Bir kadın doğum yaptıktan sonra herkes bebeğin nasıl olduğunu sorar. Ancak annenin bedeni de doğumdan sonra ciddi bir toparlanma sürecinden geçer. Pelvik taban da bu süreçte en fazla etkilenen bölgelerden biridir.

GEBELİKTE ARTAN YÜK
Gebelik boyunca artan ağırlık, hormonların etkisi ve doğum süreci, pelvik taban kaslarında belirgin yük oluşturur. Normal doğum yapan kadınlarda olduğu kadar sezaryen doğum yapanlarda da pelvik taban etkilenebilir. Çünkü yalnızca doğum şekli değil, gebelik boyunca taşınan yük de önemlidir.
ŞİKAYETLER UZUN SÜRÜYORSA
Doğum sonrası dönemde kadınlar bazen öksürürken idrar kaçırabilir, vajinal bölgede dolgunluk hissedebilir ya da ilişkide rahatsızlık yaşayabilir. Bu şikayetlerin bir kısmı erken dönemde geçici olabilir; ancak uzun sürüyorsa değerlendirilmesi gerekir.
EN SIK YAPILAN YANLIŞ
En sık yapılan yanlışlardan biri, doğumdan kısa süre sonra yoğun egzersizlere başlamaktır. Sosyal medya çağında kadınlar çok hızlı şekilde eski bedenine dönme baskısı hissediyor. Oysa bedenin önceliği görünüm değil, iyileşmedir. Özellikle yanlış karın egzersizleri ve kontrolsüz spor hareketleri, pelvik taban üzerine ekstra baskı oluşturabilir. Bu nedenle doğum sonrası süreçte nefes çalışmaları, yürüyüş ve kontrollü pelvik taban egzersizleri çok daha değerlidir. Pelvik sistem yalnızca güç değil, denge ister. Sürekli kasılı kalan kaslar da sağlıklı değildir. Kasların doğru zamanda kasılması ve gevşeyebilmesi gerekir.
PSİKOLOJİK YÜK
Doğum sonrası dönemde psikolojik yük de önemlidir. Uykusuzluk, annelik kaygısı ve sürekli tetikte olma hali, bedende gerginlik oluşturabilir. Kadın bazen fark etmeden bütün bedenini sıkar. Pelvik bölge de bundan etkilenir.
ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK!
Kadınların kendine yönelttiği en ağır düşüncelerden biri, “Artık bedenim eskisi gibi olmayacak” cümlesidir. Oysa beden eskiye dönmek zorunda değildir. Beden değişebilir ama yine de güçlü, sağlıklı ve konforlu olabilir. Doğum sonrası bakım yalnızca kilo kontrolü ya da dikiş iyileşmesi değildir. Pelvik tabanın değerlendirilmesi, idrar ve bağırsak fonksiyonlarının sorgulanması ve kadının yaşam kalitesinin önemsenmesi de bu sürecin parçasıdır. Bir kadın doğumdan sonra yalnızca bebeğini değil, kendisini de iyileştirmeye ihtiyaç duyar.
