Üst düzey mücadele olsa, çok gol kaçırsa, taraftar deyimiyle topu ısıracak futbolcular sahada bulunsa son 6 dakikada 2-1 geriden gelip 3-2 kazanan Fenerbahçe için şampiyonluk yolunda çok önemli 3 puan aldı derdim. Ancak ligde son maçlarda sanki karşısında Real Madrid ya da Barcelona varmış gibi oyuna başlayan Fenerbahçe’nin bu galibiyetine ‘Nereye kadar’ diyorum. Şampiyonluk isteyen bir takım böyle mi oynar? Teknik direktörü kurgu ve oyuncu tercihlerinde bu kadar kötü mü olur? Ne oldu da Trabzon deplasmanında tıkır tıkır işleyen takımı bozdu? Skriniar ve Talisca yokluğu mu dağıttı Tedesco’nun kafasını. O maçta takımın gücü Guendozi, Kante, İsmail üçlüsünün birlikte çok iyi oynamasıydı. Günümüz futbolunda koşacak, mücadele edecek, orta sahanı çok güçlü yapacaksın. Yapmazsan bir de kanatları çok iyi kullanan Samsunspor karşısına tek gerçek stoperin olmadan 3’lü savunmayla başlarsan böyle olur. Samsun az bile attı. Daha ilk yarıda fişini çekecekti Fenerbahçe’nin.
İkinci yarı başlar başlamaz değişiklik bekleyen milyonlar yine kahır futbolunu izlemeye devam etti. Sonrasında baktı olmuyor üst üste değişiklikler geldi Tedesco’dan. İsmail orta sahayı toparladı, Fred ona destek oldu, Nene de hücuma hareket getirdi. Peki, maça niye böyle başlamaz Fenerbahçe? Guendouzi’ye helal olsun. Takımın yürüdüğü zamanda ayakta kalan tek isimdi. Kante’nin ikinci yarıda attığı güzel pasları görünce acaba daha önde değerlendirilebilir mi diye düşünen de çok olmuştur. Cherif attığı golle 3 puanı getirdi. Getirdi de o ana kadar takımı 10 kişi oynatmasına ne diyeceğiz. Zaten sorunlarla boğuşan Fener’in nurtopu gibi yeni bir sorunu daha oldu. Cherif oynasın mı oynamasın mı? Sonuçta Fener ipten döndü. Ancak böyle giderse ipi boynuna kendisi geçirecek. Kaç defa yazdık son bir kez daha yazalım. Bu maçta mı ders olmayacak?
