Dün cinsel uyarılmanın her zaman vajinal ıslanmayla aynı anda ortaya çıkmadığını, zihnin ve bedenin bazen farklı tepkiler verebildiğini konuşmuştuk. Bir de bunun devamı sayılabilecek başka bir konu var. Emin olun sandığınızdan çok daha yaygın.
Danışan ve hastalarımdan sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Hocam orgazmdan sonra eşimin bana dokunmasını istemiyorum. Onu çok seviyorum ama o an gerçekten uzaklaşmak istiyorum. Acaba normal mi? Bir de bunu yanlış anlayacak diye çok korkuyorum.” Aslında bu durumun bilimsel bir açıklaması var. “Postorgazmik dokunma hassasiyeti” dediğimiz tabloda, özellikle klitoris ve çevresindeki sinir uçları orgazmın ardından kısa bir süre için çok daha hassas hale gelir. Bu yüzden normalde hoş gelen en hafif temas bile o anda rahatsız edici, hatta bazen ağrılı hissedilebilir.
TOPARLANMA MOLASI
Üstelik bu hassasiyet sadece genital bölgeyle sınırlı kalmayabilir. Bazı kadınlar birkaç dakika boyunca sarılmak, öpülmek ya da herhangi bir fiziksel temas istemeyebilir. Bu, partnerini sevmediği ya da ondan uzaklaşmak istediği anlamına gelmez. Tam tersine, beden yoğun bir uyarılmanın ardından kendine küçük bir toparlanma aralığı istiyordur
YA BENİ YANLIŞ ANLARSA
Kadınların en büyük kaygısı ise çoğu zaman bu hissin kendisi değil, partnerlerinin bunu yanlış yorumlayacak olmasıdır. “Beni artık istemiyor, benden uzaklaştı, bana karşı bir şey hissetmiyor” diye düşünmesinden çekinirler. Oysa çoğu zaman ortada ilişkiyle ilgili bir problem değil, tamamen fizyolojik bir yanıt vardır
İLETİŞİMİN ÖNEMİ
Her kadının bedeni farklıdır. Kimisi birkaç saniye sonra yeniden yakınlaşmak ister, kimisinin daha fazla zamana ihtiyacı olur. İşte bu yüzden cinsellikte en önemli şeylerden biri iletişimdir. Zaman istemek ve kendini anlatmak ilişkiyi zedelemez, aksine yanlış anlaşılmaların önüne geçer. Ve bu, “Erkeklerin sırt dönüp horlamasından daha az can sıkıcı” dersem aksini iddia eden olmaz sanırım.
EĞER ÇOK ŞİDDETLİYSE
Ancak eğer orgazm sonrasında yaşanan hassasiyet çok şiddetliyse, uzun sürüyorsa, ağrıya dönüşüyorsa ya da cinsel yaşamınızı olumsuz etkiliyorsa bunu görmezden gelmeyin. Böyle durumlarda önce ayrıntılı bir jinekolojik muayene yapılmalı, fiziksel bir neden saptanmadığında ise cinsel terapi desteğiyle hem bedenin verdiği yanıt hem de çiftin iletişimi birlikte değerlendirilmelidir
