Bebeklikten, çocukluğa…

20 Mayıs 2013, Pazartesi 05:00
AA

Rutin kontrolleri için kızlarım Derin ve Mavi’yi doktorumuza götürdüm. Neyse ki her şey yolunda. Doktorumuzla bizi bekleyen 3 yaş dönemini konuştuk uzunca. “Artık onların bebeklikten çıkıp, çocukluğa geçtikleri döneme girdiniz” dedi doktorumuz. Bunu bilmekle birlikte, son 6 ayda kızlarımdaki değişimin ben de farkındaydım. Bir yandan bebeklikten çıkmalarına üzülürken, bir yandan bu durumun beni çok rahatlattı. Temel ihtiyaçlarını artık söyleyerek, bir çoğunu da kendi başlarına halledebildiklerini görmekten dolayı çok mutluyum.

Artık bana daha az ihtiyaç duyuyorlar. Yemek yedirmeme izin vermiyor, üstlerini kendileri değiştirebiliyor, uyumak istediklerinde kendi yataklarına gidip uyuyabiliyor, ayakkabılarını kendileri giyebiliyor ve canlarını sıkan ne varsa hemen söyleyebiliyorlar. İkiz anneleri için ne büyük rahatlık bilemezsiniz. 3 yıl boyunca peşlerinden koşup, üşüyüp üşümediklerini burunlarına bakarak anlamaya çalışıp, yemediklerinde ara öğünleri sıklaştırıp, uyku saatleri yarım saat geçse, tüm uyku düzeni bozulacak diye endişe etmekten yorulmuştum sevgili okur. Şuraya yazdıklarım elbette yaptıklarım ve yaşadıklarımın görünen minicik bir kısmı, buz dağının tamamını hiç yazmayayım en iyisi.

Yine de, doktorumuz “bebeklikten, çocukluğa geçiyorlar” dediğinde, içimde bir şeyler de cız etti inanın. Parmaklarının üstündeki gamzeleri kaybolacak, bebek kokuları gidecek ve aslında en önemlisi bana daha az ihtiyaç duyacaklar. Bencilce mi geldi size? Eh, biraz bencilce olduğunu kabul ediyorum.

Söz sahibi çocuklar

Artık evde onların da söz hakkı var. Alışveriş yaparken ev için alacağımız şeyleri onlara da soruyorum. Fikirleri benim için önemli. Kendi kıyafetlerini uzun zamandır kendileri seçiyorlardı zaten ama artık benim kıyafetlerimi de belirlemeye başladılar. Lacivert pantolonumun üstüne, gidip pembe bluzu aldıklarında dolabımdan, çok hoşuma gidiyor ve onların istediklerini giyiyorum bazen. (Her zaman bu kadar uyumlu seçimler yapmadıklarını ve benim de her seferinde onların istediklerini giymediğimi söylemem gerek)

Dışarıda yemek yiyeceğimiz zaman, menüyü onlara okuyup (onların anlayacağı dilde) ne yemek istediklerini soruyorum. Kavga ettiklerinde her ikisini de dinliyorum ve çoğu kez ben müdahale etmeden birbirlerinden özür dileyip oynamaya devam ediyorlar. Büyümek böyle bir şey işte. Kendi haklarını savunurken, başkalarının haklarına da saygı duymayı öğreniyorlar. Hoşça kal bebeklik…

 

Sıradaki haber yükleniyor...