YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sevgili dünlük, takvimsel olarak yılın belli zamanlarında bayram kutluyoruz. Ama fark ettiniz mi bilmem, asıl bayram; insanların kalbinde, ruhunda, yüzlerinde saklı. Ben bu bayram, uzun süre sonra, mutluluğa kavuşmuş insanlar görüyorum; sokakta, plajda, lokantada. Ülkemizin geneline nispeten, şehrimizde aşılamanın hızlı ve çok sistematik ilerlemesi, geleceğe dair umutlarımızı artıyor tabi ki. Pandemi belasından topyekün kurtulacağımız günler yakın mı bilmem ama biz hem aşılarımızı olur hem de tedbiri elden bırakmazsak, yeniden evlere kapanmaya gerek kalmadan bu işin üstesinden gelmeyi umut ediyorum. Bitsin ki daha çok gezelim, görelim, deneyimleyelim, paylaşalım. Bu hafta tatilin uzadığını da düşünecek olursak, sizi iki ayrı güzel yola düşürmek istiyorum, haydi başlayalım.

ÇANDARLI

Dikili’de, Çandarlı Körfezi kıyısına kurulmuş tatlılar tatlısı Çandarlı’yı ben çok seviyorum. Son yıllarda popülerliği gittikçe arttı tabi. Tertemiz denizi, el değmemiş koyları, yeşil tabiatı ve makul fiyatlı konaklama imkanlarıyla birçok turistin ilgi odağında yer alıyor. Eski adı, kelime olarak “SUYU BOL” anlamındaki “PİTANE”. Günümüzde ne kıymetli değil mi su?

İşte ona gözümüz gibi bakmamız için çok iyi bir sebep, suyunun bol olması. Bu doğal güzelliğin kökleri ise MÖ. 6. yüzyıla, yani Antik Helen Dönemi öncesine kadar uzanıyor. Hatta kesin olmamakla birlikte, bazı kaynaklarda şehrin, Amazon kadınları tarafından kurulduğu belirtiliyor. Bir dönem Cenevizliler tarafından deniz üssü olarak da kullanılmış. En büyük kanıtı da tarihi bir Ceneviz Kalesi’ne ev sahipliği yapıyor olması. Tabi bu muhteşem yapının adı, günümüze Çandarlı Kalesi olarak ulaşıyor.

Çandarlı, sahip olduğu tarihi zenginlik sebebiyle arkeolojik çalışmalar için değerli bir alan oluşturuyor. Beldede şimdiye kadar yapılan çalışmalarda bulunan birçok tarihi eser, İzmir Arkeoloji ve Bergama müzelerinde sergileniyor. İzmir’e 98.7 kilometrelik bir mesafede. Yani Çandarlı’ya, ortalama 1 saatte ulaşılabiliyor. Çandarlı’ya gitmişken görülmesi gereken yerlerin birkaçı şöyle:

1-Tarihi Çandarlı Hamamı

2-Tarihi Zeytinyağı Fabrikası

3-Çandarlı Şadırvanı

4-Denizköy, Saklı Plajı, Bademli Plajı Çandarlı’ya özgü meşhur sakızlı dondurmanın tadına bakmadan, akşam saatlerinde Çandarlı’nın merkezinde kurulan hediyelik eşya pazarına uğrayıp, el yapımı süs eşyalarından almadan, yıldızları izleyip bir çay içmeden Çandarlı’dan dönmeyin derim.

TÜRKMEN ŞELALESİ

Güzeller güzeli Türkmen Şelalesi, diğer adıyla Uçansu Şelalesi; Manisa, Aliağa ve Menemen arasında kalan bölgede yer alıyor. Şelalenin bulunduğu alanın bir bölümü Aliağa, bir bölümü ise Manisa sınırları içinde kalıyor. Şelaleye; Aliağa’nın Karakuzu, Menemen’in Çukurköy ve Manisa’nın Türkmen köyünden ulaşılabiliyor. Uçansu’ya giden yolun patika olması ulaşımı zorlaştırıyor.

Buna rağmen şelale, doğa harikası bir alanda piknik yapmak isteyenlerin vazgeçemediği bir yer. 30 metre yüksekten dökülen şelale bir doğa harikası. Şelaleye ulaşan iki yol var. Bunlardan bir tanesi, Türkmen köyü üzerinden. Bu yol, her türlü araç için uygun. Düzenli yol sayesinde belli bir yere kadar araçla ulaşabiliyorsunuz. Burada aracınızı park edip 10-15 dakikalık çok zorlu olmayan bir yürüyüşle küçük şelaleye ulaşabilirsiniz.

Büyük şelale için biraz daha uzun ve daha zorlu bir yola hazırlıklı olmanız lazım. Her şelale yolunun sonunda olduğu gibi, çekilen zahmete değecektir. Yine de sağlığınız ve kondisyonunuz yeterli değilse, bu yollara girmeyi iki kez düşünün. Doğal güzelliklerin genelinde olduğu gibi, şelale civarında tesis yok. Telefon da pek çekmiyor. Ben baştan uyarmış olayım. Tüm bunları bilip giderseniz, keyifle döneceğinizden eminim.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

19 Eylül 2021, Pazar 01:03
18 Eylül 2021, Cumartesi 11:22
18 Eylül 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder