Sevgililer Dünü!

YAZI BOYUTU

Sevgili Dünlük; ilk kez, “Keşke bugün hemen dün olsa” diyorum. Zira bugünün, Sevgililer Günü olarak anılmasını, pazarlama açısından fazlaca stratejik buluyorum. Birine onu sevdiğini göstermenin onlarca romantik yolu varken, milli bayram gibi herkesin aynı anda ve neredeyse aynı seviyede, aşktan söz etmesi bana şık olmayan bir dayatma gibi geliyor. Oysa aşk, herkesin zihninde bambaşka bir ışıktır bence. Aynı gökyüzüne bakıp bambaşka renkler görebilmektir. Gelirken yanında, hoşgörü, nezaket ve empatiyi de getirir.

Genel bir mutluluk halinin, baş sebebi olmalıdır. Çekişmeden, yarışmadan, kıyastan, ne kadar uzak kalırsa o derecede yeğdir. İlham vermeli, öğretmeli, gülümsetmelidir. Tüm bu şahane duyguların, kalp şeklinde bir kutu çikolata, parfüm ya da ederinin beş katına satılan bir demet çiçekle mümkün olmayacağını tahmin edersiniz. Peki bu aşırı derecede kırmızı balona maruz kaldığımız günün ardından hafta sonu ne yapsak? Bu hafta sizi Çeşme ve Urla civarına götürmek istiyorum. Bu köyde hem şaşırtıcı hem muazzam manzaralar var. Hadi başlayalım.

BARBAROS KÖYÜ

Girdiğiniz anda seversiniz. Klasik bir Ege köyü olmanın tüm özelliklerini taşımasının yanısıra kendilerine ait bir vizyonları var: “Köyümüzün sakinliğine zarar vermeden, doğal dokusunu bozmadan, gelenekleri canlandırmak, üretim gücümüzü ortaya koymak, kırsal yaşamın bize sunduğu nimetlerden ödün vermeden, sürdürülebilir kalkınmamızı sağlamaktır.”

Bunu takdir etmemek imkansız. Tüm yarımadayı saran, festival rüzgarına Barbaros köyü de dahil oluyor. Farklı bir bakış açısı ile, Barbaros Oyuk Festivali’ni (bu bölgede korkuluğa oyuk deniyor) düzenlemişler. Gelenekleri ve doğayı, en iyi korkuluk, geleneksel yemek ve avlu/bahçe tasarımı gibi yarışmalarla canlı tutmayı hedefliyorlar. Festival sonrasındaki aylarda da köylülerin yaptığı tüm korkuluklar köyün sokaklarına yerleştirilmiş, sergileniyor.

ÇAT KAPI EVLERİ

Barbaros köyü, ev turizmi modelini, kendi köylerinde, ‘Çat Kapı Evleri Projesi’ ile hayata geçirmiş ve harika bir model geliştirmişler. Kapısında çat kapı evi yazan yerlerin kapılarını çalıp, ücret karşılığında sofralarına konuk olabiliyorsunuz.

Tüm dünyada turizm trendlerinin, yerel deneyimleri, yere göğe sığdıramadığı bir dönemde bunu yapıyor olmaları beni gerçekten çok mutlu etti. Köyün nefis katmerini, sıkma zeytinyağını, peynirini, zeytinini, orada yaşayanlarla birlikte yemek, sohbet etmek oldukça keyifli. Bir anı, bir sofrayı paylaşmak hepimize iyi gelecektir.

SARIÇAKASI YAMAÇLARI

Şimdi tam zamanı. Her yıl şubat ayında, dağ lalesi kaplıyor, Sarıçakası yamaçlarını. Harika bir atmosferi var. Her yıl sadece bir ay süren bu renk cümbüşünü izlemek, piknik yapmak, fotoğraflamak ve nefis doğanın tadına doyasıya varmak için buraya gelmelisiniz. Lale Dağı diyor çevredekiler. Bir miktar da endişeliler.

Bunun nedeni, bu güzelliğin yanıbaşına kadar gelen yapılaşma örnekleri. Korumacılık anlayışının yerleşmesine çok ihtiyaçları var. Yalnız onların değil hepimizin. Dağda açan rengarenk lalelerin hayatımıza kattığı güzelliklerden, uzun yıllar mutluluk çıkarmak istiyorsak, gözümüz gibi bakmalıyız doğaya.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

22 Şubat 2020, Cumartesi 07:28
22 Şubat 2020, Cumartesi 07:27
22 Şubat 2020, Cumartesi 07:22
22 Şubat 2020, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...