi gerçekten bu şekilde başlayan ve haksızlıklarla dolu adaletten çok uzak bir dönemde en iyi fikrin Fenerbahçe'nin sahada olmaması gerektiğiydi. Hatta böyle bir süreç yaşanırken benim için ligi başlatmak taammüden cinayetti.

Ben kupayı sana armağan ediyorum!

Tüm yaşananlara rağmen Fenerbahçe, müthiş bir performansa imza atarak Ankara'da kupayı müzesine götürmeyi başardı. 1983'te Mersin İdman Yurdu'nu yenerek kazanmıştık kupayı.

Ben o vakitlerde 5 yaşındaydım. Maçtan sonra gözleri dolup beni orduevine yemeğe götüren dedemi hatırlıyorum aslında. Beraber radyo dinleyip, Aykut Kocaman'ın terse attığı toplar, kornerlerden bulduğu kafa golleri ve müthiş plaseleriyle heyecanlandığımız vakitler geliyor aklıma...

 Her şey yolunda canını sıkma!

Dedemin terzi arkadaşına yaptırdığı yünden formayı sırtıma geçirip bir bayram töreni edasıyla radyonun başına geçtiğimiz zamanlardan çok ama çok uzağız şimdi. Benimle yaşıt herkes bu kupayı birine armağan edecek biliyorum... Şimdi gökyüzünden izliyorsun Fenerbahçe'ni biliyorum her zamanki gibi sükûnetini bozmadan... Merak etme ben de bozmadım hiç sessizliğimi... Çubuklular da bildiğin gibi yine direnişin tarihi yazıyor. Her şey yolunda... Emin ol bir 29 sene daha da bekleyecek kadar seven Fenerbahçeli de var hala.. Rahat uyu Mehmet Ertanyılmaz...

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder