Sahip olduğumuz tek şey bedenimiz

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel’le pandemi sürecinde artan estetik ameliyatlarını ve estetik trendlerini konuştuk.

Pandemi “Güzellik için bıçak altına yatmam” diyenler için bir dönüm noktası oldu mu? Evet, hayatın ne kadar gelip geçici olduğunu gördük. Koronavirüs sebebiyle çok özel ve sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. İş hayatındaki kayıplar, sürekli hasta olma kaygısı, ruhumuzun besini olan sosyalleşme, dokunsal paylaşımlardan uzak kalmak, hepsi bizi sıkıntıya, sıkıntı da düzensiz, sağlıksız beslenmeye teşvik ediyor. Bu sadece kilo olarak dönmeyecek, sağlıksız beslenmeden cildimiz de etkilenecek, formumuzu, neşemizi kazanmamız zaman alacak. Fazla fazla alınan kilolar öncelikle egzersizle dizginlenmeli.

AMELİYATLARDA ARTIŞ VAR

Çevremde “Liposuction yaptırdım” diyen insan sayısı her geçen gün artıyor. Bu gidişatı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Koruyabileceği bir kiloya ulaşmış olan kişiler, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmeden kaynaklı yağ birikintilerinden liposuction’la kurtulabilir elbette. Bu ameliyatlarda gözlenen artışın birkaç sebebi var. Zaten yaptırmak isteyen ama evde dinlenecek zamanı olmayanlar için bu süreç uygun bir zaman yarattı.

Diğer bir sebep ise insanlar evde durdukça kendi bedenine odaklandı. Sevmediği bölgeler daha çok gözüne batar oldu. Giyim kuşam, seyahat gibi masrafları da azaldığı için bu tür bir ameliyata bütçe ayırabildi. Sahip olduğumuz tek şeyin kendi bedenimiz olduğunu hatırladık ve onunla daha iyi geçinmeyi arzuluyoruz.

Vücuttan alınan yağları ihtiyaç duyulan bölgelere enjekte etmek mümkün mü?

Evet mümkün. Plastik cerrahi bu konuda epey ilerledi diyebiliriz. Eskiden bölgesel incelme için liposuction’la alınan yağlar atılırdı. 90’lı yıllardan itibaren alınan yağ dokusu vücutta, yumuşak doku ihtiyacı olan bölgelere enjekte edilmeye başladı. Enjeksiyon tekniklerinin gelişmesi ile yağ hücrelerinin sağ kalım oranları yükseldi. Aynı yıllarda popülerleşen kök hücre çalışmaları, bize yağ dokusunun kök hücre bakımından çok zengin olduğunu gösterdi. Bu da ‘Onarıcı Tıp - Regenerative Medicine’ adı verilen yeni bir dalın ortaya çıkmasını sağladı.

Alınan yağlar sıklıkla hangi bölgelere enjekte ediliyor?

Yağ dokusu canlı bir doku olarak enjekte edildiği yerde varlığını sürdürebiliyor. Bu yağlarla, yüzde yaşla birlikte oluşan hacim kayıplarını giderilebiliyor, kemik çıkıntıları destekleyerek yüzü şekillendirebiliyoruz. Yüzde dudak, çene, yanak, elmacık kemiği gibi bölgelerin şekillendirilmesinde kullanabiliyoruz. Kalçaları bu yağlarla biçimlendirebiliyoruz, meme kanseri ertesi meme onarımında, asimetrik memelerin düzeltilmesinde de bu yağ enjeksiyonlarından yararlanabiliyoruz. Yağı fazla olan bölgelerden alıp eksik ya da destek istenen bölgelere verme işlemine de Liposhaping diyoruz.

Türkler yenilikleri sever

Her yeni yıla girerken doğallık ön planda olacak diyoruz ama yılın ortasına gelince bir bakıyoruz ki sayısız şey denemişiz. Yeni çıkan tüm trendlere kaptırmışız kendimizi... Bu yıl nasıl ilerleyecek?

Yeniliklere kapılmak, kendini değiştirmek insanın doğasında var. Biz Türkler gelenekçi geçinsek de, yenilikçi bir toplumuz. Yenilikleri severiz ve çok hızlı adapte oluruz. Bu yıl, daha doğrusu pandemi, kontrol altına alındıktan sonra, eğer içinde kendisini değiştirmeye dönük hevesleri varsa, onu da yaşamak isteyecektir insanlar. Hobi kurslarına, müziğe, dans kurslarına ilgi artacak. Bunu tüketim toplumu olacağız anlamında söylemiyorum, hayatın tadını daha çok çıkarmaya çalışacağız.

AYAKLAR ŞENLENDİ

Son dönemin en ilgi gören trendleri arasında birbirinden ilginç ve renkli çoraplar var. Çorabı yalnızca spor ayakkabılarımızın içine giyerdik ama bu durum artık tarihe karıştı. Önü açık topuklu ayakkabılarınızın içine bile çorap giyebilirsiniz. Özellikle neon renkler ve batikler en çok tercih edilen çoraplardan. Pantolonun bileklerinden görünen beyaz havlu çorapla dolu bu aralar sosyal medya.

HAFTANIN KEŞFİ

İÇİMİZİ AÇTIN DECLARA

Rengarenk tasarımlarıyla aklımızı başımızdan alan Declara, yeni koleksiyonuyla içimizi açtı. Ruhun dışavurumunu sürreal bir aktarımla tasvir eden Psychedelic sanat akımından beslenen bir marka. Günümüzde yaşanan kaos ve aşırılık kavramları, markanın yeni koleksiyonundaki karşıt renk ve desen detaylarıyla ilham kaynağı oluyor.

Bu renk cümbüşü “Siyahtan başka bir şey giymem” diyenlerin bile aklını başından alacak gibi. Bomber ceketler, tokalar, şapkalar hepsi bir şeker dükkanından fırlamış gibi. Tasarımcısı Derev Clara Kösedağ 23 yaşında. Genç yaşına rağmen yurt içinde ve yurt dışında sayısız başarıya sahip. Gelecekte de adını sıkça duyacağız, hazır olun.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder