Meryem, Agnès ve Anita

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kadın, zen, femme ya da woman.. Farklı dillerde, farklı yerlerde ve farklı günlerde hep var olan, kadın. Eski zorunlulukları yeni zorunluluklarla kapatılmaya çalışılan; her zaman güçlü kalmak, başarılı olmak, basamakları teker teker değil üçer üçer çıkmak zorunda kalan kadın. 

Sevmesi gerekenler ya da sevmemesi gerekenler, susması gerekenler ya da bağırması gerekenler sürekli belirlenen ve sadece yaşamak için daha çok çaba göstermek zorunda bırakılan kadın.

Tek bırakılan, çalışan, okuyan, dışlanan, gülen, düşen, dövülen ve ölen kadın.

Yüzyıllardır zaferlerin adandığı ya da kayıpların başlıca sebebi ilan edilen kadın.

Ve ne yazık ki hala en çok çabayı sarfetmesine rağmen ismi bilinmeyen, duyulmayan ya da akılda çok tutulmayan kadın.

Tüm bunlara rağmen üretmeye, düşünmeye, değiştirmeye devam eden ve yaratımlarıyla her zaman var olan yüz binlerce kadın var bu dünyada.

Meryem, Agnès ve Anita da isimlerini dünyaya duyurabilmiş, hayallerini gerçeğe dönüştürebilmiş ve en önemlisi insanlara dokunabilmiş kadınlar olarak karşımıza çıkıyor.

Başarıları ve mücadelelerinin yanı sıra başarısızlıkları, karşılaştıkları haksızlıklar ve yaşadıkları tüm zorluklarla da isimlerini hatırlamamız gereken bu üç kadının hayatına, birbirinden etkileyici belgesellerle yakından bakma şansını yakalıyoruz.

İşte karşınızda Meryem Mirzakhani, Agnès Varda ve Anita Hill.

Yüzeyin Sırları: Maryam Mirzakhani'nin Matematiksel Bakışı

Ünlü İranlı matematikçi Meryem Mirzakhani'nin yaşamına yakından bakabilmemizi sağlayan "Secrets of the Surface : The Mathematical Vision of Maryam Mirzakhani" belgeseli, Mirzakhani'nin matematiğe katkılarını ve matematik alanındaki çalışmalarını bizlerle buluşturuyor.

Matematiğin Nobel'i olarak görülen Fields Madalyası’nı alan ilk kadın ve ilk İranlı matematikçi olan Mirzakhani, kolay kolay yıkılmayan azmi ve hayalperestliğiyle önündeki tüm engelleri aşan, zorlukların karşında duran ve varmak istediği yere sağlam adımlarla ilerleyen genç bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Belgesel boyunca Mirzakhani'nin yaşamına dair ayrıntılara, matemetik alanındaki etkilerine ve dokunduğu hayatlara arkadaşları, hocaları, ailesi ve ünlü matematikçilerin anlatılarıyla ulaşıyoruz.

Matematik alanına üstün katkılarda bulunan Mirzakhani, ne yazık ki çok genç bir yaşta aramızdan ayrıldı. 2017 yılında meme kanseri nedeniyle yaşamını yitiren Mirzakhani'nin vefatı, başta İran olmak üzere tüm dünyada büyük üzüntüyle karşılandı. Fakat vefatının ardından bile ülkesi İran'da birçok tabunun yıkılmasına öncülük eden Mirzakhani, bugün bilimle ilgilenen ve matematik alanında kendini göstermek isteyen tüm İranlı kadınların rol modeli.

Mayıs ayında, Korona salgını sebebiyle belli bir süreliğine ücretsiz olarak erişime açılan belgeseli izleme şansını yakalamıştık. Ama şu anda da mutlaka izlemeniz gereken bu belgesele, Vimeo üzerinden belli bir ücret karşılığında ulaşabilirsiniz.

Agnès'in Plajları

Geçtiğimiz yıl aramızdan ayırılan Agnès Varda'yı anlatmak için gerçekten de bir sürü rengi bir araya getirmemiz gerekiyor. Enerjisi, alacalı renkleri ve yaratıcılığı ile her zaman hatırlayacağımız Varda, "The Beaches of Agnès" ile yaşamına, ufuk çizgisine, ufak sohbetlere ve "anın" saklandığı fotoğraflara kaçamak bir bakış atmamızı sağlıyor.

Bir noktada aslında yaklaşan bir vedanın hazırlığını yapan Varda, kendi yaşamının parçalarını tarihlendirmeye başlıyor. Bulunduğu her yere ve o an birlikte olduğu her kişiye yaptığı bu tekrar bakış, belki de yaşamın hem merhaba hem de hoşçakal demenin en güzel şekli olduğunu gözler önüne seriyor.

Hafıza, şaşkın sinek sürüsü gibi diyen Agnès Varda, bu çalışmasıyla yine sizi kendine hayran bırakacak.

Yaşamının bölümlerini oluşturan plajlara dönen Agnès Varda, bir tür otoportre belgesel icat ediyor. Agnès kendi filmleri, imgeleri ve röportajlarının arasında sahneye çıkıyor. Bir sahne fotoğrafçısı olarak çalışmaya başlamasını, sonra Fransız Yeni Dalga’sının erken dönem yönetmenlerinden biri oluşunu, Jacques Demy ile yaşadıklarını, feminizmini, Küba, Çin ve ABD’ye yolculuklarını, bağımsız yapımcı olarak yaşamını ve ailesini mizahi ve duygulu bir dille paylaşıyor. (Tanıtım)

Anita

1991 yılı. Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi'nin ilk siyahi üyesi olan Thurgood Marshall emekliye ayrılacaktır. Dönemin Amerikan başkanı George H. W. Bush da Marshall'ın yerine yine siyahi bir yargıç olan ve muhafazakar tutumuyla tanınan Clarence Thomas'ı aday göstermiştir.

Fakat Anita Hill'in söyleyecekleri vardır.

Bir anda politik oyunların ve güç savaşlarının ortasında kalan aynı zamanda tüm dünyanın gözleri önünde cinsiyetçilik ve ırkçılıkla da yüzleşen Anita Hill, o dönemin ABD Senatosu'na karşı doğruları konuşmuş ve Clarence Thomas tarafından nasıl cinsel tacize uğradığını anlatmıştır.

Oscar ödüllü film yapımcısı Freida Mock tarafından yönetilen "Anita: Speaking Truth to Power", hem şu an hem de 30 yıl önce mahkeme zamanı Anita'nın hayatına ve çevresine yakından tanık olmamıza imkan veriyor. 

91 yılındaki dava sürecine ve o zaman yaşanan olayların Anita Hill'in yaşamına etkilerini oldukça etkileyici bir şekilde anlatan belgesel, gerçeğin aslında nasıl kolayca dile gelebileceğini fakat kabulünün ne kadar zor olabileceğini ve 30 yıl sonra dilenen özürlerin de bir şeyleri değiştiremeye yetmeyeceğini gözler önüne seriyor. 



SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

02 Temmuz 2020, Perşembe 07:31
02 Temmuz 2020, Perşembe 07:29
02 Temmuz 2020, Perşembe 07:26
Sıradaki haber yükleniyor...
holder