YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sevgili dünlük, insanın sahip olduğu şeyler listesini güncel tutması, şükür etmesi açısından çok önemli bence. Bazen sahip olduklarımızın bazılarının farkında olmadığımız da oluyor. Başkasının sanıyoruz, sahiplenmiyoruz. Bazen hatırlıyoruz, gidip yerinde mi, iyi mi, değişti mi, bir şeye ihtiyacı var mı diye bakıyoruz. Ben bunu sıklıkla canım şehrimin semtleri için yapıyorum. Gidip bakıyorum, “ben geldim, nasılsın, iyi misin?” diye soruyorum. Çoğunlukla gördüğüm an aslında ne denli özlediğimi daha iyi anlıyorum.

Hayatın koşturması içinde, sevdiklerimizi ihmal ediyoruz. Bu, genel kanının aksine, daima bir insan olmuyor. Bir semt, bir dükkan, bir cadde ya da sadece bir ağaç olabiliyor. Sevdiğimiz, bize iyi hissettiren, öğreten, ilham veren her şeye daha çok sahip çıkmalı ve varlıklarını unutmamalıyız. Ben bu hafta Basmane’ye yeniden gittim. Mülteci nüfusunun arttığı Basmane’ye ve onun barındırdığı tüm İzmir kültürüne sahip çıkmalıyız.

90 YILLIK HELVACI

Basmane tren garının tam karşı sokağından giriyoruz Basmane’ye, az ilerde tertemiz yıkanmış sokağın başında, dükkanının önünde oturan İhsan amcayla selamlaşıyoruz. “Çocuklar nasılsınız, neler yapıyorsunuz?” diyor. Hemen dükkana buyur edilmek öyle güzel bir his ki, unuttuğumuz bir sürü güzel duyguyu hatırlatıyor. Samimiyetle anlatmaya başlıyor, dede mesleğini. Soy isimleri de meslek icabı ‘Helvacı’. 93 yıldır, dükkan her gün açılıyor, mamuller tezgaha diziliyor, gelen her müşteri güler yüzle, muhabbetle karşılanıyor.

Eski fotoğraflar, gazete ve dergi haberleri ile dolu duvarlar, insanı bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Tatlı yiyip tatlı konuşmak adetten ama İhsan amcanın nezaketi, yardımseverliği ve esnaflığı bizi ziyadesiyle mutlu ediyor. Basmane’de mutlaka görmemiz gereken yerleri tek tek sıralıyor. “Görmeden dönmeyin çocuğum” diye de ekliyor. Biz de İhsan amcanın öğüdüyle yola çıkıp ilk olarak bir müzeye gidiyoruz.

RADYO VE DEMOKRASİ MÜZESİ

Basmane yokuşunun hemen sağında kalıyor müze. Eski cumbalı bir ev ve avlusu. ’Asmalı Ev’ adı ile bilinen ve 1900’lü yılların başında yapılmış tarihi bir yapı. Konak Belediyesi tarafından 5 Aralık 2013’te kapılarını ziyarete açmış. Müze koleksiyonu, yaklaşık 150 radyo, pikaplar, çok sayıda plaklar ve interaktif eserlerden oluşuyor.

Altı odadan ve bir kütüphaneden oluşan müze, önemli tarihsel olaylara göre kronolojik olarak sıralanmış. Gezmesi gerçekten çok keyifli. Ben her müzede olduğu gibi yine önerimi tekrarlamak istiyorum. Bu müzeyi gezerken de ambiyansı daha yoğun hissetmek için kulaklıklarınızı takıp müzik dinlemenizi öneririm.

Bu müzeye özel önerim ise; Muammer Ketencoğlu’nun ‘İzmir Hatırası’ albümü. Müze girişi ücretsiz ama pandemi sebebiyle kişi sınırlaması var. Bir müddet beklemeniz gerekebilir. Bunun için bahçesinde güzel masa ve sandalyeler olduğunu belirtmek isterim.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

18 Eylül 2021, Cumartesi 11:22
18 Eylül 2021, Cumartesi 07:01
18 Eylül 2021, Cumartesi 07:01
18 Eylül 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder