Kilitli gecenin anahtarı Kuyt'ın cebinden çıktı!

29 Eylül 2013, Pazar 21:06
AA

5 maçın 4’ünde galip gelip ezeli rakipleri iç ve dış sorunlarıyla meşgulken önemli bir ivme yakalayan Fenerbahçe için Gençlerbirliği deplasmanında alınacak üç puan rakamsal getirisinden çok daha büyük bir anlam ifade ediyordu. Alper Potuk’lu ilk 11 ile sahaya çıkan Fenerbahçe oyuna hızlı başladı. Gol pozisyonuna girmekte zorlanmayan Fenerbahçe karşısında Gençlerbirliği orta sahada güçlü olmak ve oyunu teslim etmemeye çabalıyordu.

Gençlerin silahı yabancı değil!

Topu neredeyse 3 dakika hatta daha fazla ayakta tutan Gençlerbirliği, Fenerbahçe’nin hiç de yabancısı olmadığı bir oyun tarzını ortaya koyarken oyunun ofansif boyutunu da sergilemekten de çekinmiyordu. 

Yalnızca Meireles’in şutları

Organize olmayan bir pozisyonda önüne gelen topu Gençlerbirliği kalesine gönderen Raul Meireles Fenerbahçelileri ilk 20 dakikada heyecanlandıran ender pozisyonlardan birine imza atıyordu. Yine organize sayılamayacak bir atak girişiminde Meireles’in şutu Ramazan’ın kollarında erirken Fenerbahçe’nin orta sahası kuvvetli ve mücadele gücü yüksek bir ekip karşısında nasıl çözüm bulacak sorusunun yanıtı aranıyordu. 

Kanat kapandı konu kilit!

Gökhan ve Caner’in çıkmasını engelleyerek kanatları kapatan Gençlerbirliği, oyunun kendi sahasına yıkılmasını önleyip topa daha fazla sahip olarak Fenerbahçe’yi durdurmaya çalışıyordu. Fenerbahçe ise oyunu kanatlara taşıdığında sonuç alacağını bilerek denemeye devam ederken bu tür takımları çözmeye yarayan ‘anahtar’ oyuncunun önemi bir kez daha o taya çıkıyordu. 

Nerede o eski ‘anahtar’lar

Alper Potuk ya da Meireles’in bu role soyunmadığı için kanatları kapatan kırmızı siyahlılar Fenerbahçe’yi kalabalık orta sahada kilitleyip boğuyordu. Gökhan Gönül’ün 32.dakikada neredeyse ilk bindirmesini yapıp başarısız olması oyunu okumak adına önemli bir veriydi. İlk yarının son dakikasında Meireles sakatlanınca yerine giren Salih Uçan gecenin nereye doğru gideceğini belirleyecek ayaklardan biriydi! 

‘Biz de sizin kadar sert oynarız’

İkinci yarı Fenerbahçe “Biz de sizin kadar sert olabiliriz” ana fikriyle maça başladı. Sow’un kaçırdığı bir pozisyon ve ardından sahadaki ikili mücadelelerin daha sert bir hale büründüğüne şahit olduk. Salih’in pasıyla topla buluşan Caner’in orta şut karışımı vuruşu Fenerbahçe’nin gole en fazla yaklaştığı pozisyon olarak kayıtlara geçiyordu. Mehmet Topal’ın direkten dönen plasesi maçın ilk yarıda yaşandığı gibi geçmeyeceğinin kanıtıydı. 

Karambolde Dirk Kuyt!

60. dakikada kornerden gelen topta ceza sahası içinde Egemen’in vuruşunun ardından önüne düşen topu kaleye göndermeyi başaran Dirk Kuyt, gecenin kilidini açan oyuncu oluyordu. Ardından Sow kaleciyi çalımlayıp topu dışarı atınca hırsını reklam panolarından çıkardı. Golün ardından Caner daha fazla bindirmeye başladı ve oyunun kaderi değişti aslında. Gençlerbirliği’nin golün ardından yaşadığı şaşkınlık Fenerbahçe’ye yaradı. 

Gol kaçırma yarışı!

Şoku atlatan Gençlerbirliği oyuncuları üst üste iki kez Fenerbahçe kalesini yokladı. İkinci sarı karttan Özgür İleri atılırken, son dakikalarda oyuna giren Emenike yüzde yüz gol pozisyonunda iki boş arkadaşına vermek yerine kaleye şut çekince Fenerbahçe iki farklı üstünlüğü yakalayamadı. Emenike ve Sow gol kaçırma yarışına girince maç böyle tamamlandı. 

Bu sorulara yanıt gerek!

Karambolde gecenin kilidini açan oyuncu Dirk Kuyt olurken akıllarda yanıtlanması gereken şu soruları bıraktı. Kilitli gecenin anahtarının her zaman karambolde Dirk Kuyt’ın cebinden çıkmayacağı aşikardı. “İyi mücadele eden, kanatların çıkmasına izin vermeyen, oyunu orta sahada kalabalık noktaya sürükleyip kilitlemeye çalışan bir ekibe karşı nasıl mücadele edilir? Kanatlar durunca ne yapmak gerekir? Orta sahada boğulmamak için nasıl mücadele edilmelidir?” 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.