Sağlığımızın kontrolünü elimize alalım

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sevgili dostlar, 

Geçtiğimiz yazımızda, özetle de olsa, vücudumuzu tazelemek için nasıl beslenmemiz gerektiğinden bahsetmiştik. 

Normal şartlar altında bu plan; şeker hastalığı, yüksek tansiyonu olmayan dostlarımız için uygundur. Eğer bir hastalığınız varsa mutlaka doktorunuza danışmanızı öneririm. 

Öncelikle konuştuğumuz beslenme şekli bir zayıflama diyeti değildir. Özellikle kronik inflamatuar hastalıkların tedavisinde kullandığımız bir destek diyetidir. Bu süreçte 7 saat uykumuza, meditasyonumuza ve en az 20 dakika sporumuza dikkat edeceğiz. Gereksiz antibiyotiklerle, gluten içerikli gıdalarla, lüzumundan fazla aldığımız şekerle, çevre kirliliğiyle, GDO'lu gıdalarla, aşırı stresle fonksiyonunu ve hafızasını bozduğumuz mikrobiyotamızı resetleyip sağlığımızın iplerini yeniden elimize alacağız. 

Size 10 günde, 10 kilo verdirmeyi taahhüt eden kişilerden uzak durun. Kilo vermek sağlıklı, hızlı kilo vermek tehlikelidir. Ancak bu şekilde sağlıklı beslendiğinizde vücudunuz için normal kilolara yaklaştığınızı da göreceksiniz. 

Bu beslenme şeklinin süresi en az 21 gün. Buna eliminasyon diyeti diyoruz. Mikrobiyotamıza zarar veren alışkanlıklarımızı elimine edeceğiz, düzelteceğiz. Mikrobiyotamızı düzenleyeceğiz. 

Peki nedir bu mikrobiyota? 

Mitrobiyota vücumuzda, bağırsaklarımızda yaşayan ve beslenmemizi ve birçok vücut fonksiyonunu düzenleyen 3 kiloluk bir bakteri topluluğudur. İştahımız, sırt ağrımız, canımızın pirzola çekmesi, ishal, kabızlık hatta mutluluğumuz dahi mikrobiyotamızın sağlığına bağlıdır. Mikrobiyotamızdaki dost bakterilerin sayısını artıracağız. (Size doktorunuzun gereksiz yere antibiyotik vermek istememesinin sebebi bu) 

Şimdi, sağlıklı bir mikrobiyota için 21 günlük bu beslenme planında neleri yiyip neleri yemeyeceğimizden bahsedelim. 

Yemeyelim

  1. Şeker. 
  2. Gluten içeren tahıllar (buğday, arpa, çavdar) 
  3. Süt ve süt ürünleri
  4. İşlenmiş etler (şarküteri ürünleri) 
  5. Yumurta
  6. Deniz ürünleri (balık hariç) 
  7. Mısır
  8. Sığır eti
  9. Soya ürünleri 
  10. Alkol, çikolata
  11. Fıstık
  12. Domates, biber, patlıcan, patates (Gece gölgesi sebzeleri)

Önem sırasına göre ilk 3 maddedeki gıdaları kesinlikle, diğer maddelerdeki gıdaları da mümkün olduğunca yemeyeceğiz. 

Özellikle dikkat

  • Beyaz undan yapılmış ekmek, 
  • Her çeşit tatlı
  • Hamurişleri
  • Süt ürünleri
  • Özellikle olgun peynirler
  • Sucuk, salam, sosis 
  • Kızartmalar

Ne yiyelim?

