Berker Güven: Sokaklarda milyon tane güzel insan var, içi güzel insan kalmadı

18 Mayıs 2019, Cumartesi 07:35
AA

Çetin Tekindor’la başrolünü paylaştığı ‘Babam’ filmindeki performansıyla adından söz ettirdi. Sonrasında onu ‘Vatanım Sensin’ de izledik. Şimdi ise ‘Zalim İstanbul’ dizisinde Nedim karakterine hayat veriyor. Tekerlekli sandalyeye mahkum bir genci oynayan Berker Güven son zamanların en çok konuşulan genç isimleri arasında. Seyirciyi ekrana kilitleyen başarısının arkasında neler yatıyor? Dünü, bugünü, yarını tüm detaylarıyla konuştuk.

● Herkes 'Zalim İstanbul'daki performansından hayranlıkla bahsediyor. Neler yaşadın bu noktaya gelene kadar, anlat bize, kimsin sen?

Şu zamana kadar tanıdığım Berker’in çalışkan, tutkulu, hassas, duyarlı ve yardımsever biri olduğunu söyleyebilirim. Genel ruh halim ise bir şarkı gibi. Nakaratları var, inişleri, çıkışları var. Duygusu var, ritmi var. Asla monoton ya da stabil değil. Her halim bütünün bir parçası diyebilirim.

● Nasıl bir aileye doğdun?

Geniş bir ailenin en küçük çocuğu olarak büyüdüm. Beş kuzenim, bir abim var. Ben en küçük olarak büyüdüğüm için bütün kötü şakalar bana yapılırdı ama en çok da ben el üstünde tutulurdum. Annem dünyanın en evhamlı, dedem dünyanın en komik insanlarından biri. Oyunculuk kabiliyetimi ise dedemden almışım.

● Çocukluğun nasıl geçti?

Değişikti. Üniversite yıllarına kadar okuldaki çocuklar tarafından sevilen bir çocuk değildim. Kavga ederdim, yaramazlık yapardım, asiydim. Özel okullarda okudum. Ama hiçbir zaman adapte olamadım. Okuldaki öğretmenlerim zaten oyuncu olmak istediğimi biliyordu. Sağ olsunlar, hiçbir zaman bana işletme okuyacakmışım gibi davranmadılar. “Berker zaten oyuncu olacak, bırakın takılsın” modunda, beni hep özgür bıraktılar.

10 YIL SONRA KUCAĞIMDA BİRKAÇ ÇOCUK HAYAL EDİYORUM

●‘Babam’ filminde zihinsel engelli bir genci oynadın. Bu kez ‘Zalim İstanbul’da tekerlekli sandalyeye mahkum bir genci canlandırıyorsun. Nasıl hazırlanıyorsun?

Çeşitli yöntemlerim var bu rollere hazırlanmak için. Dış dünyayla olabildiğince iletişimi kesiyorum. Sahne sahne senaryonun içine dalıyorum. Karakterin iyileşme süreci varsa grafiğini çıkartıyorum. Özetle çok çalışıyorum...

● Ağır dram rollerinden sonra eve gidip Berker’le baş başa kaldığında ne hissediyorsun?

Sadece özel durumlara sahip olmaları benim oynadığım karakterlerin derdini daha görünür hale getiriyor. Bunun da ajitasyona kaçmadan, gerçekçi bir şekilde ortaya çıkartılması için çok emek ve duygusal fedakarlık gerekiyor. Bu fedakarlığı yaptıktan sonra akşam eve geldiğinde duygusal olarak çok tükenmiş oluyorsun. Yoğun duygulara maruz kalıyorsun. Sonra bittiğinin farkına varmak rahatlatıyor.

● Şu an hayatının nasıl bir dönemindesin?

Küllerimden doğduğum dönem olarak tanımlıyorum. Bütün geçmişten bana iyi gelecek şeyleri beraberimde taşıyıp kısmen sıfırdan başladım. Moralimi, irademi, kalbimi açık ve yüksek tutuyorum. Buna ihtiyacım vardı.

● 10 sene sonra kendini nerede görüyorsun?

Evde ya da kucağımda dolaşan bir çocuğum var. Bir tane kucağımda, birkaç tane de evde dolaşan çocuğum da olabilir (Gülüyor). Bir aile kurmuş olarak görüyorum kendimi. Dileğim bu yönde.

● Aşk üzerine ne düşünüyorsun?

Aşk, sürekli bir duygu değil ne yazık ki... Mesela bir ilişkiye başladığımızda uzun süre aşık kalabiliyoruz.Sonra aşk,form değiştirmeye başlıyor. Daha baki duygulara bırakıyor yerini. Sevgi, şevkat, huzur gibi. Ardından o duyguların içinde hayatımızı sürdürürken bazı anlar oluyor ki tekrar aşık oluyoruz. İlişki sürekli aşk yaşadığımız bir şey değil. Alex Hitch Hitchens’ın bir sözü aşka bakışımı çok iyi yansıtıyor. Diyor ki: “Hayat, nefes aldığımız anların toplamından değil, nefesimizi kesen anların toplamından oluşur.” Ben aşka böyle bakıyorum.

● Peki ilişkide karşındakinin özgürlüğüne saygı duyabiliyor musun?

Saygı duymak ne kelime. Özgür olması, özgür hissetmesi için her şeyi yaparım. Kimse kimseye ait ya da sahip değil. Hepimiz biricik doğduk. Kimse kimsenin özgürlüğünü kısıtlayamaz, böyle bir hakkı yok. Benim hayatımda yeri olan kim olursa olsun istediğini yapmakta özgür. Aldığı her kararda destek olmaktan başka bir şey yapamam. Başka türlüsü haddim değil.

● Güzel olmayan birine aşık olabilir misin?

Hangi insan çirkindir ki! Eğer bir insan çirkinse onayeterincebakmamışsınızdemektir.Gerçekten böyle düşünüyorum. Benim için dış güzellik bir kriter bile değil. İnsanın karakteri güzel olacak. Dış güzellik ararsanız sokakta milyon tane güzel insan var. İçi güzel olan insan kalmadı. Maharet onu bulmakta.

Sıradaki haber yükleniyor...