Modacı Rufat İsmayil: Dünya starları tasarımcıların hakkını veriyor. Türk starları bedava giyinmenin derdinde

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Dünyaca ünlü modacı Rufat İsmayil’in tasarımlarını giyen ünlü isimler arasında; Beyonce, Jennifer Lopez, Paris Hilton, Ariana Grande, Lil Kim gibi birçok isim var. Son olarak, Türkiye’nin sevilen yıldızlarından Nebahat Çehre’yle çıkardıkları koleksiyonla büyük ses getiren tasarımcıyla, trend’lere ve modaya dair her şeyi konuştuk.

Birçok dünyaca ünlü starla çalıştınız. Markanıza nasıl ulaşıyor bu isimler?

New York Fashion Week’te arka arkaya üç kez defile yaptık. Markam ‘AFFFAIR’ tanınmaya başladı. Bu tarz defileleri, dünyaca ünlü starların stil danışmanları yakından takip eder. Çok kısa bir sürede AFFFAIR, Amerika’da popüler oldu. Grammy, Oscar gibi ödül törenlerinde elbiselerimi giymeye başladılar. Ünlülerin stil danışmanları, beğendikleri modellerin fotoğraflarını çekip çalıştıkları starlarla paylaşıyor. Beyonce da bize böyle ulaştı. Elbise ve ayakkabı siparişi verdi.

Beyonce ile çalışmak nasıldı?

Hem elbise hem de ayakkabı tasarladım kendisine. Bu çok zor bir süreçti. The Lion King galası için bizden elbise istedi. Galaya da beş gün vardı. Normal şartlarda kabul etmezdim ama söz konusu Beyonce olunca kabul ettim. Çünkü çok az zaman vardı. Bu kadar büyük bir isim için beş günde hazırlanmak çok zor. Üç gün elbisenin hazırlanması, iki gün içinde ona ulaşması gerekiyordu. Ekibimle, gece gündüz uyumadan elbise ve ayakkabıyı evine kadar teslim ettik. Ayakkabıyı giydi. Elbiseyi de başka bir davette giyeceği haberini aldım. Ayrıca yaptığım kıyafetin de ücretini ödedi.

Bir tasarımcı olarak Dünya starları ve Türk starları arasındaki farkı nasıl değerlendirirsiniz?

Dünya starları tasarımcılara büyük değer veriyor. Ama Türkiye’de gördüğüm ünlülerin büyük bir bölümü, katılacağı davetleri kurtarmak için Türk tasarımcıların kapısını çalıyor. Ve çoğu da para vermek istemiyor. Bu bana emeğe saygısızlık olarak geliyor.

Nasıl ki onları dinlemeye gidenler ücret ödüyorsa, giydikleriyle haber oluyorlarsa bunda tasarımcıların da rolü büyük. Ve hak ettikleri ücreti almaları gerekiyor. Çalıştığım birçok dünya starı giymeseler de tasarımcıların hakkını ödüyor. Tasarımcılarda da hata var tabii. Sırf reklamları olsun diye bedavadan tasarımlarını giydiriyorlar.

TÜRK KADINI VE ALMAN KADINI TARZ OLARAK BENZİYOR

Yurt dışında uzun süre yaşadınız. Türk kadınını moda konusunda nasıl buluyorsunuz?

Türk kadınları çok güzel ama kendilerine özen göstermiyor. İtalya ve Arap ülkelerindeki kadınlar, markete dair giderken makyajlarını yapıp daha özenerek çıkıyorlar. Türk kadınlarını daha rahat ve biraz da özensiz görüyorum. Almanya’da altı sene yaşadığım için Türk kadını ve Alman kadını arasındaki tarzın birbirine çok benzediğini gözlemledim.

2020 Sonbahar-Kış trend’leri arasında sizi heyecanlandıran neler var?

Neon renkler, ceplerin fazlalığı ve tabii ki pandemiden sonra kıyafetlerin rahatlığı. Dünya günlük ama şık kıyafetlere daha çok ağırlık vermeye başladı. Kıyafete uygun renklerde maskeler, hatta maskelerin taşlıları bile çıkmaya başlayacak. Dünya, deriye ve kürke çok karşı. Tasarımcıların büyük bir bölümü suni deri ve kürke önem vermeye başladı. Bu kış bunları çok sık göreceğiz. Sivri, abartılı vatkalar da bu kışa damgasını vuracak. Kadınların giydiği kalın topuk bu sene erkeklerde de moda.

