Tabu kırılıyor: Büyük beden kadınlar yarışıyor

03 Kasım 2019, Pazar 08:01
AA

Hafta içi her gün Tv8’de izleyiciyle buluşacak olan ‘Doya Doya moda’ da büyük bedene sahip yedi kadın, stillerini yarıştıracak. 18 Kasım’da başlayacak yarışmanın jüri üyeleri; Gülşah Saraçoğlu, Banu Noyan, Kemal Doğulu ve uğurkan Erez ile buluştuk, bu yeni formatı konuştuk.

‘Doya Doya Moda’ şu ana kadar yayınlanan moda formatlarından farklı olarak kilolu, büyük beden kadınların yarıştığı bir format. Bu fikir nasıl doğdu?

Banu Noyan: Bu fikir yıllardır benimleydi. 12 kez büyük beden mankenler yarışması yaptım. Türk kadınının fiziki yapısı kalçalı, yuvarlak hatlı... Bu yarışma tam kadınlarımıza göre olacak. Yapımcılarımıza sundum ve kabul edildi.

Kemal Doğulu: Daha önceki stil yarışmalarımızda filinta gibi kızların üzerinden yorum yapıyorduk. Ama Türkiye’deki kadınların yüzde 80’i balık etli. Şimdi hedefimiz, onlara doğru giyinmeyi öğretmek.

Uğurkan Erez: Benim için büyük beden, küçük beden fark etmiyor. Kadın her zaman güzeldir. Vücudunu tanıyarak giyinen bütün bedenler aynı görünür. Sadece büyük bedende birtakım şeylere daha çok dikkat edilmesi gerekiyor. Bunların neler olduğunu da ben kuliste, arkadaşlarım jüride anlatacaklar.

Gülşah Saraçoğlu: Ben daha önce 75 kilo bir kadındım. O zaman da şıktım şimdi de şıkım. Kendini sevmekle alakalı bu.

Büyük beden kadınlar giyinmekten çekiniyor mu?

K.D.: Çok çekiniyorlar. Daha çok örtünmek gibi onların yaptıkları. Biz hepsine güven aşılamak istiyoruz. İlla tayt ve üzerine tunik giymelerine gerek yok.

B.N.: Büyük beden modası artarak gelişecek. Genelde hep “Annelere, anneannelere göre büyük bedenler var” derler. Böyle olmadığını genç bedenlerin de buna ihtiyacı olduğunu göstereceğiz.

Zayıflamaları konusunda da bir şeyler önerecek misiniz?

B.N.: Hiç öyle bir derdimiz yok. Amacımız onları zayıflatmak, estetik ameliyat olmalarını sağlamak değil, aksine oldukları ölçü ve kilonun en iyisi olmaları için çabalamalarını desteklemek.

Erkekler kilo alınca mevzu olmuyor, kadın alınca oluyor

Geçtiğimiz yıllarda yapılan stil yarışmalarında hep zayıf kadınlar vardı. Şimdi sadece kilolu kadınlar yarışacak. Neden kilolularla zayıflar bir arada yarışamıyor?

K.D.: Şimdi de daha zayıf kadınlar “Biz neden katılamıyoruz?” diye soruyorlar. Katılabilirler tabii ama ilk önce biz büyük bedeni akıllara kazıyalım. Ondan sonra karma olabilir.

G.S.: Bir davete gidiyoruz diyelim, oraya sadece zayıf kadınlar gelecek diye bir şart koşulmuyor. Tabii ki birlikte yarışacakları zaman gelecek.

Özgüven aşılamak için ne gibi öğütler vereceksiniz?

K.D.: Vücutlarından utanmamaları gerektiğini her fırsatta dile getireceğiz. Büyük beden olmak utanılacak bir şey değil. Onlar kendilerini gizlemek istiyorlar, biz onları öne çıkarmak istiyoruz.

B.N: Yemek yemeyi seven bir toplumuz. Yiyelim ama bir taraftan da estetik ve doğru giyinelim diyeceğiz.

Yarışmanın mottosu “Kendini sev, olduğun halin en iyisi ol ve başkaları için kendini değiştirmeye çalışma.” Kadınlar neden hep kiloları yüzünden eleştiriliyor?

B.N.: Kilo yüzünden eleştirilmeye çok alışık bir toplumuz. Kocası “Ben seni aldığımda sen incecik bir kadındın” der. Babası “Sen kilo mu aldın?” der. Erkekler kendilerine dönüp baksa iyi olur. Feminist değilim ama erkekler kilo alınca mevzu olmuyor kadınlar alınca oluyor.

G.S.: Çok zayıf bir kadınsındır, silik kalırsın ama senden daha kilolu bir kadın gelir senin havanı attığın yerde o rüzgarını estirir gider.

B.N.: Ben de kiloluydum. Biz bunları yaşamış kadınlar olarak en doğru şekilde anlatacağız. Onları anlamayan 34 beden kadınlardan değiliz. Kadın sadece kilosuyla kadın değildir. Kadın ruhen organizatördür.

Genelde bu tarz programlarda ortalığı karıştırmaya müsait birkaç kişi kesin oluyor. yarışmacıların ajanslardan çağrıldıkları düşünülür hep. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?

B.N.: Hiç öyle biri yok. Ben kişisel sosyal medya hesaplarımda yayınladım ve kızlar müracaat ettiler.

K.D.: Tamamen halktan. Zaten izleyince anlayacaksınız cast olmadığını.

Sıradaki haber yükleniyor...