Aynı şehirdeki takımları saymıyorum, ülkenin en zor deplasmanı... Hele bir de şampiyonluk yarışındaysa ve kendisine en büyük rakip olarak Fenerbahçe’yi görüyorsa... Tribünler tamamen dolu, ev sahibinde motivasyon üst düzeyde. İşte böyle bir durumda Fenerbahçe maça müthiş başladı. Rakibe sürekli pres, top kazanıldığında çabuk paslarla hızlı hücum ve üst düzey mücadele. Daha ilk dakikalarda Fenerbahçe’de, ‘Bu maçı kazanacağım’ havası vardı. Ancak gol Trabzonspor’dan geldi. İki savunmacının hatasında Muçi, Ederson’un da zamanlama hatasını iyi değerlendirip öne geçirdi bordo-mavilileri.
Ama Fenerbahçe ‘Bu maçı alacağım’ futbolunu oynayınca Talisca ile eşitliği yakaladı, Kerem ile de öne geçti 34 dakikada. Sarı-lacivertli ekipte aksayan yön sağ ve sol bekler ile stoperlerdi. Bekler Semedo ile Mert son iki maçta fena değildi, ancak Trabzon karşısında çok zorlandı. Stoperler Skriniar ve Oosterwolde ise bir türlü Ouachu’yu durduramadı. Tamam adam çok uzun boylu, hava toplarında zamanlaması da çok iyi. Ancak Fenerbahçe’de oynayan stoperler buna önlem alamaz mı? Ya da önlem alacak antrenmanlar yapmaz mı? Önlerinde Guendouzi, İsmail müthiş savaştı. Kante’ye hala zaman lazım.
Fizik-kondisyonu istenen seviyede değil. Bu çok net görünüyor. Kerem son iki maçtır çok istekli ve çalışkan. Asensio da yorulana kadar çok iyi iş çıkardı. İlk golün sahibi Talisca da öyle. Güçlü olduğu zaman takımın en etkili silahı. Bu çok net. Sonuçta Fenerbahçe zorlu deplasmanda 65 dakika üst düzey mücadele ederek maçı kazandı. Sonraki dakikalarda savunma ağırlıklı ve kontrollü futbol vardı. Rakip de şuursuz baskı yapınca Fenerbahçe 3 puanı Talisca, Kerem ve Asensio gibi sihirli ayaklarının attığı 3 güzel golle alıp çok önemli bir eşiği aştı.