Bitki çayı içtim, hemen iyileşirim diye bir şey yok

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bir kaşık zerdeçal, üstüne bir tutam zencefil, bir limon... 

Bu yazıyı okuyup, akşam bunları balla karıştırıp içmeniz corona virüse yakalanmanızı engellemeyecek.

Ancak bunları iki aydır, bir yıldır alıyor olsaydınız sağlığınız daha iyi, immün sisteminiz daha güçlü olurdu.

Doğal beslenmenin sağlığımıza etkisi böyle işte... 

"Gece gündüz hamur işlerini yiyeyim, tatlıları yiyip kolaları içeyim, cipsler kızartmalar eksik olmasın, gece yarılarına kadar oturup uykumu alamayayım, ondan sonra ben bu çörek otu kürüyle bir haftada sağlığıma kavuşayım. Zerdeçal yiyerek 3 günde romatizmam bitsin, zencefil çayı içerek 4 günde iki beden inceleyim. Isırganlı suyla 5 günde dökülen bütün saçlarım çıksın..."

Hiçbiri olmayacak...

Bitkisel kürler etkisini uzun vadede gösterir

Vücudumuz hep iyileşmeye programlı. Ama alışkanlıklarımızı doğru seçersek. 

Doğada, bitkilerde zaten var olan, hep bahsettiğimiz vitaminler, mineraller, faydalı bileşenler uzun süre ve düzenli kullanıldığında etki gösterir. 

Eğer vücudunuzda bir eksiklik ya da fazlalık varsa doktorunuzun karar vereceği destekleri alabilir; bariz bir eksiklik yoksa beslenme alışkanlıklarınızı, günlük yaşam şeklinizi değiştirerek daha sağlıklı olabilirsiniz. 

Doğal ve sağlıklı beslenmeyi, günlük sporunuzu, güzel bir uykuyu, arkadaşlarınızla keyifli bir sohbeti ve meditasyonu ilerleyen yaşlarınızda da sağlıklı olabilmek için şimdiden ödediğiniz, üstelik de, öderken keyif aldığınız sigorta primleri gibi düşünün. 

Bitkisel kürlerle yapılan klinik çalışmalar hep uzun vadelidir. Faydasını bildiğimiz bitkilerin 'çok ekstrem örnekler dışında', büyük bölümü, en az 1 aylık kullanımla gerçek kalıcı etkisini göstermeye başlar.

Muhakkak eczaneden almak gerek

"Sınavdan önce bir hafta boyunca lavanta kokladım, sınavda başarı oranım yükselir mi?"

Yükselmez.

Doğanın bize sunduğu bu nimetleri, hastalandığımızda doktorumuzun verdiği ilaçlar gibi, ihtiyacımız olduğunda sarılacağımız can simitleri olarak değil, günlük yaşamımızın bir parçası olarak hayatımızın içine soktuğumuzda, gerçekten, sağlıklı bir ömür yolunda en büyük adımı atmış olacağız.

Bitkilerin içerisindeki faydalı maddeler uzun tecrübeler ve klinik çalışmalarla tedavi edici ekstraktlar haline getiriliyor. Bu özler, eczacıların liderliğinde bilimsel ekipler tarafından standardize ediliyor. Yani her bir gramındaki etkili madde aynı oranda etki gösteriyor

Fitoterapotik ekstraktlarda standart dozu alabilmek, doktorun reçetesi için çok önemli. Bu sebeple 'bitkilerle tedavi' dediğimiz fitoterapi ürünlerini muhakkak eczaneden almak gerek. 