MEDİKAL MASKE MODA AKSESUARINA ÇEVRİLMEMELİ

Nasıl giyinmiş bir kadına “Tarzı var” dersiniz?

Kendine güvenen kadının daima tarzı vardır ama bazen fazla güven gülünç duruma düşürebilir. Benim için tarz modayı takip etmek, marka giyinmek değildir. Bir kadının üzerindeki kıyafet onun duruşunu, karakterini, statüsünü gösteriyorsa o tarzdır. Ve onun ne giydiğini takip eden küçük de bir kitlesi varsa o tarzını yaratmıştır.

“Bir insanın ayakkabı zevki yoksa, zevksizdir” derler. Buna katılıyor musunuz?

Kesinlikle. Kıyafetten de önce ayakkabıya bakılıyor. Kıyafeti tamamlayan ayakkabı ve çantadır.

Bugüne kadar moda olan şeyler arasında en haz etmediğiniz hangisi?

Medikal maskeleri moda aksesuarlarına çevirmek.

Neyin modası asla geçmez?

Siyah rengin modası...

Türk sanatçıları arasında tasarımlarınıza en çok hangi isimleri yakıştırıyorsunuz?

Başta Nebahat Çehre olmaz üzere Ajda Pekkan, Gülşen, Hadise, Serenay Sarıkaya.

NEBAHAT ÇEHRE KAPRİSSİZ, İNSANI YORMUYOR

Tüm Türkiye’nin hayran olduğu bir isimle, Nebahat Çehre ile bir koleksiyon çıkardınız. Nasıl başladı bu işbirliği?

Nebahat Çehre’nin tarzını ve duruşunu çok beğeniyorum. Giydiği kıyafetlerin kombinini çok iyi yapıyor. Tasarımcıya çok değer veren ve hakkını ödeyen bir isim. Karantina döneminde böyle bir teklif götürdüm kendisine. Çok sıcak baktı. Zaten dikişten, kumaştan çok iyi anlıyor. Daha önce mağazacılık yapmış. Çok güzel bir enerji ve sinerji oluştu aramızda.

Nebahat Hanım’la çalışmayı nasıl anlatırsınız?

Onunla çalışmak büyük mutluluk benim için. İnsanı yormayan, kaprissiz, emeğe saygı duyan, ne istediğini çok iyi bilen biri. O anlamda çok şanslıyım. O da benim tarzımı beğeniyormuş. Ve güzel bir işbirliği oldu.

HAFTANIN KEŞFİ

KATEWINSLET’IN SIRRI

Bu hafta, sinema yıldızı Kate Winslet, dünyaca ünlü futbolcu Neymar, efsanevi tenisçi Rafael Nadal’ın ve daha birçok yıldızın tercih ettiği bir uygulama radarıma takıldı. Uygulamanın ismi ‘Indiba Deep Care’. Cilt hücrelerini yenileyen sistemle ilgili merak ettiklerimi, Medikal Estetik Hekimi Ali Osman Apaydın’dan dinledim. Cihazın ürettiği, Proionik Radyofrekans, vücutta belirli alanlarda güvenli ve kademeli olarak sıcaklığı artırıyor.

İyonların hücre zarı boyunca doğru hareketini sağlayan belirli bir frekansta çalışarak vücutta yağ azaltma ve doku rejenerasyonuna yol açan biyolojik tepkileri tetikliyor. Isı ile etkileşim sağlanması sonrası damar genişliyor ve kan dolaşımı artıyor.

Hücre zarındaki kanalların açılmasıyla iyon dengesi düzenleniyor ve hücre zarında iyileşme sağlanıyor. Hem genç görünmek hem de yaş alırken doğru adımlarla ilerleme isteği duyanlar için ideal olan Indiba Deep Care, ortalama 3-5 seanslık tedavililerle başarı sağlıyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder