Doç. Dr. Gökçen ErdoğanEn çok sorduğunuz sorular

HABERİ PAYLAŞ

En çok sorduğunuz sorular

Bana ve eminim tüm meslektaşlarıma en çok gelen soruları derlemek istedim. Bu köşede size sık sık uzun uzun anlatıyorum ama hızlıca üstünden geçmenin zararı olmaz.

1-Adetim şaştı, menopoz mu başlıyor?

40’lı yaşlara gelen kadınlardan bu soruyu çok daha sık duyuyorum çok doğal olarak. Bir ay birkaç gün erken gelen, başka bir ay geciken adetler, değişen kanama miktarı, daha önce olmayan pıhtılar... Bütün bunlar doğal olarak menopozu düşündürüyor. Evet, menopoz geçiş döneminde bunlar görülebilir. Ancak her adet düzensizliğini menopozla açıklamak doğru değil. Myom, polip, yumurtlama düzensizlikleri, tiroit sorunları ve başka hormonal nedenler de adet düzenini değiştirebilir. Özellikle 40’lı yaşlarda adetinizin karakteri değişmeye başladıysa bunu fark etmek önemli. Ama kendi kendinize menopoz tanısı koymak yerine nedenini araştırmak daha doğru.

Haberin Devamı

2-Adetim gecikti, hamile olabilir miyim?

Gebelik ihtimali varsa elbette ilk akla gelenlerden biri bu. Ama adet gecikmesinin tek nedeni gebelik değil. Stres, yoğun egzersiz, kilo değişiklikleri, bazı hormonal sorunlar, tiroit hastalıkları veya o ay yumurtlamanın gerçekleşmemesi de adeti geciktirebilir. Gebelik ihtimali varsa tahmin yürütmek yerine test yapmak en doğru başlangıç. Test negatif olduğu halde adet olmuyorsanız ve bu durum tekrarlıyorsa nedenini araştırmak gerekir. Elbette doktorunuzla.

3-Adet arasında kanamam oldu, normal mi?

Adet dışındaki kanamayı normal kabul etmem. En azından tüm ihtimaller doğru biçimde elenene kadar. Bir-iki damla lekelenmeyle, birkaç gün süren kanama aynı şey değil. Hormonal değişikliklerden doğum kontrol yöntemlerine, polip ve myomlardan enfeksiyonlara kadar pek çok nedeni olabilir. Özellikle tekrarlayan adet arası kanamalar veya ilişki sonrasında ortaya çıkan kanamalar, jinekolojik değerlendirme gerektirir.

4-Adetim çok yoğun geliyor, bunu normal mi kabul etmeliyim?

Kadınların önemli bir bölümü yoğun adet kanamasını yıllarca kendi normali sanıyor. Oysa kanamanız yedi günden uzun sürüyorsa, çok sık ped veya tampon değiştirmek zorunda kalıyorsanız, büyük pıhtılar geliyorsa ya da kanama sizi halsiz bırakıyorsa bunu araştırmak gerekir. Myom, polip, adenomyozis, yumurtlama bozuklukları ve bazı hormonal durumlar yoğun kanamanın nedenleri arasında olabilir. Bir de uzun süreli yoğun kanama demir eksikliğine ve kansızlığa yol açabilir. Yani konu yalnızca adet düzeni değildir.

Haberin Devamı

5-İlişki sırasında canım acıyor, neden?

İlişkinin ağrılı olması, kadının ömür boyu katlanması gereken bir durum değil. Vajinal kuruluk olabilir, enfeksiyon olabilir, pelvik taban kasları fazla kasılıyor olabilir. Endometriozis, menopozdaki hormonal değişiklikler veya başka jinekolojik sorunlar da ağrıya neden olabilir. Ağrının nerede olduğu da önemli. Girişte mi, daha derinde mi, ilişkinin başında mı, sonrasında mı? Bunların her biri bize farklı bir şey anlatabilir.

6-Vajinal akıntım normal mi?

Her akıntı enfeksiyon değildir. Vajinanın doğal bir salgısı vardır ve adet döngüsü boyunca bunun miktarı ve kıvamı değişebilir. Yumurtlama döneminde daha şeffaf ve kaygan olması son derece normal. Ama daha önce olmayan kötü bir koku, belirgin renk değişikliği, kaşıntı, yanma veya ağrı eşlik ediyorsa durum farklıdır. Kadının kendi normalini bilmesi burada çok önemli. Çünkü değişiklik olduğunda fark etmek kolaylaşır.

Haberin Devamı

7-Vajinam kötü kokuyor, enfeksiyon mu var?

Vajinanın kendine özgü bir kokusu vardır. Her kokuyu hastalık olarak düşünmemek gerekir. Ama daha önce olmayan belirgin bir koku ortaya çıktıysa ve buna akıntı, kaşıntı, yanma veya ağrı eşlik ediyorsa, enfeksiyon açısından değerlendirmek gerekir. Bir şeyi de özellikle söylemek isterim; vajinanın içini sabunlarla, parfümlü ürünlerle veya çeşitli temizleyicilerle yıkamak temizlik değildir. Vajinanın doğal dengesini bozabilir.

8-HPV pozitif çıktım, kanser miyim?

Hayır. HPV pozitif olmak kanser olduğunuz anlamına gelmez. HPV çok yaygın bir virüs. Enfeksiyonların önemli bir bölümü bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınabiliyor. Fakat bazı yüksek riskli HPV tipleri rahim ağzındaki hücresel değişikliklerle ilişkili olduğu için takip edilmesi gerekiyor. Burada korkudan çok takip önemli. HPV sonucunu görüp en kötü ihtimali düşünmek yerine, doktorunuzun önerdiği takip programına uymak gerekiyor.

Haberin Devamı

9-Smear sonucum bozuk çıktı, kanser miyim?

Hayır. Anormal smear sonucu ile kanser tanısı aynı şey değil. Smear, rahim ağzındaki hücresel değişiklikleri fark etmek için yapılan bir tarama testi. Sonuçta görülen değişikliğin derecesine göre tekrar test, HPV testi veya kolposkopi gibi başka değerlendirmeler gerekebilir. Bu nedenle raporda gördüğünüz bir kelimeyi internetten aratıp kendinize tanı koymayın. Sonuç, yaşınız, HPV durumunuz ve önceki testlerinizle birlikte değerlendirilir.

10-Spiral taktırdım, adetim neden değişti?

Spiralin türü burada önemli. Bakırlı spiral kanamayı artırabilir. Hormonlu spiral ise zaman içinde kanamayı azaltabilir; bazı kadınlarda adetler çok hafifleyebilir, hatta tamamen kesilebilir. Dolayısıyla spiral takıldıktan sonra adet düzeninizin değişmesi her zaman bir sorun olduğu anlamına gelmez. Fakat çok yoğun kanama, şiddetli ağrı veya alışılmadık bir değişiklik varsa kontrol edilmelidir.

11-Doğum kontrol hapı beni kısır yapar mı?

Hayır. Doğum kontrol hapı kullanırken yumurtlamanın baskılanması, yumurtalıkların kalıcı olarak zarar görmesi anlamına gelmez. Hap bırakıldığında doğurganlık çoğu kadında yeniden devam eder. Burada asıl mesele, size hangi doğum kontrol yönteminin uygun olduğu. Yaşınız, sağlık durumunuz, kullandığınız ilaçlar ve yaşam biçiminiz birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekir.

12-Ertesi gün hapını ne kadar sık kullanabilirim?

Ertesi gün hapı gibi acil korunma yöntemleri, adından da anlaşılacağı gibi acil durumlar için var. Korunmasız ilişkinin ardından gebelik riskini azaltmak için kullanılabilir. Adetin birkaç gün erken veya geç gelmesine neden olabilir. Ama bunu düzenli bir korunma yöntemine dönüştürmek yerine, sizin için uygun ve sürdürülebilir bir korunma yöntemi seçmek çok daha doğru. Yılda ikiyi geçmeyin derim.

13-Yumurtalık kistim var, kanser olabilir mi?

Ultrasonda ‘kist’ kelimesini görmek kadınları çok korkutuyor. Oysa yumurtalık kistlerinin büyük bölümü iyi huylu. Kistin büyüklüğü kadar içeriği, duvar yapısı, kanlanması, tek veya çift taraflı olması ve zaman içinde nasıl değiştiği de önemli. Yani yalnızca ‘kist var’ diyerek iyi huylu ya da kötü huylu demek mümkün değil. Ultrason bulgularının tamamına bakmak gerekiyor.

14-Myomum var, mutlaka ameliyat mı olacağım?

Hayır. Myom saptanması otomatik olarak ameliyat anlamına gelmez. Myomun nerede olduğu, büyüklüğü, kanama veya ağrı yapıp yapmadığı, çevre organlara baskı oluşturup oluşturmadığı ve gebelik planınız birlikte değerlendirilir. Hiç şikayet yaratmayan bir myom yalnızca takip edilebilir. Tedavi gerekip gerekmediğine myomun varlığından çok, sizin bedeninizde ne yaptığı karar verir. Ama kendi kendinize değerlendiremezsiniz, doktorunuz en doğru kararı verecektir.

15-AMH değerim düşük çıktı, anne olamayacak mıyım?

AMH önemli bir test ama geleceği tek başına söylemez. Daha çok yumurtalık rezervi hakkında bilgi verir. Bir kadının doğal yolla gebelik şansını yalnızca AMH sonucuna bakarak değerlendirmek doğru değildir. Yaş, yumurta kalitesi, yumurtlama, tüpler ve partnerin sperm durumu gibi pek çok faktör birlikte değerlendirilir.

-YARIN: EN ÇOK MERAK EDİLEN SORULARA DEVAM-

Sıradaki haber yükleniyor...
holder