Besinlerinizi güvendiğiniz yerden alın

Biz kendi çabamızla, yaşam alışkanlıklarımızı değiştirip sağlıklı beslenme yolunda ilerlemeyi kafamıza koyduysak, satın alacağımız ya da kendi bahçemizde yetiştirmeyi düşündüğümüz bitkileri, sebzelerin en doğalını, ilaçsız olanını, suni gübre kullanılmayanını ve mevsiminde yetişmiş olanını tercih edeceğiz. Bu şekilde sağlıklı yaşam mümkün. İnternet sayesinde kolaylıkla ulaşabildiğimiz her mecrada bulabileceğiniz, doktorların, eczacıların diyetisyenlerin önerdiği tariflerle doğal ürünleri kullanarak birçok sağlıklı reçete hazırlayabilirsiniz. Ancak, bitki çayınıza katmak için aldığımız ıhlamur yan bahçede ilaçlanan elmaların böcek ilaçlarından etkilenmişse, C vitamini almak için yediğimiz çileğin toprağı dikim yapılmadan önce zehir diye tarif ettiğimiz kimyasal maddeyle hazırlanmışsa, sağlıklı olmak için yiyeceğimiz salataya koyacağımız domateste salatalıkta zararlı kimyasal katkılar varsa, bunların bize faydadan çok zarar vereceğini unutmadan hareket etmek gerek. Bu sebeple besinlerinizi güvendiğiniz yerden alın. 

Corona virüse karşı doğal öneriler

Geçen hafta sohbetini yaptığımız corona mevzuunda doğal öneriler konusuna gelirsek...

Bir yemek kaşığı taze rendelenmiş zencefil, bir orta boy limon rendesi, bir çorba kaşığı kekik, bir çorba kaşığı sumak, iki yemek kaşığı "bulabilirseniz" kekik balı. Bu tarif, benim aileme hazırladığım koruyucu çayın tarifi. Bütün bu içerikleri karıştırıp bir akşam buzdolabında bekletin. Ertesi gün ister soğuk suyla, bir soğuk içecek içer gibi sulandırarak için. İsterseniz de 50 derecenin altındaki ılık bir suyla çay içer gibi için. Pandemi başlangıcından beri bu çayı içiyoruz. Ancak hastalanmama sebebimiz sadece bu çay değil elbette. 

Bu tariflerin hiçbiri sizi 2-3 günde sağlıklı yapmaz ama...

Bir başka vazgeçemediğim reçetem; limon suyu, dövülmüş sarımsak, sızma zeytinyağı zerdeçal ve kekik. Bu karışımı da neredeyse tüm yemek ve salatalara sos olarak koyuyoruz. 

Sonuncu önerim, immün sos adını verdiğim; çörekotu, zerdeçal, karabiber ve tahin karışımı. Ağız tadınıza göre biraz sarımsak ya da limonla harika bir sos elde edebilirsiniz. Ayrıca, yumurtayla çırparak nefis bir omlet yapabilir, çorbanızın içinde sağlıklı bir lezzetlendirici, patates salatasında fark yaratan sağlıklı bir katkı olarak kullanabilirsiniz. 

Bu tariflerin hiçbiri sizleri 2-3 günde sağlıklı yapmayacak. 

Bunlar ve bunlar gibi, sizlerle paylaşacağım birçok tarifi sofralarımıza rutin olarak eklememiz, yaşam şeklimizi doğaya bakacak şekilde yeniden değerlendirmemiz, sağlıklı ve uzun bir ömrün kapılarını açacak. 

Sonuç olarak, 1 yıldır hayatımızda olan virüsten korunmak için, maskemizi takıyoruz, mesafelere dikkat edip kalabalık ortamlara girmiyoruz, doktorumuzun tavsiye ettiği başta D ve C vitaminlerimizi alıyoruz ve belki de en önemlisi, bundan sonra doğru ve doğal beslenip doğru yaşıyoruz. 

Deprem felaketinde yakınlarını kaybetmiş, yara almış, evini kaybetmiş bütün İzmirli dostlarıma geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ölenlere Allahtan rahmet diliyorum. Bize bir daha büyük felaketler yaşatmasın. 

Sağlık pahabiçilmezdir 

alper@dralperdolenmen.com

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder