İzmir'de İzmir'i özlemek

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sevgili Dünlük, biz evden çıktık. Kimimiz çekingen küçük adımlarla alışmaya çalışıyor, yıllardır yaşadığı dünyaya. Kimi cesaretle koşuyor özlediği hayata. Her şey yeni şu anda. Üç ay önce kaçar gibi öylece bıraktığımız işlerimiz, dükkanlar, restoranlar, sokaklar bir bir açılıyor. Temizlikler, tadilatlar, önlemler alınıyor bir bir. Yeni normal deniyor. Herkes kendi normalini şekillendiriyor elbet.

Benim içinse her şey yeniden başlıyor. Ne kişisel önlemlerimden, ne de sokaklardan vazgeçmeye hiç niyetim yok. İzmir’de İzmir’i özledik ve hem içindeydik hem çok uzaktık. Şimdi baharımızı bizden çalan virüse inat, hayatlarımıza sahip çıkmalıyız. Bir süre daha maskeyle dostluğumuz sürecek. Ama o maske sayesinde tatlı dost sohbetlerine, özlediğim köylere, suyun kenarına, annemin bahçesindeki kayısı ağacının gölgesine kavuşacağım.

Sizi de kim bilir özlediğiniz hangi güzelikler bekliyor? Bu hafta güzelleşmeye başlayan havaları da yanımıza alıp açık havada olmak en iyisi sanırım. Peki ben nereye giderim neler yaparım? Önerilerimle geldim tabi hemen başlıyorum.

NEREYE GİDERİM?

Ben baharla coşan doğanın, kokusunu da mavisini de çok özlediğim denizin yanına koşarım. Açık havada olmanın tadını çıkarmak için bizden şanslı kaç şehir var? Hepsine 45 dakikada ulaşabildiğimiz onlarca sahil varken tek derdimiz nereye gideceğimize karar vermek oluyor sanırım. Dikili, Çandarlı, Foça, Urla, Seferihisar, Çeşme, Mordoğan, Karaburun. Hemen birini seçip plan yapmaya başlayın. Güneşin, mis gibi deniz havasının tadını çıkarın. Sosyal mesafeye dikkat etmeyi unutmayın.

KÖY PAZARLARI

Mevsim öyle güzel ki, köy pazarlarına uğrayıp, sebzenin, meyvenin bin türlüsüne kavuşmayı iple çekiyorum. Kirazlar, erikler, dutlar, yenidünyalar, kayısılar, karpuzlar, kavunlar oldu. Hafta sonu yol üstünde gördüğüm ilk köyün meydanına gidip, elimi kolumu doldurmak istiyorum. Hem her şeyin tazesine kavuşacak olan bize, hem de aylardır zor durumda olan yerel üreticiye iyi gelecektir bu. Birbirimizin yarasına derman olacağız. Hepimiz kazanacağız.

KABAK SANDAL

Bu sıralar benim gibi sağlıklı beslenmeye başlayanlarınız varsa, nefis bir tarifim var. Kabak sandal, hem çok leziz hem çok hafif hem de kabak sevmeyenlerin bile keyifle yiyeceği bir yaz yemeği. Hemen tarife geçiyorum.

MALZEMELER: Üç orta boy kabak 500 gr. mantar yarım demet taze soğan 500 gr. kaşar peyniri zeytinyağı tuz istenilen baharatlar

YAPILIŞI: Kabaklar ortadan ikiye bölünüp içleri kaşıkla çıkarılır. Çıkan kabak içleri bıçakla küçültülerek kıyılır. Diğer yanda mantar sotelenir. Sotelenen mantara kabak içleri tuz ve istenen baharatlar eklenir. En son taze soğan kıyılarak karışıma ilave edilir.

Hazırladığımız iç malzemesi önden içlerini oyduğumuz kabakların içine pay edilir. Yağlı kağıt koyduğumuz fırın kabımıza yerleştirilir. Önceden 220 derecede ısıttığımız fırında 30 dk. pişirilir. Diğer yanda kaşar peyniri rendelenir.

Pişen kabak sandallarının üzerine, rende kaşarlar dökülerek 5 dk. daha fırında, üstü kızarıncaya dek pişirilir. Finalde sizi şahane bir yemek bekler. Şimdiden afiyet olsun.

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder