Ayna muayenesini yıllardır anlatıyorum. Kadının kendi bedenine bakmasının, görmesinin ve tanımasının ne kadar dönüştürücü olduğunu her fırsatta söylüyorum. Ama bu hafta gördüğüm bazı vakalar, bu konunun sadece farkındalık meselesi olmadığını; doğrudan alarm gerektirdiğini hatırlattı.

‘VÜCUDUNUZU TANIYIN’
Çünkü ayna karşısına geçip genital bölgeye bakmak, sanıldığı gibi abartılı bir merak ya da tıbbi bir takıntı değil. Aksine, bedenle kurulan en temel temas biçimlerinden biri. Ne normal, ne yeni, ne değişmiş… Bunları ayırt edebilmenin tek yolu, orayı tanımaktan geçiyor. Bu hafta karşıma çıkan vakalardan birinde rahim neredeyse vajinadan çıkmıştı. Ve ne duydum tahmin edin; ‘Ben bunu yıllardır hissediyordum ama bakmamıştım.’

‘BAKMAZSAN GÖREMEZSİN’
Bakılmadığı için görülemeyen sorunlar ve dolayısıyla büyüyen korkular gördüm. Geciken muayeneler gördüm. Aranmamış çareler gördüm. İşte tam da bu yüzden, ayna muayenesini yeniden ve daha yüksek sesle anlatmak istiyorum. Ama tıbbi terimlerin arkasına saklanmadan. Korkutarak değil. Bakın en net özet şu; elinize aynayı alıp karşınıza koyduğunuz ve genital bölgenize baktığınızda sarkan dokular varsa; üstteki genellikle idrar torbası, alttaki genellikle bağırsak, ortadaki de genellikle rahim ağzı olur. Ama en doğrusunu elbette doktorunuz muayenede görür. Vakit kaybetmeyin, çarelerden uzaklaşmayın. Ve ayrıca bilenler bilmeyenlere hatırlatsın.

