Sönmeyen ateşin şehri; Bakü

11 Kasım 2014, Salı 12:05
AA

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye gitmeden önce hiç sormadığım halde, bir iki arkadaşımdan 'Sakın öyle gözünde büyütme, hayal kırıklığına uğrarsın!', 'Bakü'de pek bir şey yok, sıkılırsın' gibi olumsuz cümlelerle ayrıldım İstanbul'dan.

İnsan ister istemez kendini kötüye hazırlıyor doğal olarak. Haydar Aliyev Havaalanı'ndan çıkınca ne kadar parlak bir şehre geldiğimi düşündüm önce. Kocaman ve ışıl ışıl bir havaalanını arkamızda bırakırken, şehrin ışıkları geceyi gündüze çevirecek kadar parlaktı. Akşam saatlerinde şehri iyi göremeyeceğimi düşünmek hataymış meğer. Her yer ışıl ışıl. Çok doğru ve estetik bir aydınlatmayla, şehir bir ışık deryasına dönüşmüş adeta.

ODLAR YURDU

Doğalgaz ve petrol yönünden zengin bir ülke Azebaycan. Ateşgah Bölgesi olarak bilinen yerleşkede, toprağı kazdığınızda çıkan doğalgazın yanması sebebiyle, çok eski zamanlarda Zerdüştler burayı kutsal bölge ilan ederler. Zerdüşt inancına göre ateş kutsaldır ve bu bölgede topraktan çıkan ateş hiç sönmez. Azerbaycan'ın 'Ateşler Yurdu' adını alması da buradan gelir. Bir nar içinde yanan ateş sembolünü, kentin çeşitli yerlerinde görmek mümkün. Hatta kentin en gösterişli ve büyük 3 gökdeleni de alev şeklinde yapılmış ve adına Alev Kuleleri denmiş. Geceleri özel bir ışıklandırmayla dans eden alevler olarak görülebiliyor.

NEFES ALAN CADDELER

Nüfus Bakü'de 4 milyona yakın. Genel olarak mimaride Rus etkisi hakim ama bana kalırsa kültür-sanata yapılan yatırımlar da Ruslardan miras. Her evde piyano olduğu söyleniyor. Müzeler, Güzel Sanatlar Fakültesi binası -ki burada 'İnce Sanatlar Kalası' deniyormuş, tiyatro binaları başlı başına mimari şaheserler. Kent hem çok Avrupai, hem de kendine özgü dokusunu da korumayı başarmış.

Yeşil alanlar, meydanlar ve geniş caddeleriyle, nefes alan ve yaşayanlara nefes aldıran bir şehir. Şehrin merkezine son dönem yapılan yeni binalar, çevrenin mimari bütünlüğünü bozmamak için tamamen eski Rus mimarisi örnek alınarak inşa edilmiş. Çevrede şekilsiz gökdelen ya da bina görmek mümkün değil. Modern binaların hemen hepsinde bir estetik var.

Bakü'nün merkezinde yer alan Fıskiye Meydanı kentin en iyi alışveriş alanlarından biri. Bunun yanı sıra Nizami Caddesi'nde de aradığınız her türlü mağazayı bulmanız mümkün. Gençler Meydanı'ndaki Edebiyat Müzesi'ni mutlaka görmelisiniz. Binanın dışında önemli edebiyatçıların heykelleri sizi karşılıyor.

ŞEHİTLER ANITI

Hazar Denizi'nin kıyısındaki körfezden tepeye doğru kat kat yükseliyor Bakü. Tepeye doğru çıktığımızda Şehitler Anıtı'na giriyoruz.

Hazar Denizi ve Bakü'ye tepeden bakıyoruz. Tüm şehitlikler beni hüzünlendirir. Burası da hüzün kokuyor. Azerbaycan'ın Rusya ile yaptığı bağımsızlık savaşı sırasında ölen gencecik şehitlerin fotoğrafları ve mezarları içinden geçiyoruz ve yolun ucunda devasa bir anıtın altında yanan hiç sönmeyen ateşe doğru yürüyoruz.

İÇERİ ŞEHER

Kentin en eski yerleşim yeri 'İçeri Şeher'. 12. yüzyıldan kalan Kız Kulesi ve geniş surları kucaklıyor sizi. Her memleketin kendine has Kız Kulesi efsaneleri vardır. Buranın hikayesi de şöyle; Efsaneye göre paşa, kızını biriyle evlendirmek ister ama kızı o kişiyle evlenmek istemez. Babasına ona bir kule yaptırması şartıyla, istediği kişiyle evleneceğini söyler.

Babası kuleyi yaptırır fakat kızı her defasında bir kat daha yükseltmesini ister kuleyi. En son 8. katı da yaptırdıktan sonra artık daha fazla babasını oyalayamayacağını anlayan kız, kendini kulenin tepesinden Hazar Denizi'ne bırakır. Kalenin adı da Kız Kulesi olarak anılır.

Dar sokakları ve sarı taş binalarıyla, bana biraz Mardin Midyat'ı hatırlattı burası. Hatta Midyat'ta belediye tarafından kurulan Taziye Çadıları, burada da var. (Taziye evine sığmayan misafilerin ağırlandığı çadırlar belediye tarafıdan kuruluyor) Etrafı surlarla çevrili olan İçeri Şeher'de hediyelik eşya dükkanları ve bolca antikalar bulabiliyorsunuz. Taziye çadırlarının tam karşısında çok hoşuma giden bir tasarım atölyesi çarptı gözüme.

 

Duvarlarını öyle güzel süslemişler ki, içeride neler olduğunu merak etmemeniz mümkün değil. İçeride görülmeye değer pek çok yer var. Şirvanşahlar Sarayı ve Minyatür Kitap Müzesi bunlardan bir kaçı. Minyatür Kitap Müzesi'nde 17. yy'dan kalma minyatür bir Kuran-ı Kerim, 115 yıllık bir İncil ve daha pek çok kıymetli kitabı görebilirsiniz.

YEME İÇME HARCAMA

Azerbaycan'ın para birimi Manat. 1 Manat, 1 Euro'ya eş değer. Yani sizin anlayacağınız çok pahalı bir ülke. Bakü'de ucuz olan tek şey benzin. Bizim paramızla 1 litre benzin 90 kuruş. Yanınızda Manat yoksa, rahatlıkla Euro ile alışveriş yapabilirisiniz. Yemek zevklerimiz hemen hemen aynı. Fakat burada bolca kuyruk yağı kullanılıyor. O yüzden yöresel yemekleri biraz ağır gelebilir.

Eski bir han olan Şirvanşahlar Restoran'a sadece gezmek için bile gidebilirsiniz. İçerinin ambiansı ve yemekleri muhteşem. Giriş kapısında sergilenen çeşitli kalpakları deneyerek fotoğraf çektirmeyi de unutmayın. Yöresel restoranların yanı sıra Bakü'de çeşitli mutfaklara özgü lezzetleri tadabileceğiniz restoranları da bulabilirsiniz.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.