YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sevgili dünlük, hayatta bizi mutlu eden, ilham veren, yarının bugünden daha güzel geçmesi için enerji sağlayan olaylara odaklanmamız şart. Günlerdir düşünüyorum da masmavi gökyüzünün altında hep birlikte yaşayıp giderken, kavga gürültüye ne gerek var? Bizler temel ihtiyaçları için çalışan, çabalayan, iyiliği, güzelliği isteyen insanlar olmaktan neden bazen vazgeçiyoruz?

Gördüğü manzara karşısında biraz fazla durup, dersini tasasını oracıkta bırakan ve sevdiklerine koşan biri olmak bu kadar zor mu? Kendi adıma söylemeliyim ki meşguliyetlerimi ‘iyi olmaya’ adıyorum. Okumak, izlemek, dinlemek, görmek ve bilmek için güzelliği seçiyorum. Kentimde cesur kadın ve adamları da görünce umudum artıyor. Bugün o kadınlardan üçüne daha dikkatli bakmanızı rica ediyorum, zira anlatacak harika bir hikayeleri var.

İSTİRİDYE

İzmir Özel Türk Koleji mezunu üç genç kadın; Sinem Baklavatzi Güres, Nurten Sezen Irmak ve Elif Esin. Yatılı okul arkadaşlığının, yıllar içinde kader arkadaşlığına dönüştüğü, girişimci ve hayallerinin peşinde koşan insanlar. Dostlukta her ne kadar ebedi bir şekilde aynı yolda kol kola yürüseler de iş anlamında yollarının kesişmesi bir o kadar zor görünüyormuş, ta ki 2018 yazına dek... O gün artık hayallerini, yaratıcılıklarını ertelememeye karar verip kolları sıvamışlar ve fikirlerinin, emeklerinin sonucu olarak bir marka ortaya çıkarmışlar; ‘Ostracodesign’. Marka adı, ortaklardan Sinem’in Rodos’lu olmasından esinlendikleri, Yunanca istiridye anlamına gelen (oyster) Ostraco isminden geliyor.

Denize olan sevgileri işe yansımış. Özel el boyama tekniği ile tunik, şapka ve çantalarda kullandıkları sembollerden göz figürünü Anadolu Türklerinde yaygın bir inanış olan kötülüklerden koruması özelliği, mercan figürünü ise hem denizin hem de İtalyan kültüründe şansın simgesi olmasından dolayı tercih etmişler. 2019 yazına geldiklerinde ise Türkiye’nin önemli tatil beldelerinde ve İstanbul’da yer alan toplamda sayısı 10’a ulaşan firma ile çalışabilme olanağını yakalamışlar. Hayal gücü, çalışkanlık ve azmin önünde aşılamayacak engel yoktur. Küçücük bir hayali büyütüp kocaman bir işe dönüştürebilirsiniz. Bu üç genç kadının hikayesi bu anlamda çok ilham verici. Şehrin aydınlık yüzünün her gün biraz daha büyüyeceğine inancım tam.

KÖFTE PİYAZ

Bu ikiliyi sevenlerin çokluğunu biliyorum. Dün çok iyi bir örneğini Bornova meydanda, kuruluşu 1974’e dayanan bir dükkanda yedim. Küçük dükkanları, esnafın tavrını, kasa yanında duran kolonya şişesini de en az ızgara üstünde cızırdayan köfteler kadar çok seviyorum. Siparişi verdikten beş dakika sonra masaya önce, doğranmış kocaman ve erişkin bir domates geldi, has zeytinyağı içinde. Az mercimek çorbası istedim doyamadım. Çıraklıktan ustalığa giden hikayeler bence her zaman böyle başarılı işletmelere dönüşüyor. Temiz dükkanlar, temiz yemekler, temiz insanlar demek. Bir şehrin bereketi o küçük esnafın hayır duasından geçiyor bence. Globalleşen dünyada koşturup dururken bu naif detayları kaçırmazsak, mutluluk kaçınılmaz.

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder