Doç. Dr. Gökçen ErdoğanPrezervatife dair kaygılar

HABERİ PAYLAŞ

Prezervatife dair kaygılar

Prezervatife dair kaygılar çoğu zaman açıkça söylenmez ancak kullanım kararını doğrudan etkiler. Klinik karşılaşmalarda görülen tablo nettir; bilgi vardır, hatta çoğu zaman doğrudur. Buna rağmen kullanım oranı beklenenin altındadır.

Prezervatife dair kaygılar

‘HİS KAYBI OLMAZ’

En sık dile getirilen gerekçe ‘hissi azaltır’ düşüncesidir. Bu algı özellikle erkekler arasında yaygındır. Oysa güncel ürün tasarımları (ince yapı, farklı yüzey dokuları, uygun boy seçenekleri) duyusal deneyimi koruyacak şekilde geliştirilmiştir. Sorun çoğu zaman ürünün kendisi değil, doğru boy ve tipin seçilmemesidir. Uygun boyut ve yeterli kayganlaştırma ile bu şikayet büyük ölçüde ortadan kalkar.

Haberin Devamı

‘BANA BİR ŞEY OLMAZ’

Bir diğer bariyer ise ‘bana bir şey olmaz’ yanılgısıdır. Düşük risk algısı, korunma davranışını zayıflatır. Oysa tek eşli olmayan her ilişkide, kişinin kendi geçmişinden bağımsız olarak, cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski vardır. Dünya Sağlık Örgütü verileri her gün dünya genelinde bir milyondan fazla yeni enfeksiyon geliştiğini gösterir.

‘HAZIR BULUNDURULMALI’

‘Güven’ de sık kullanılan bir gerekçedir. Partnerler arası yakınlık arttıkça prezervatifin bırakılması güvenin göstergesi gibi yorumlanır. Oysa güven, korunmayı dışlayan bir kavram değildir; iki tarafın sağlığını gözeten kararların toplamıdır. Kullanımın akışı böldüğü düşüncesi de davranışı etkiler. Bu durum pratikle çözülür. Önceden hazır bulundurmak, doğru ve hızlı uygulama alışkanlığı kazanmak bu algıyı ortadan kaldırır. Doğru kullanım öğrenilen bir beceridir. Dünya genelinde bir milyondan fazla yeni enfeksiyon geliştiğini gösterir.

NEDEN VAZGEÇİLMEMELİ?

Prezervatif, hem gebelikten korunmada hem de cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmada çift yönlü koruma sağlayan tek bariyer yöntemdir. Bağışıklık yetmezliği virüsü enfeksiyonu, papilloma virüsü enfeksiyonu, klamidya enfeksiyonu ve bel soğukluğu gibi enfeksiyonların bulaş riskini anlamlı biçimde azaltır. Aynı zamanda planlanmamış gebeliklerin önlenmesinde yüksek etkilidir.

‘KORUYUCULUĞUN TEMELİ’

Haberin Devamı

Belirleyici olan doğru ve düzenli kullanımdır. İlişki başlamadan önce takılması, her temas için yeni prezervatif kullanılması, uygun kayganlaştırıcı seçimi ve sonrasında dikkatli çıkarılması. Basit görünen bu adımlar, koruyuculuğun temelini oluşturur. Sonuç olarak, prezervatiften kaçınma çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil; algı ve alışkanlıklardan beslenir. Bu bariyerler doğru bilgi ve pratikle aşılabilir. Mesele yalnızca korunmak değil; sağlığı sürdürülebilir kılacak bir standardı benimsemektir.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder