Mutluluğu yemekte arayanların dikkatine!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kalıplaşmış güzellik algılarına göre değil, sağlıklı değişimler yaratma misyonuna bağlı olarak kurulan Nou Wellness’ın kurucuları Diyetisyen Seda Dursun ve Ayşenur Saral ile yaz yaklaşırken nasıl beslenmemiz gerektiğini ve son dönemde ilgi gören beslenme trendlerini konuştuk.

Nou Wellness beslenme danışmanlığı konseptini benzerlerinden ayıran nedir?

Kalıplaşmış güzellik algıları yerine sağlıklı değişimler yaratmaya odaklanıyoruz. Beslenmenin bütünsel bir davranış olduğunu düşünerek yola çıktık. Kişiye özel oluşturduğumuz beslenme programlarını gelişen teknoloji ile birleştiriyoruz. Kişinin fizyolojik ve psikolojik olarak tam bir iyilik halinde olmasını hedefliyoruz. Biz, kilo kontrolü sürecini psikolog, spor, teknolojik cihazlar ile destekleyip kişiye özel programlar oluşturuyoruz. Düzenli takipler, kontroller ile motivasyon sürekliliği sağlıyoruz.

Psikolojik destek kısmında kişilerde genellikle nasıl sorunlar görüyorsunuz?

En çok karşılaştığımız sorun yeme bozuklukları. Kişiler bu sorunun sadece kendilerinde olduğunu sanıyor ama aslında çok yaygın. Bazen beslenme uzmanlarında bile görülebiliyor. Stres, mutsuzluk, yaşam kaygıları, sosyal medyada görülen abartı beden algısı ile yeme bozuklukları dünyada çok büyük bir artış gösteriyor. Amacımız kişilere sağlıklı beden algısını öğretmek ve hayatında uygulanabilir olmasını sağlamak. Karşılaştığımız yeme bozukluklarının en başında tıkınırcasına yemek yemek (binge eating) geliyor.

Duygusal açlık son dönemde atağa geçti diyebilir miyiz?

Özellikle içerisinde bulunduğumuz pandemi süreci ile beraber stresle başa çıkamayıp mutluluğu yemekte arıyoruz. Midemiz dolu olduğu halde can sıkıntısı, gerginlik, öfke, üzüntü, yalnızlık gibi duygulardan dolayı yapay bir açlık hissediyor ve o duygusal boşluğu doldurmak için yemek yeme isteği duyuyoruz.

Bunun önüne nasıl geçeceğiz?

Öncelikle duygusal açlık ile yediğinizin farkında olmalı ve hangi duygu ile bu davranışı sergilediğinizi anlamaya çalışmalısınız. Aç hissetmediğinizde ama kendinizi yemek yeme telaşında gördüğünüzde yemeğe yönelmektense sizi oyalayacak ve eğlendirecek bir aktiviteye dahil olmaya çalışmalısınız. Hatta kısa süreli uyku bile iyi gelebilir. Bu duygu ile başa çıkamadığınız durumlarda abur cubur yerine düşük kalorili masum gıdalar tercih etmelisiniz. Örneğin; salatalık, havuç, kapya biber, marul, erik, leblebi, yoğurt, kefir, tarçınlı süt gibi.

ARALIKLI ORUÇ YANLIŞ YAPILIRSA ZARAR VERİR

Süt ürünleri konusunda kafamız epey karışık. Ödem ve yağlanmaya sebep olduğu doğru mu?

Kalsiyumun obeziteyi engellediğine dair birçok çalışma bulunmaktadır. Son yıllarda hayvansal süt tüketimini savunan ve savunmayan birçok çalışma yayınlanmasına rağmen bu konu hâlâ tam bir netlik kazanmadı. Biz, laktoz alerjisi olan, gaz-şişkinlik-bağırsak sorunları yaşayan bireylere hayvansal süt kullanımını önermiyoruz. Hassasiyeti olan kişilerde ödem meydana getirebilir fakat yağlanma yaptığına dair bir veri yoktur. Hassasiyeti olmayan bireylerde günde 200 ml. kadar süt tüketimi kilo verme sürecinde hiçbir olumsuzluk meydana getirmeyecektir.

Her sene bir beslenme şekli trend oluyor. Bu sene özellikle tercih edilen bir beslenme çeşidi var mı?

Son zamanlarda epey gündemde olan ve bizim de gerekli zamanlarda danışanlarımızda uyguladığımız bir beslenme yöntemi olan ‘aralıklı oruç’. Bu beslenme yöntemi doğru yapıldığında vücuda çok yararlıdır. Yanlış yapılması durumunda yarardan çok zarar verir. Bazı kronik hastalıklarda uygulanması uygun değildir. Bu sebeple uzman kontrolünde yapılmalıdır.

DOĞRU BİLİNEN BEŞ YANLIŞ

1) Yanlış zamanda spor yapmak veya spordan sonra yanlış beslenmek. Spor yaptığınız zaman dilimini doğru seçmek ve spor öncesi-sonrası beslenmenizi doğru ayarlamak spordan alacağınız verimi yüzde 100 etkilemektedir.

2) Çerezleri sağlıklı kategoriye koyup aşırı tüketmek. Kuruyemişler sağlıklı olsa dahi yüksek kalori içermektedirler. İki tam ceviz bir tatlı kaşığı yağa eşit kalori içermektedir.

3) Öğün atlamak ve uzun süre aç kalmak. Hızlı zayıflama düşüncesiyle yapılan bu davranış metabolizmayı yavaşlatmakta ve vücudun ihtiyaç duyduğu besin öğelerinin vücuduna alınamamasını sağlamaktadır.

4) Tam buğday unlu mamülleri kalorisi düşük zannedip fazla tüketmek. Tahıllı poğaçalar, kekler, börekler, ekmekler beyaz unla yapınlanlara göre daha sağlıklı olsalar da sürekli tüketilmeleri kilo artışına sebep olacaktır.

5) İnternette zayıflama ürünü adı altında satılan içeriği belli olmayan ürünlerle zayıflamaya çalışmak. Vücut için tehlikeli olabilecekken aynı zamanda verilen kiloların hızlı bir şekilde geri dönmesine sebebiyet vermektedir.

Yazarlarımızdan

12 Haziran 2021, Cumartesi 07:01
12 Haziran 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder