“Hocam, menopozla homosisteinin ne ilgisi var?” diye soran çok oluyor. Haklısınız, ilk bakışta birbirinden tamamen farklı iki konu gibi görünüyor.

Menopozu sadece östrojen eksikliği olarak düşünürsek birçok ayrıntıyı kaçırırız. Çünkü bu dönem yalnızca hormonların değiştiği bir dönem değildir; damar sağlığından kemik yapısına, kas gücünden beyin fonksiyonlarına kadar bütün vücudun yeniden adapte olmaya çalıştığı bir süreçtir. İşte bu noktada homosistein dediğimiz değer de önem kazanabiliyor. Homosistein, vücudumuzda doğal olarak oluşan bir aminoasit. Aslında tek başına zararlı değil. Sorun, gerektiği gibi metabolize edilemediğinde başlıyor. Bunun için de B12 vitamini, folik asit ve B6 vitaminine ihtiyaç var. Bu vitaminlerden biri eksik olduğunda, homosistein yükselmeye başlayabiliyor.
HOMOSİSTEİN NEDEN ÖNEMLİ?
Peki bu neden önemli? Çünkü homosistein yükseldiğinde damarların iç yüzeyini olumsuz etkileyebiliyor. Beynimizi besleyen ince damarlar da bundan payını alabiliyor. Bunun sonucunda bazı kişilerde dikkat dağınıklığı, unutkanlık, zihinsel yavaşlama gibi yakınmalar daha belirgin hale gelebiliyor. Bilimsel çalışmalar da yüksek homosistein düzeylerinin bilişsel performansın azalması ve kalpdamar hastalıkları açısından risklerin artmasıyla bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Bu, ‘homosistein yüksekse mutlaka demans gelişecek’ anlamına gelmiyor elbette. Tıpta işler bu kadar siyah ya da beyaz değil. Ancak büyük resme baktığımızda, göz ardı edilmemesi gereken bir belirteç olduğunu söyleyebiliriz.

BEYİN SİSİ YAŞAYANLAR
Menopoz döneminde östrojen azalırken homosistein düzeylerinde de yükselme görülebiliyor. İşte bu nedenle özellikle beyin sisi yaşayan, unutkanlıktan yakınan, B12 eksikliği olan ya da kalp-damar hastalığı açısından risk taşıyan kadınlarda homosistein değerini de değerlendirmeyi tercih ediyorum. Çünkü bazen yalnızca hormonlara bakmak yetmez. Vücudun bize verdiği bütün ipuçlarını bir araya getirmek gerekir. Ve güzel tarafı şu; homosistein yüksek bulunduğunda çoğu zaman bunun nedenini araştırabiliyoruz. B12 eksikliği, folat eksikliği, beslenme alışkanlıkları, bazı ilaçlar ya da farklı sağlık sorunları tabloya katkıda bulunabiliyor. Nedene yönelik doğru yaklaşım planlandığında bu değeri iyileştirmek de çoğu zaman mümkün oluyor.
NEDEN DEĞİŞTİĞİNİ ANLAMAK
Ben hastalarıma her zaman şunu söylüyorum; laboratuvar sonuçları hastalığın kendisi değildir. Ama doğru yorumlandığında vücudun bize gönderdiği çok kıymetli mesajlardır. Homosistein de o mesajlardan biri olabilir. Önemli olan tek bir değere takılmak değil, o değerin neden değiştiğini anlayabilmektir. Bu yüzden menopoz değerlendirmesini yalnızca hormonlardan ibaret görmüyor, her kadının ihtiyacına göre daha geniş bir pencereden bakmayı tercih ediyorum.
