İlk gece herkesin anlattığı gibi yaşanmayabilir. Hatta bazen insan tam da sevdiği, güvendiği, yanında huzurlu hissettiği kişiyle bile o anın içinde kasılıp kalabilir. Çünkü yakınlık sadece duygusal bir şey değildir; bedenin de kendini güvende hissetmesi gerekir. Ve beden bazen zihnin “Tamam” dediği yerde bile korkmaya devam edebilir.

KORKULAR BEDENE YERLEŞİR
Vajinismus da tam olarak böyle bir yerde ortaya çıkar. Kadının istememesiyle değil; istemesine rağmen bedeninin kendini korumaya almasıyla ilgili bir durumdur bu. İçeride büyüyen kaygı, yıllardır duyulan korkutucu hikayeler, ‘Ya acırsa’ düşüncesi, yanlış bilgiler, utanma duygusu… Hepsi fark edilmeden bedene yerleşir. Sonra o an geldiğinde kişi sadece heyecanlanmaz; bedeni de istemsizce kapanır. Ve o anda birçok kadın aynı şeyi hisseder; “Sorun bende galiba.”
VAJİNİSMUS BİR KUSUR DEĞİLDİR
Oysa mesele eksiklik değildir ve vajinismus da bir kusur değildir. Sağlık problemlerinden biri ve kesinlikle çaresi var. Sanıldığı kadar nadir yaşanan bir durum da değildir üstelik. Sadece insanlar konuşmadığı için herkes bunu tek başına yaşadığını zanneder.
İLK GECEYE YÜKLENEN ANLAM
Bir de ilk geceye yüklenen o büyük anlam var. Sanki her şey o gece kusursuz olmak zorundaymış gibi… Oysa iki insanın birbirine alışması, utanmadan yaklaşabilmesi, bedensel olarak da uyumlanabilmesi zaman isteyebilir. Her yakınlık hemen, kolayca, hiçbir kaygı olmadan başlamayabilir.
BASKI ARTIKÇA BEDEN DAHA ÇOK KASILIYOR
Bence kadın açısından en kırıcı ve zorlayıcı şeylerden biri de şu oluyor; kadın zaten korkmuşken bir de “Neden olmuyor?” baskısıyla karşılaşıyor. Halbuki baskı arttıkça beden daha çok kasılıyor. İnsan kendini güvende hissetmediği yerde gevşeyemiyor. Bu yüzden çözüm acele etmekte değil; yargılanmadan, sakin kalarak, birlikte ilerleyebilmekte.
‘RAHATLA GEÇER’ SÖYLEMİ
Çünkü vajinismus yalnızca fiziksel bir mesele değil. İçinde büyütülme biçimi, korkular, kaygılar, bazen ayıp sayılan şeyler, bazen de yıllarca konuşulmamış duygular var. Bu yüzden bir kadına “Rahatla geçer” demek çoğu zaman onu daha da yalnız hissettiriyor. İnsan zaten rahatlayabilse bunu yaşamıyor olurdu, değil mi?
ÇÖZÜMSÜZ BİR DURUM DEĞİL
Ama şunu bilmek önemli; bu çözümsüz bir durum değil. Öncelikle jinekolojik değerlendirme yapılması gerekir. Çünkü ağrıya ya da zorlanmaya neden olabilecek fiziksel durumların dışlanması çok önemlidir. Eğer muayenede fiziksel bir problem saptanmazsa, vajinismus cinsel terapi desteğiyle aşılabilen bir durumdur.
ERTELEMEMEK ÖNEMLİ
Ve burada ertelememek gerçekten önemli. Çünkü zaman geçtikçe korku büyüyebiliyor, kaygı derinleşebiliyor ve çiftin üzerindeki baskı artabiliyor. Oysa doğru destek alındığında süreç çoğu zaman düşünüldüğünden daha sağlıklı ilerliyor. Kişinin kendini suçlamadan, utanmadan yardım istemesi bu yüzden çok değerli.
DAHA GÜÇLÜ BAĞ KURULUYOR
Üstelik birçok çift, bu süreci atlattıktan sonra birbirine çok daha güçlü bağlanıyor. Çünkü bazen sevgi, her şeyin kolay olduğu yerde değil; birbirinin korkusunu incitmeden taşıyabildiğin yerde derinleşiyor.
İLK GECE HİÇBİR ŞEYİ BELİRLEMEZ!
Ve belki de en önemlisi şu; İlk gece hiçbir şeyi belirlemez. Bir kadının yeterliliğini de, bir ilişkinin gerçekliğini de, sevginin gücünü de… Yavaş ilerleyen bir süreç, yanlış ilerleyen bir süreç anlamına gelmez. Sonucun güzelliğine inanın ve o yola çıkın.
