Doç. Dr. Gökçen ErdoğanA’dan z’ye menopoz

HABERİ PAYLAŞ

A’dan z’ye menopoz

Menopozu ne kadar konuşursak konuşalım, ne kadar anlatırsak anlatalım, sorular hiç bitmiyor. Demek ki hâlâ cevap bekleyen, kafaları karıştıran pek çok konu var. O yüzden bu hafta menopozu en ince ayrıntısına kadar ele alacağız; üzerinde konuşulmadık, merak edilmedik konu bırakmayacağız.

Tıp fakültesinde öğrendiğimiz ilk derslerden biri şudur; bugün doğru kabul edilen bilgi, yarın daha güçlü bir bilimsel kanıtla yeniden şekillenebilir. İşte bu yüzden tıp, ezberlerin değil, sürekli sorgulamanın mesleğidir. Bir hekimin yıllar önce savunduğu bir görüşü bugün değiştirmesi, çelişki değil; bilime duyduğu saygının göstergesidir. Bunu özellikle menopoz alanında çok net görüyoruz. Uzun yıllar boyunca menopoz, çoğunlukla sıcak basması, gece terlemesi ve adetlerin sona ermesi üzerinden anlatıldı. Elbette bunlar önemlidir. Ancak bugün biliyoruz ki menopoz, yalnızca yumurtalıkların daha az hormon üretmeye başlaması değildir. Kadın bedeninin neredeyse her sistemi bu değişimden etkilenir. Beyin, kalp, kemikler, kaslar, metabolizma, bağ dokusu ve hatta bağışıklık sistemi... Hepsi bu döneme farklı şekillerde yanıt verir.

Haberin Devamı

ÖSTROJEN DÜZEYİNDEKİ DEĞİŞİM

Menopoz döneminde östrojen düzeyindeki değişim yalnızca üreme sistemini değil, beynin enerji kullanımını, kasların protein sentezini, kemik döngüsünü ve yağ dokusunun dağılımını da etkileyebiliyor. Bu nedenle bazı kadınlar, hayatları boyunca hiç yaşamadıkları yakınmaları tam da bu dönemde yaşamaya başlayabiliyor. Üstelik tüm bunlar aynı anda ortaya çıkabiliyor. İşte bilim bize bunu öğretti. Aslında değişen menopoz değil. Değişen, onu anlama biçimimiz. Hekimlikte en büyük hata, yıllar önce öğrenilen bilgileri hiç sorgulamadan tekrar etmektir. Çünkü bilim durmuyor. Her yıl binlerce yeni çalışma yayımlanıyor. Daha önce fark edilmeyen ilişkiler ortaya çıkıyor, eski varsayımlar test ediliyor, bazıları doğrulanıyor, bazıları ise yerini yeni bilgilere bırakıyor.

ÇOK KAPSAMLI BİLGİLER

Menopozu ne kadar konuşursak konuşalım, ne kadar anlatırsak anlatalım, sorular hiç bitmiyor. Demek ki hâlâ cevap bekleyen, kafaları karıştıran pek çok konu var. O yüzden bu hafta menopozu en ince ayrıntısına kadar ele alacağız; üzerinde konuşulmadık, merak edilmedik konu bırakmayacağız.  Geçmişte pek çok belirti birbirinden bağımsız değerlendirilirdi. Bir kadın unutkanlıktan yakınıyorsa ‘stres’ denirdi. Sürekli yorgunsa yoğun çalıştığı düşünülürdü. Eklem ağrıları yaş ilerlemesine bağlanırdı. Karın çevresindeki yağlanma ise çoğu zaman yalnızca fazla yemek yemekle açıklanırdı. Oysa bugün elimizde çok daha kapsamlı bilgiler var.

Haberin Devamı

AYNI DÖNEME ÇOK FARKLI BAKIYORUZ

Ne yazık ki toplumda bazen şöyle bir beklenti oluşuyor; “Doktor yıllar önce başka söylüyordu, şimdi neden farklı konuşuyor?” Çünkü bilim de değişiyor. Eğer elimizde daha güçlü kanıtlar varsa, eski bilgiyi savunmaya devam etmek bilimsel bir tutum değildir. Asıl güven veren, değişen bilgiyi kabul edebilmektir. Menopoz alanında da son yıllarda en önemli dönüşüm, kadınların yalnızca yaşam süresine değil, yaşam kalitesine odaklanılması oldu. Eskiden menopoz, kaçınılması mümkün olmayan sıkıntıların doğal bir sonucu gibi görülürdü. Bugün ise aynı döneme çok farklı bakıyoruz. Çünkü artık biliyoruz ki, birçok belirti yönetilebilir, birçok risk azaltılabilir ve kadınlar bu dönemi daha sağlıklı, daha güçlü ve daha üretken geçirebilir. Burada bir başka önemli nokta daha var. Bilim yalnızca laboratuvarda gelişmiyor. Muayene odasında da gelişiyor, yani deneyim ve çeşitlilik gözleriyle. Her gün binlerce kadının anlattıkları, hekimlerin gözlemleri ve yıllar içinde biriken klinik deneyimler, bilimsel araştırmalar için yeni sorular oluşturuyor. Ardından bu sorular araştırılıyor ve elde edilen sonuçlar yine klinik uygulamaya dönüyor. Yani iyi tıp, yalnızca makale okumaktan ibaret değildir; hastayı dinlemeyi de gerektirir. ,Kadınların yıllarca ‘abartıyorsun, yaşın gereği, katlanacaksın’ denilerek geçiştirilen yakınmaları artık bilimsel araştırmaların konusu oluyor. Bu bile başlı başına büyük bir ilerleme. Dün öğrendiğini bugün yeniden değerlendirebilmek en güçlü ve önemli hamle.

Haberin Devamı

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder