Yıllardır takip ettiğim bir hastamın, “Hocam, bu ilaç geçen yıl yoktu, o yüzden biraz çekiniyorum” demesini çok iyi anlıyorum. Çünkü yeni olan, çoğu zaman bilinmeyen gibi hissedilir. Bilinmeyen de doğal olarak kaygı yaratır.
‘YENİ’ASLINDA YILLARIN EMEĞİ'
Oysa tıpta "yeni" dediğimiz şeylerin büyük bölümü aslında yılların emeğidir. Bir ilacın, bir aşının, bir cerrahi tekniğin ya da farklı bir tedavi yaklaşımının bugün kullanılmaya başlanması; onun birkaç ay önce keşfedildiği anlamına gelmez. Laboratuvarlarda başlayan çalışmalar, deneysel araştırmalar, güvenlik analizleri, etkinlik değerlendirmeleri, farklı merkezlerde yapılan klinik çalışmalar, binlerce gönüllünün katıldığı uzun araştırma süreçleri... Bazen on yılı aşan bir yolculuğun sonunda o yöntem artık hastalar için kullanılabilir hale gelir. Yani biz onu bugün görüyoruz; bilim ise onun üzerinde çok uzun zamandır çalışıyordur.
İYİ HEKİMLİK
Biz hekimlerin sorumluluğu da tam burada başlar. Mezun olduğumuz gün öğrendiklerimizle yıllarca çalışamayız. Bilimsel yayınları takip eder, ulusal ve uluslararası kılavuzları inceler, kongrelere katılır, yeni verileri değerlendirir, hangi gelişmenin gerçekten hastaya fayda sağladığını sorgularız. Çünkü iyi hekimlik yalnızca deneyim değildir; deneyimin güncel bilimle birlikte yürüyebilmesidir. Bu nedenle size önerilen yeni bir tedavi, yalnızca "yeni" olduğu için değil; yıllar süren bilimsel değerlendirmelerin ardından güvenilir ve etkili bulunduğu için karşınıza gelir
İZLENMEYE DEVAM EDİLİR
Üstelik süreç bununla da bitmez. Bir tedavi günlük pratiğe girdikten sonra da izlenmeye devam edilir. Gerçek yaşam verileri toplanır, yeni çalışmalar yayımlanır, hangi hastada daha fazla yarar sağladığı, hangi dozun daha etkili olduğu, hangi durumlarda tercih edilmesi gerektiği yeniden yeniden değerlendirilir. Bilim, "Tamam, artık öğrendik" diyerek durmaz; her yeni bilgi, bir sonrakinin kapısını açar. Bu yüzden bugün uyguladığımız tedaviler, beş yıl önce uyguladıklarımızdan farklı olabilir. Gelecek yıl da bugün bildiklerimizden daha fazlasını biliyor olacağız. Bu bir çelişki değil; bilimin en güçlü tarafıdır. Çünkü bilim, kendini sürekli güncelleyebildiği için güvenilirdir.
EN ÖNEMLİ UNSUR
Elbette her tedavi herkese uygun değildir. Her ilaç her hastada kullanılmaz. Her cerrahi yöntem her kişi için doğru seçenek olmayabilir. İşte bu noktada en önemli unsur, sizi tanıyan, hastalığınızı bilen ve bilimsel gelişmeleri yakından takip eden hekiminizin değerlendirmesidir. Bilim değişir, gelişir, büyür, ilerler. Biz de o değişimi yakından izler, her yeni bilgiyi süzgeçten geçirir ve sizin için en doğru zamanda, en doğru şekilde kullanmaya çalışırız
