Kadın bedeni, kendi içinde mükemmel bir denge sistemine sahip. Vajina da bu sistemin en hassas ama en güçlü parçası. Kimi zaman “temizlik” uğruna yaptıklarımız, aslında bu mucizevi ekosistemi bozabiliyor. Oysa korunması gereken şey temizlik değil, denge.
Vajina, aslında kendi savunma sistemine sahip mucizevi bir ekosistemdir. İçinde çoğunluğu Lactobacillus adı verilen iyi huylu bakteriler yaşar. Bu bakteriler, vajinanın pH değerini asidik tutarak zararlı mikroorganizmaların çoğalmasını engeller. Ancak antibiyotik kullanımı, aşırı temizlik takıntısı, stres, regl dönemi, hatta partner değişimi bile bu dengeyi bozabilir. Yani bazen “çok temiz olmak” bile vajinanın doğal dengesini bozan en büyük hata olabilir.
DENGE BOZULDUĞUNDA NE OLUR
Vajinal flora bozulduğunda ilk sinyali vücut verir: m Koku, m Artmış veya renk değiştiren akıntı, m Yanma, batma, kaşıntı hissi... En sık görülen sorunlar mantar enfeksiyonu ve bakteriyel vajinozdur. Bu enfeksiyonlar yalnızca rahatsızlık vermez; sık tekrarlarsa, rahim ağzı ve tüplerin sağlığını da etkileyebilir. Uzun vadede doğurganlık, cinsel konfor ve özgüveni bile sarsabilir. Yani küçücük bir dengesizlik, sandığımızdan çok daha büyük bir zincirleme etkiye yol açabilir. Dolayısıyla sinyalleri hafife almamak gerek
VAJİNAL FLORAYI KORUMAK İÇİN NELER YAPILMALI?
Korunmak, tedavi etmekten çok daha kolay. m Pamuklu iç çamaşırları tercih edin; sentetik kumaşlar nemi hapseder. m Vajinal duş yapmayın. Vajina kendini temizleyen bir organdır. m Antibiyotikleri sadece doktor önerisiyle kullanın. m Probiyotik içeren gıdalar (yoğurt, kefir vb.) ve gerektiğinde vajinal probiyotikler dengeyi destekler. m Ve en önemlisi: “geçer” diyerek ertelemek, küçük bir dengesizliği büyük bir soruna çevirebilir.
Vajina temizlikle değil, dengeyle sağlıklıdır. Kokusuz sabunlar, pH dengeli ürünler, probiyotik destekler... Hepsi bir yana; en önemli adım, vajinanın “kendi doğasını” korumasına izin vermektir. İntim jellerin doğru seçilmesi de işte bu aşamada ekstra önem kazanıyor.
