Sessiz sedasız bir umut hikâyesi

23 Mart 2016, Çarşamba 13:52
AA

Maliyede memurdu Zeynep Ertal Altunkuyu... Emeklilik vakti gelmişti. Memleketi Yozgat’ın Sorgun ilçesine yerleşti. Senelerce çalıştıktan sonra bir sabah kalkıp işe gitme zorunluluğu olmayınca boşluğa düştü önce. Komşusunun bedensel engelli kızı ile ilgilenmeye başladı. Bu durum hem kendisine hem de komşusunun kızına çok iyi geldi. Bir 'kapı'yı açınca başka bir kapı açılmıştı...

Sorgun Umut Engelliler Derneği'ne gidip gelmeye başladı. Dernek yalnızca oturarak boş zaman geçirdiklerini düşündü. "Engellileri motive edelim, spora yönlendirelim" fikri ile hareket geçti. Sporla hiç ilgisi olmamasına rağmen kursa giderek bedensel engelli tekerlekli sandalye basketbol takımı antrenörlük belgesi aldı ve Umut Engelliler Spor Kulübü'nü kurdu...



Sorgun ilçesinin köylerini gezmeye başladı. 14 engelli genci basketbol, 6 engelliyi de badminton sporuyla tanıştırıp hayatlarında yeni bir sayfa açtı.  Zeynep Ertal Altunkuyu AA muhabiri Özcan Güney'e hikâyesini şu sözlerle anlatıyordu: "İstiyorum ki, beyinlerdeki engel kelimesini kaldırsınlar.
Arkadaşlarımız sandalyeye oturduğu zaman, maç yaparken engellerini unutuyorlar. Hiç engelli gibi hissetmiyorlar, engellerinden uzaklaşıyorlar."

'Başka bir dünya mümkün'ün, sessiz sedasız peşine koşanlardan Zeynep Ertal Altunkuyu. Hikâyesinden çıkarılacak o kadar çok ders var ki. Böyle bir 'hikâye’yi gazetelerde gördünüz mü mesela? O sessiz sedasız 'derdi'nin peşinde tamam ama 'medya' neden bu hikâyelere bu kadar ilgisiz...

Sıradaki haber yükleniyor...