Şampiyonluğu kutlayamamak üzerine tezler

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çok zor bir dönemde harika bir performansla lig bitmeden haftalar önce kazanılan 19. şampiyonluk bu şekilde kutlanmamalıydı. "Köpekleri bağlamışam, balıkları pişirmişem" gibi çocukça, gereksiz hatta avam sayılabilecek göndermeler içeren şarkı ile başlayabiliriz. Yalnız başına bu seçim nedeniyle bile başarısız bir organizasyon olarak sayılabilirdi ki keşke yalnızca bununla kalsaydı.

Ne gerek vardı Galatasaraylı göndermelere


Sahadaki kangaldan tutun da şampiyonluk sevincini bile elden ele kâğıt değiştirerek Galatasaray'a gönderme yaparak kutlamak beni hiç mutlu etmedi. Fenerbahçe yalnızca kendi değerleri üzerinden bu mutluluğu yaşayabilir ve taraftarı ile kucaklaşabilirdi. Tüm bunları düşünecek olan da kurumsal iletişim bölümüydü elbette. Futbolcuları, yöneticileri hatta başkanı yönlendirip bu organizasyonların daha iyi bir şekilde gerçekleştirilmesi için daha çok emek vermeleri gerekirdi.

Tribün çok seslidir Aziz Yıldırım!

Şampiyonluğun kutlandığı gecede Alex De Souza tezahüratından bu kadar rahatsız olmaya hiç gerek yoktu. Hele hele, "Sizi buraya sokturmam, paralı askerler" çıkışı 3 Temmuz'dan önce taraftardan müşteri yaratma, tribünde "tek ses" yaratma hevesiyle "tek adam"lık yapan, Fenerbahçe'yi yalnızca kendine ait sanan Aziz Yıldırım'ı hatırlattı. Bir gün bütün stadın kendi gibi düşünmek zorunda olmadığı anlamalı Aziz Yıldırım.

20. şampiyonlukta yazılmaz belki


Geldiği günden bu yana ki başlangıcı çok sıkıntılı olmasına rağmen dimdik durup şampiyonluğa belki de en fazla kendi inanan ve sonra ekibini inandıran Ersun Yanal'dır bu başarının mimarı. Kendi oyun anlayışını korkmadan sahaya yansıtan ve kulüp tarihine geçmeyi hakeden hocaya gereken değer verilmelidir. Buradan başlanır ise 20. şampiyonlukta "şampiyonluğu kutlamayı bilmemek" temalı bir yazı yazılmaz belki.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder