Yeşile çalan mavi: Çeşme

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sevgili dünlük; iyi hissetmeye, güzeli görmeye en çok ihtiyacımızın olduğu zamanlardan birindeyiz. Sizi bilmem ama ben özellikle cuma günleri, yani hafta sonu karantinası öncesi, psikolojik olarak enerji depolamak istiyorum. Bunun için de olabildiğince güvenli ve keyifli yakın rotalara kaçıyorum. Örneğin bu hafta, bir İzmirli olarak asla mütevazılık edemeyeceğim bir güzellikten, Çeşme’den bahsedeceğim. Defalarca gitsek de doyamayacağımız bir yer Çeşme. Zaten kışın da ayrı bir güzel değil mi? Bulutlardan suya yansıyan renk, tam olarak yeşile çalan mavi!

KIŞ HUZURU

Çeşme dendiğinde akıllara hemen yaz mevsimi geliyor. Oysa ben yaz lokasyonlarını kışın daha çok seven biriyim. Yazın tatlı telaşının yerini, derin bir huzur hali alıyor. Koşturmadan ve kalabalıktan uzak, insanın içini kaplayan sakinlik. Alabildiğine romantizm. Tekne direklerinin salınışında bile nefis bir senkron. Denizle göğün arasında dizelenmiş minik mor gri bulutlar.

Ilıca’da beyaz kumun üzerinde yürürken çıkardığınız küçük hışırtılar. Kendinizi, dünyanın güzel kollarına bırakmak ve keyifle zaman geçirmek. Hep söylüyorum öyle şanslıyız ki bazen yaşadığımız deprem ve sel gibi doğa olaylarında, anneannemin sözleri geliyor aklıma: “Nazara geliyoruz!” Güzelden beslenen ve daima da bu güzelliklerin tadını çıkarmayı bilen bir şehirde yaşıyoruz.

BİR ÇAY BİR KUMRU

Sahilde dükkanlar açık. Tabii ki usulüne uygun paket servis yapıyorlar şu an için. Ama ne gam? Kağıda sarılı sıcacık Çeşme kumrusu ve mis gibi bir çay, dünyanın en güzel kahvaltısı. Denizin rengi, martılar, kıştan bahara dönen bahçelerin kokusu kahvaltınıza eşlik ediyor. Şairin dediği gibi, “Basit yaşayacaksın. Mesela susayınca su içecek kadar basit. Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında!” Ayrıca bir çay biterse, bir tane daha doldururuz; hakkını veririz günün.

YENİLER GELİYOR!

Pandemi süreciyle dünya evrildi. Pek çok sahil kasabasında olduğu gibi, Çeşme’den de İzmir’e kış için dönmemiş insanlar. Yerel nüfus korunmuş. Açık havada rahatça yürüyüş yapmak ve bahçeli evlerinden şehirdeki apartman hayatına dönmemek için, büyük bir kesim kalmış bu yıl Çeşme’de.

Hal böyle olunca, aldığım haberlere göre, yepyeni restoranlar geliyor Çeşme’ye! Bu, bence sevindirici bir haber. Yıllardır sadece sezonda hareketlenen yeme içme sektörünün, Çeşme’nin klasikleşen mekanlarının yanına yenilerinin de eklenmesiyle yıl boyunca canlı kalacağını gösteriyor. Çeşitlilik daima iyi enerji getirecektir diye düşünüyorum. Umarım, bu sürecin biraz da pozitif etkilerini konuşacağımız günler yakındır.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder