Uzaktan sarılacağız

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sevgili dünlük, kendimi bir bilgisayar oyununun en zor seviyesinde gibi hissediyorum. Sanki bunu da geçersem büyük ödülü kazanacakmışım gibi. Bunun için engellerin üzerinden atlayacak, kötülüklerden saklanacak ve daha güzel bir dünyaya kavuşacağız. Yaşlı gezegenimiz doğduğundan beri, yaşanan en zor dönemlerden birine denk geldiğimizi söylüyor uzmanlar. Peki biz ne yapacağız?

Öncelikle çölde bir kum tanesi kadar önemsiz, aynı anda gökteki bir yıldız kadar kıymetli olduğumuzu unutmayacağız. Sıradanlığımız kibirimizi azaltacak, kıymetimiz hizmetimizi artıracak. Sahip olduğumuz en değerli şeyi, aklımızı kullanacağız. Sağlık bakanımızının uyarılarını dikkatle uygulayacağız.

Kendimizi yalnızca kendimiz için değil sevdiklerimiz için de koruyacağız. Güzel günleri sabırla bekleyecek ve bir süre için birbirimize uzaktan sarılacağız. Ben de uzaktan sarılıyorum size! Sokağa çıkmadan kendinizi iyi hissedeceğiz önerileri sıralıyorum...

Dizi, film ve belgeseller

Evde olmanın bence en harika yanı, bir şeyler izlemek. İzlemeyi çok istediklerim, fırsat bulamadıklarım, vizyondayken kaçırdıklarım, hiç haberdar olmadıklarım, “hiç benim tarzım değil” dediklerim ve daha önce izlediğim halde, unuttuklarım ya da tekrar tekrar izlenmeyi hak edenler.

Şu an hepsi sizin. Televizyon, internet sağlayıcıları, dijital platformlar hepsi daha iyi yayın yapmanın peşindeler. Çünkü çok izlendiklerinin farkındalar. Bu durumu sonuna kadar kullanmanızı rica ediyorum. Çünkü sinema, sizi oturmakta olduğunuz koltuktan alıp, bir süreliğine bambaşka bir gezegenin, yarım kürenin, bir yağmur ormanının, okyanusun ya da çölün ortasına bırakabilir. Sinema sihirlidir. İyileştirici ve öğreticidir. Ve yaşadığımız günler, ceplerimizi sinema ile doldurmak için çok iyi bir fırsat, umarım verimli geçer...

Ondan tarif iste

Oradan oraya koştururken, annemi arayıp “Anne senin şu peynirli poğaçadan yapar mısın?” derdim. Öyle çok ki, sadece o yaptığında yiyebildiklerim ve yapmayı asla denemediklerim. Evde olunca fark ettim ben hep kolaya kaçmışım. Yapamam sanıp hiç denememişim. Şimdi düşününce siz de bulacaksınız.

Annenizin böreği, babanızın güveçte pişirdiği yemeği, teyzenizin muhallebili kurabiyesi, komşu teyzenin yağlı turşusu. Sizin, “ben yapamam yahu” dedikleriniz. Ve biliyor musunuz şimdi denemenin tam sırası.

Bahaneyle arayın onları, “seni de, senin kurabiyenin kokusunu da çok özledim” deyiverin. Tarif isteyin. Bakın nasıl mutlu olacaklar. Siz tarifi denerken yayılan kokular gibi büyüyecek güzellik. Yaptığınız yemeğin fotoğrafını çekip gönderin. Deneyin bunu, iyi hissetirecek.

Ayıkla ve bağışla

“Dolaplara sığamıyorum” diye şikayet edip duran sadece ben değilimdir sanırım. Çok varlıklı insanlar olduğumuzdan değil de fırsat bulup ayıklayamadığımızdan bence. Peki, bedenin değiştiği için yıllardır giymediğin o paltodan vazgeçmeye ne dersin?

Hatta bayılıp aldığın ama karanlıktan aydınlığa çıkınca sana hiç uymayan rengi yüzünden, etiketiyle sakladığın kazakla vedalaşmanın vakti gelmedi mi? Küçülenler, hediye gelen ve sana uymayanlar, tarzın değiştiği için artık giymediklerin ve çok giymekten sıkıldığın ama hala iyi durumda olanlar. İnanın bir başkasına çok faydalı olabilir.

Bir kaç aşaması var. Ayıkla, temizle, paketle, bağışla. Giysi ve ayakkabı bağışı ile ilgili ücretsiz kargo hizmetlerinin olduğunu unutma. İnternette kısa sürede bu bilgileri bulabilirsin. Bak bunu yaparsan neler olacak biliyor musun? Dolapta yer açılacak, senin kafan dağılacak, tanımadığın birine yardım etmiş olacaksın. İyilik kazanacak.


SON YAZILARI

TÜM YAZILARI
Sıradaki haber yükleniyor...
holder