Deniz Temur Bu yazı ‘çocuğum yemek yemiyor’ diyen babalara!
HABERİ PAYLAŞ

Bu yazı ‘çocuğum yemek yemiyor’ diyen babalara!

Kabul ediyorum! 

 Çocukların hayatlarının ilk aylarında beslenmesi için büyük ölçüde annelerine ihtiyaç duyarlar.  İster anne sütü alıyor olsun ister biberonla beslenme yapılsın, bebekler hamilelik sürecinden getirdikleri bağlarla beslenme sırasında annelerine yakın olmak isterler. Ancak çocuklar yaşları ilerledikçe iki ebeveynlerine de ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaç beslenme deneyiminin gelişmesinde babalara da en az anneler kadar sorumluluk yükler. Tek sorumlunun anne olduğu görüşünün yaygın olduğu aile yapılarında ise işler kısa sürede karışır ve çocuklar hızla yemek reddetmeye yada tek tip beslenmeye başlarlar. Eğer ‘çocuğum yemek yemiyor’ diye dertlenen bir ebeveynseniz ve çocuğun beslenmesinden sadece annenin sorumlu olduğu bir aile yapınız varsa işte değişim için size bir kaç ipucu….

 1 YAŞ SONRASI DUYGUSAL BESLENMEYE GEÇİN

 Çocuklar her zaman duygusal olarak beslenmek isterler. Ancak 1 yaş sonrası bu ihtiyaç çok daha belirgin bir hal alır. Bu nedenle 1 yaşından sonra çocukları fizyolojik olarak doğru beslemenin yolu ancak onları duygusal olarak yeterince desteklediğimizde mümkün olur. Söz konusu duygusal beslenme olunca çocuklar anne yada baba ayrımı yapmazlar. Her tür ihtiyaç için ebeveynler eşit şartlara ve sorumluluğa sahip olur. Bu nedenle çocukla kaliteli zaman geçirme, nitelikli oyun oynama, sevgi gösterme, beslenme ve diğer alanlarda çocuğun deneyimlerini zenginleştirecek örnek olma hallerinde babaların da anneler kadar çocukların hayatlarına dahil olmaları hayati öneme sahip. Duygusal olarak ebeveynlerinden yeterince besleme alamayan çocuklar başta beslenme olmak üzere uyku, tuvalet, uyum alanlarında zorlayıcı bir tavır geliştirirler. Hatırlamak da fayda var.

 ANNE STRESİNİ TETİKLEMEYİN

 Sadece annelerin çocukların beslenmesinden sorumlu olduğu fikri annelerin üzerindeki yükü ve stresi arttıran bir soruna dönüşür. Anneler özellikle de çevreleri tarafından ‘yeterince iyi bir anne olmadıkları’ yönünde eleştiriler alan anneler kısa sürede çocuklarında yemek savaşına girerler. Yükselen bu stres hem aile içindeki ilişkiler hem de çocuğun yemek olan ilişkisini kısa sürede sabote etmeye başlar. Yükselen bu tür bir stres çocukların yemekleri ‘aç olsalar bile’ reddetmelerine neden olur. Bu tür bir tabloda çocuklar artan strese karşı yüksek kaygı ve korku hissederler. Bu hisler fizyolojik olarak da kendilerini rahatsız hissetmelerine neden olur. Çoğunlukla karın ağrısı, mide bulantısı gibi fiziken hasta hissetme olarak kendini gösterir. Böyle bir ortamda çocukların beslenmesi imkansızlaşır. Zorlama vb. yöntemler kısa sürede işleri daha da karıştırır ve öğürme, kusma davranışları tetiklenir. 

 DURUMA HIZLA EL KOYUN

 Anne ile çocuğun bu denli zorlu bir süreçte yalnız bırakılması işleri her zaman çok daha kötü bir hale sokar. Bu nedenle evde yalnız kalmış olmaktan yorulmuş bir anne varsa babaların tez elden duruma el koymaları işleri kolaylaştırır. Bu tür bir destek hem annelerin ortamdan uzaklaşarak kendilerini yeniden yapılandırmalarına fırsat verirken, çocukların stresten uzak beslenme deneyimi kazanmalarına yardımcı olur. Mutfakta basit öğünleri birlikte hazırlamak, çocuklara yaşlarına uygun sorumluluklar vermek çocukların yiyeceklere güvenli yaklaşması için en kolay yoldur. 

 YARDIM ALMAKTAN KORKMAYIN

 Eğer çocuğunuzda yemek yeme davranışı uzun yıllardır sorunlu bir noktaya ulaştıysa….

 Artık çocuğunuzun yeme sorunları aile içinde herkesi yorduysa…

 Ebeveynler arasında her gün tek gündem çocuğun yediklerini ve yemedikleriyse…

 Çocuğunuz yemek yemiyor diye sürekli kavga halindeyseniz bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin. 

 Çocuklar değişimlere ve yeniliklere biz yetişkinlerden çok daha açıktırlar. Bize düşen ise değişimin yapı taşlarını döşemek için bilmediklerimizi öğrenmek ve yeni bir nefesle çocuklarımıza yaklaşmaktır. 

 Unutmayın! Yemek yemeyen çocuk bir kader değildir. 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder