Kim olduğunuzu tepkileriniz belirler...

12 Aralık 2017, Salı 13:30
AA
Hayatın içinde her şey var... Bu her şeyden kasıt aklınıza ne gelirse o aslında: Kazanmak, kaybetmek, yenmek, yenilmek, haksızlığa uğramak... Asıl mesele ise bu tür durumların ardından verdiğimiz tepki... Bizim hayata nereden baktığımızı, hayattaki duruşumuzu, başkaları ile aramızdaki farkı işte bu duruş belirliyor... İşte bu yüzden 'kazanan', 'kaybeden', 'haksızlığa uğrayan' kişilerin verdiği tepkiler mühim...  İnsanlar 'durur'ken, başına bir iş gelmeden ya da her şey yolda giderken kurulan cümlelerin doğruluğu hakkında hep bir soru işaretim var...



Süper Lig’de 2 farklı öne geçtiği maçta Galatasaray’a deplasmanda 4-2 yenilen Teleset Mobilya Akhisarspor’da teknik direktör Okan Buruk'un açıklamalarından bahsediyorum size. "Ben bugünkü adaletsizlikten dolayı çok üzgünüm. Ayrıca yan taraftaki kulübenin bana yaptıklarını görseniz Maçın başından itibaren Igor Tudor benim konuşmaya başladı. Bu kadar vasıfsız bir insan, Galatasaray kulübesinde duruyorsa gerçekten bundan eski Galatasaraylı olarak utanç duyuyorum. Devamlı bana konuştu. Teknik adam, teknik adamla konuşur mu? Ben hakemle konuştuğum anda bana bir şeyler söylüyor. Böyle ikinci sınıf bir hocaların burada çalışması da üzücü. Senin benimle ne işin var. Kendi işine baksana” diyen Okan Buruk'tan...

Haksızlığa uğradığınızı düşünebilirsiniz. Sizin üzerinize oynandığını düşünebilirsiniz. Emeğinizin karşılığını alamadığınızı düşünebilirsiniz. Fakat bu açıklamanın doğru olmadığı ortada... Sonra özür dilemişsiniz. Hatta özür dilerken kurduğunuz şu cümle çok mühim: "Geniş ve maliyetli bir kadromuz yok ve bunun yanında bir de sahada haksızlığa uğradığınız zaman tepki veriyorsunuz. Tekrar işimize odaklanacağız ve Kayserispor maçını kazanmak için elimizden geleni yapacağız..."



Maçın ardından çıkıp, "Biz işimize odaklanacağız. Maç boyunca Tudor, benim üzerime oynadı. Lütfen görüntüler incelensin. Galatasaray'ın teknik direktörü böyle davranmamalı" gibi cümleler de kurabilirdiniz. Hayat çok uzun ve hepimizin başına türlü türlü işler geliyor. Ve biz aslında bu olaylara verdiğimiz tepkilerden bir bütünüz... Tepki verebiliriz, sert cümleler kurabiliriz ama dozunu ayarlamak mühim... Sonradan pişman olmamak adına 'nefes' almak gerekiyor. Olana bitene tepki vermeden bir adım geri atıp, izlemek gerekiyor... Umarım yalnız Okan Buruk değil hepimiz hayata böyle bakabiliriz... Yazarken kolay, yaşarken emin değilim...
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.