Bir kız çocuğunun genital organının bir bölümü, çoğu zaman daha ne olduğunu anlayamayacak yaştayken kesiliyor. Sağlıklı bir bedene; bir hastalığı tedavi etmek için değil, gelenek, toplumsal baskı, bekâret anlayışı ya da kız çocuğunun cinselliğini kontrol etme düşüncesiyle müdahale ediliyor. Çocuklukta yapılan bu işlem, kadının ömrü boyunca taşıyacağı bir değişiklik yaratıyor.

CİDDİ KOMPLİKASYONLAR GÖRÜLEBİLİR
Buna yalnızca ‘tıbbi gerekliliği olmayan bir uygulama’ demek epey yetersiz kalır. Çünkü sağlıklı bir bedene zarar veren, geri dönüşü olmayan bir müdahaleden söz ediyoruz. Kadın sünnetinin kanama, enfeksiyon, idrar yapma güçlüğü, adet döneminde sorunlar, yara dokusu, cinsel ilişkide ağrı ve cinsel işlev sorunları gibi pek çok sonucu olabilir. Uygulamanın daha ağır biçimlerinde vajina girişinin daraltılması söz konusu olabilir. Gebelik ve doğum sırasında da ciddi komplikasyonların görülme riski artabilir.
DSÖ NE DİYOR?
Dünya Sağlık Örgütü, kadın sünnetinin hiçbir sağlık yararı olmadığını ve kısa ve uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirtiyor. Üstelik işlemi bir sağlık çalışanının yapması da bunu sağlık hizmetine dönüştürmez. Sağlıklı genital dokunun tıbbi bir neden olmaksızın kesilmesi, kimin yaptığına göre başka bir işlem haline gelmez. Dünya Sağlık Örgütü bu nedenle sağlık çalışanlarının kadın sünnetini gerçekleştirmemesi gerektiğini açıkça belirtiyor.
ARKASINDAKİ NEDEN NEDİR?
Kadın sünnetinin arkasında çoğu zaman kız çocuğunun bedenini ve cinselliğini denetlemeye yönelik toplumsal kabuller bulunuyor. Bazı toplumlarda evlilik için gerekli görülüyor, bazı yerlerde bekâretin korunmasıyla ilişkilendiriliyor. Aileler de çocuklarının toplum tarafından kabul görmesi ya da ileride evlenebilmesi için bunu yaptırabiliyor. Fakat bir kız çocuğunun bedenini değiştirmek, onun toplum tarafından kabul edilmesinin şartı haline getiriliyorsa, sorgulanması gereken çocuğun bedeni değil, o beklentidir.
BEDENE YÖNELİK İHLAL
Kadın hakları açısından mesele çok açık. Kadının kendi bedeni üzerindeki söz hakkı, yetişkin olduğunda kendisine bağışlanan bir ayrıcalık değildir. Çocuklukta bedenine yapılan müdahaleler de onun gelecekteki yaşamını ilgilendirir. Kadın sünneti, bu nedenle yalnızca sağlık sorunlarına yol açan bir uygulama olarak değil, kız çocuklarının ve kadınların bedensel bütünlüğüne yönelik bir ihlal olarak ele alınmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü de kadın sünnetini insan hakları ihlali olarak değerlendiriyor.
DOKUNULMAZ DEĞİL
Bir geleneğin uzun zamandır uygulanıyor olması, onu dokunulmaz yapmaz. Bir toplumun bunu doğru kabul etmesi de çocuğun bedenine zarar verilmesini haklı çıkarmaz. Üstelik kadın sünneti yalnızca çocuklukta yaşanan bir deneyim olarak kalmayabilir. Yıllar sonra cinsel ilişkide ağrı, cinsel işlev sorunları, doğumla ilgili komplikasyonlar ya da başka sağlık problemleriyle karşılaşan kadınlar olabiliyor. Bu kadınlara ‘neden izin verdin?’ diye sorulamayacağını özellikle hatırlamak gerekiyor. Çünkü karar onların hayatlarının çok erken bir döneminde, kendi iradelerinin dışında veriliyor.
YAPILMASI GEREKEN
Bugün yapılması gereken, o kadınları yargılamak değil; ihtiyaç duydukları sağlık hizmetini sunmak. Ve bu korkunç döngünün kırılmasını sağlamak elbette. Dünyanın neresinde olursa olsun bütün çocuklar bizim ve bütün kadınlar bedenleri üzerinde mutlak söz hakkına sahip; ya da olması gereken bu diyelim.
KOCA BİR MAALESEF
Kadın sünnetinin en yaygın olduğu bölgeler belirli Afrika ülkeleri olmakla birlikte Orta Doğu ve Asya’nın bazı bölgelerinde de görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü, uygulamanın yoğunlaştığı 30 ülkenin çoğunun Afrika’da olduğunu belirtiyor. Ama siz yine de çok uzaklarda olduğunu ve ülkemizde yaşanmadığını düşünmeyin. Koca bir maalesef. Türkiye bu uygulamanın yaygın görüldüğü ülkeler arasında değil evet. Ancak dünyada milyonlarca kız çocuğunun maruz kaldığı kadın sünneti, göç hareketleriyle birlikte uygulamanın yaygın olmadığı ülkelerin de sağlık ve kadın hakları gündemine giriyor. Bu nedenle Türkiye’de de konunun bilinmesi, sağlık çalışanlarının belirtileri tanıması ve kadın sünnetine maruz kalmış kadınların yargılanmadan sağlık hizmetine ulaşabilmesi önemli.
