Doç. Dr. Gökçen ErdoğanVajinismusu derinleştiren yanlışlar

HABERİ PAYLAŞ

Vajinismusu derinleştiren yanlışlar

Vajinismusu derinleştiren yanlışlar

Bugün size vajinismus tedavisinde durumu çıkmaza sokan örnek birkaç durumdan bahsetmek istiyorum.

TEK BOYUTLU YAKLAŞIM

29 yaşında, iki yıllık evli bir kadın vajinismus şikayetiyle başvurmuştu. Daha önceki tedavi sürecinde sorunun tamamen psikolojik olduğu söylenmiş, herhangi bir jinekolojik değerlendirme yapılmadan gevşeme çalışmaları ve telkin verilmişti. Bedensel tepkiler dikkate alınmadığı için her deneme başarısızlık duygusunu artırmış, zamanla hasta kendini yetersiz hissetmeye başlamıştı. Kaygı yükseldikçe vajinal kasılma refleksi güçlenmiş, eşle ilişki gerilmişti. Tek boyutlu yaklaşım, sorunu hafifletmek yerine derinleştirmişti. Nitekim jinekolojik muayene işleri değiştirdi.

Haberin Devamı

Vajinismusu derinleştiren yanlışlar

ZORLAYICI UYGULAMALAR

34 yaşında bir başka kadın, önceki tedavi sürecinde ağrıya rağmen zorlanması gerektiğinin söylendiğini ifade ediyordu. Penetrasyon denemeleri sırasında yaşadığı ağrı normalleştirilmiş, bunun tedavinin bir parçası olduğu belirtilmişti. Zamanla bedeni tehdit altında hissetmeye başlamış, jinekolojik muayeneden kaçınır hale gelmişti. Vajinismusa panik belirtileri ve cinsel isteksizlik eklenmişti. Zorlayıcı uygulamalar, refleks kasılmayı azaltmak yerine daha kalıcı hale getirmişti.

KADINI MERKEZDEN ÇIKARAN YAKLAŞIM

26 yaşında evli bir kadın ise tedavi sürecinde esas olarak eşine odaklanıldığını, kendisinin pasif bir konumda kaldığını aktarıyordu. Süreç boyunca ne bedenini tanıma ne de kontrol hissi geliştirme fırsatı bulmuştu. Tedavi onun için soyut ve yabancı bir hale gelmiş, motivasyonu azalmıştı. Kendi bedeniyle ilişki kuramadığı için ilerleme sağlanamamış, süreç yarım bırakılmıştı. Vajinismus tedavisinde kadını merkezden çıkaran yaklaşımlar, sorunun çözümünü geciktirir.

Vajinismusu derinleştiren yanlışlar

DOĞRU TEŞHİS TEDAVİNİN TEMELİ

Vajinismusta doğru teşhis, tedavinin temelini oluşturur. Sorunun yalnızca psikolojik ya da yalnızca bedensel olarak ele alınması, tedaviyi eksik ve etkisiz kılar. Doğru değerlendirme; bedenin tepkilerini, öğrenilmiş refleksleri, duygusal süreçleri ve çift dinamiklerini birlikte ele almayı gerektirir. Uygun yöntemlerle, zorlamadan ve kadını sürecin merkezine alarak yürütülen tedaviler, hem iyileşme süresini kısaltır hem de kalıcı sonuçlar sağlar. Yanlış uygulamalar ise sorunu çözmek yerine derinleştirir ve tedaviye olan güveni zedeler.

Haberin Devamı
Sıradaki haber yükleniyor...
holder