Yargılarımız bize yar olur

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

2021, bambaşka kapıları açacak bir dönem. Peki bu dönemde hala yanlış kapıları zorlamaya devam mı edeceğiz yoksa bize sunulan kapıları aralama cesareti gösterebilecek miyiz?

Yargılamak insanın doğal olarak gerçekleştirdiği bir eylemdir. İnsanları, olayları kolayca yargılarız. İnsan yargılamak için birçok sebep bulabilir ama bunların hiçbiri yargılama halinin onu sürüklediği sığlığın önüne geçemez. Bir şeyi yargıladığınız anda, yargılarınız size yar olur ve olan şeyin özüyle sizi muhattap olamaz hale getirir. Yargılar, ilişkide olduğunuz şeyle aranızda bir blokaj oluşturur. Sizi ona yaklaşmaktan alıkoyduğu gibi onun da size açılmasına yer bırakmaz. Artık karşınızdakiyle değil, onun sizde uyandırdıkları ile muhattap olursunuz. Bu uzaklaşma işin özünde insanı kendine yaklaştırsa da, yargılamak demek bir öz farkındalık hali demek olmadığından, ortaya çıkan suni bir algı etrafında insan döner durur. Ne de olsa yargılamak farkında olan birinin yapacağı bir eylem değildir. 

Bu konu her zamankinden neden daha önemli?

2021 yılı orijinallik dönemi demiştim. Bu yıl insanın “kendi” olmak için yarattığı tüm sınırları yıktığı ve üzerindeki kimlik fazlalıklarını dönüştürdüğü bir yıl olacak. Bu da doğal olarak yargılanmanın kapılarını aralayacak.

Yargılamak insanı orijinallikten uzaklaştırır. Orijinallik dediğimiz şey, olanın bizim gibi olması demek değildir; kendi orijinal halinde olmasıdır. Oysa insan her şey kendi beklediği, kendi uygun gördüğü şekilde olsun ister. İşte yargılarda burada devreye girer. Yargılamak, orijinalliğe karşı direnç demektir. Dışarıya gösterdiğimiz her eylem kendimize de gösterilmek için hazırda bekler. Bundan sebep insan dışarıyı yargıladıkça, daha başkası onu yargılamadan, o kendini yargılar. Kendine olan yargılarından dolayı, olduğu gibi değil, olması gerektiğini düşündüğü gibi biri olmaya çalışır. Bu da insanı bildikleriyle savaşan bir hale dönüştürürken, orijinallikten uzaklaştırır.

Bize sunulan alandaki bilgiyle muhattap olabilmek için, yargılarımızı bir kenara koymak zorundayız. Varolan her şeyin orijinalliğini yargılarınızın gölgede bırakmasına müsade etmeyin. Her şeyin olmasının bir sebebi var. Her şey olduğu haliyle bir mana içeriyor. Bu manayı görmenin, bulmanın yolu onu yargılamak değil, onun güzelliğinin ortaya çıkabileceği bir alan sunmaktan geçer. Bu alanı sunmadığınızda, yargılayarak ortaya döktüğünüz zanlar hayatınızda bedenlenmeye çalışır. Yargıç koltuğuna oturursanız, asıl olanla muhattap olmak yerine “olduğunu zannettiklerinizle” bütün bir yılı muhattap olarak geçirirsiniz.

Namaste.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder