Bel fıtığı: Asrın hastalığı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bel ve bacak ağrısı yaşayan milyonlarca insana, MR’lar çekilip fıtık teşhisi konuluyor ve bu durum kişileri bir hayli endişelendiriyor. Peki nedir bu bel fıtığı? Her fıtık aynı mı? Tek tedavisi ameliyat mı? Bu yazıda, bu soruları yanıtlamaya çalışacağım.


Omurga hakkında bilmeniz gerekenler

Omurga 24 tane (kuyruk sokumunu da sayarsak 28) omurdan oluşur ve birbirine bağlı hareketli bir yapıdır. Omurlarımızın bir gökdelen gibi dik durmasını sağlayan üç yapı vardır. Bunların en önemli ve en naziği, her iki omurun arasında bulunan diskler, faset eklemleri ve ön, orta ve arkada olmak üzere toplam üç taneden oluşan özel bir ince kas dokusu olan uzun ligamanlardır. Diskler diğer büyük eklemlerde olduğu gibi omurların arasında bir yastık görevi görür, hem hareketi sağlar hem de aşınmayı önler.


Bel fıtığı neden bu kadar sık görülüyor?

İnsan evrimsel gelişimi sonucunda yaklaşık 30 bin yıl önce dört ayaklıdan iki ayaklı dik yapıya dönüşünce, bir anda omurgamıza binen yük bir hayli arttı. Disklerimiz (yastıkcık) bu yükü kaldıracak donanıma sahip değildi. Disklerin daha kuvvetli olabilmesi ve omurganın ayaklar üzerinde yaşama koşullarına adaptasyonu yüzyıllar aldı. Ayrıca insan ömrünün uzaması ve aktif hayat koşulları da disklerin daha çabuk ve sıklıkla yıpranmasına neden oluyor.


Bel fıtığı nasıl oluşur?

Disklerimiz bir yastıkcık görevi gören kollajen yapılardır. Omurların arasında, ağırlığı ve her türlü stresi absorbe eder. Zamanla yıpranma ve içindeki sıvının azalması ile sertleşir ve görevini yapmakta zorlanır. Üzerindeki yükü taşıyamaz hale gelir ve hatta yükün altında ezilir. Bu yükten bir şekilde kurtulmaya çalışır ve bunu da herhangi bir yöne genişleyerek yapar. En zayıf ve en yük binen arka tarafı olduğu için arkaya omurga kanalına doğru taşar. Bazen bu uzun zaman içinde olur, bazen ise ani bir yük artışı (ağır kaldırma, ters bir hareket) ile bir anda olur.


Bel fıtığı dereceleri

  1. Hafif bir şişlik (bulge)
  2. Yeni oluşan sivilce gibi (protruzyon)
  3. İyice büyümüş olgun sivilce başı gibi (ekstruzyon)
  4. Patlamış sivilce gibi, parçası omurga kanalı içinde (sekuestre)

Kolayca anlaşılacağı gibi birinci ve ikinci evre fıtıklar ufak olduklarından, çoğunlukla sinirlere baskı yapmaz ve hastanın hiçbir şikayeti olmayabilir. Buna 'sessiz fıtık' denir. Genelde üçüncü ve dördüncü evrede sorun yaratabilir. Ancak bunların bile bir çoğu ameliyatsız tedavi edilebilir.


Lokasyona göre bel fıtığı

Diğer önemli nokta, bel fıtığının ne yönde geliştiği. Fıtık eğer orta hatta ise (santral) birkaç sinire birden baskı yapabilir. Ancak omurga kanalı ortada geniş olduğundan daha büyük fıtıklar sorun yaratır. Fıtık orta hattın yanında ve köşeye yakınsa daha ufak fıtıklarda ağrı yapabilir. Ancak daha az sayıda sinir etkilenir. Eğer iyice köşe tarafta ise (foraminal) çok ufak fıtık bile sorun yaratabilir, ancak tek bir sinir etkilenir. Tamamen yan taraftaysa (ekstraforaminal) tek sinir etkilenir ve daha büyük fıtıklar ancak sorun yaratır. Sonuç olarak değişik tip ve lokasyonları kafamızı karıştırabilecek nitelikte olsa da, burada vermek istediğim esas mesaj; fıtık dediğimizde bunun birçok çeşidinin ameliyata ihtiyaç göstermemesi, hatta hastalarda ağrıya bile neden olmadan sessiz kalması...


Bel fıtığı tedavi yöntemleri

Bel fıtığı tedavisinde birkaç değişik yöntem var. En önemli konu, hastanın şikayetleri. Eğer sorun sadece ağrıysa, istirahat ve ağrı kesiciler yeterli olabilir. Ağrısı kısıtlı olan kişilerde akupunktur, proloterapi, traksiyon denenebilir. Ancak çoğu zaman, hem hızlı ve uzun süreli ağrı kontrolü hem de inflamosyonu yok etmek için omurga içine yapılan steroid ve/veya ozon enjeksiyonları gerekir. Bu şekilde hastalar hızlıca normal hayatlarına dönebilirler.

Epidural ya da selektif sinir bloğu denilen bu yöntemlerde, görüntüleme (skopi) altında hedef fıtığın baskı yaptığı sinirlere çok ince iğnelerle ulaşılıp ilaç enjekte edilir. Ayrıca gerekirse fıtığı küçültmek için lazer, ablasyon ya da koblasyon gibi disk hacmini azaltan yöntemler de beraberinde yapılabilir. Başarı şansı yüksektir, ancak tecrübeli hekimler tarafında doğru hedefe yapıldığında sonuç elde edilebilir.

Açık ameliyat, sadece ciddi kuvvet kaybı ve idrar/dışkılama sorunu olan hastalarda önerilir. Bunun nedeni ise bel fıtığının, yüzde 70’e kadar varan olguda kendi kendine gerilemesi. Vücudumuzun savunma sistemi, fıtığı 3 ila 6 ay içinde öğütebilir. Açık cerrahide de son yıllarda gelişme kaydetti. Mikro cerrahi denilen yöntemle çok ufak kesilerden fıtığın çıkartılması mümkün. Daha da ileri teknik olarak endoskopik cerrahi de çok başarılıdır.

Yazarlarımızdan

05 Haziran 2020, Cuma 08:03
05 Haziran 2020, Cuma 07:58
05 Haziran 2020, Cuma 07:53
Sıradaki haber yükleniyor...
holder