  • Sebzeler (gece gölgesi sebzeleri hariç) organik, doğal)
  • Meyveler, organik, doğal
  • Bakliyatlar (soya hariç) 
  • Çiğ kuruyemişler (Ceviz, badem, fındık)
  • Tohumlar ve glutensiz unlar (karabuğday, kinoa, chia) 
  • Pirinç 
  • Yağsız kuzu eti (Sadece sütle beslenmiş olan kuzuların eti)
  • Balık (yüzey balıkları) 
  • Tavuk, hindi (organik) 
  • Kaliteli yağlar (Sade yağ, zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı) 
  • Her çeşit baharat ( Özellikle zerdeçal, kekik, sumak)
  • Yeşil çay, bitki çayları (az miktarda ve açık siyah çay içilebilir) 

Nasıl yiyelim?

  • Sebze çorbaları, 
  • Etsuyu çorbaları, 
  • Paça suyu (4-6 saat kaynatılması yeterli), 
  • Salatalar, 
  • Turşular, 
  • Sirke, 
  • Izgara, haşlama, buğulama, et, tavuk, balık
  • Yumurta yemeyi çok istiyorsak sade yağda yiyelim
  • Sebzeleri zeytinyağlı, sote ya da ızgara yiyebiliriz
  • Bakliyatları mutlaka bir gece önceden ıslatalım
  • Meyveler bir porsiyon(avuç içi kadar) 
  • Yeşil çay (mümkünse günde 3-4 fincanı geçmeyelim) 
  • Kahve arada içebiliriz, Türk kahvesi ya da filtre kahve. 
  • Çiğ kuruyemişler (bir avuç içi) 

Yöntem

16 saatlik açlık seanslarından ve temelde iki öğün beslenmekten bahsetmiştik. 

Bu iki öğünde de mümkün oldukça bağırsaklarımızı yormayacak, allerjik reaksiyonlara sebep olmayan, gluten, şeker ve kazein gibi bağırsak geçirgenliğine sebep olan, inflamasyonun temel sebepleri olan gıdalardan uzak durmaya gayret edeceğiz. 

Saat 12.00 de ilk öğünümüzde, iki seçeneğimiz var: Birinci tercih olarak erken öğlen yemeği gibi; çorba, salata, ev turşusu ve ızgara sebze yanında, yine ızgara et, tavuk ya da balık çeşitlerinden birini yiyoruz. Ya da geç kahvaltı tarzında; (kendimizi şımartma öğünü) sade yağda pişirilmiş iki yumurta, yanında ince bir dilim karabuğday, mısır ya da kosova ekmeği, bir tatlı kaşığı bal, zeytin, yanında yeşil çay. 

İkindi (16.00) öğünümüz çok basit, kan şekerimizi ve enerjimizi toparlamaya yönelik. Bir porsiyon meyve tabağı, mürdüm eriği, hindistan cevizi, avokado, muz, badem. (Hepsi bir arada değil elbette) 

En geç akşam 20.00 gibi de akşam yemeğimizi, yine güzel bir çorba, turşu, şalgam suyu, mutlaka bir çeşit zeytinyağlı sebze yemeği, ızgara tavuk ya da balık, bir çeşit baklagil yemeği veya bulgur ya da karabuğday pilavı ile tamamlayacağız. Çiğ salatanın sindirimi bir miktar daha geç olacağından akşam yemeğinde sote ya da ızgara sebzeyi tercih edeceğiz.

21 gün, arada vücudumuzu şaşırtarak( sabah bir kahvaltı ekleyebiliriz) bu beslenme alışkanlığını içeriklerini yukarıda saydığımız çeşitlerle değiştirerek devam ettireceğiz. 

Bu konuda fonksiyonel tıp bakış açısına sahip diyetisyeninizden de destek alabilirsiniz. 

Yukarıdaki besinler ile vücudumuzun tüm ihtiyaçlarını karşılayacağız. Ancak bu süreçte, B12, D vitamini ve Omega 3 takviyelerini öneriyorum. Elbette takviyelerin kalitesi çok önemli. Biyoyararlanımı en iyi olan, lipozomal teknoloji ile üretilmiş ürünleri alacağız. 

Bu üç haftalık sürenin sonunda hekiminiz sonuçlarınızı değerlendirecek, diyetin uzatılıp uzatılmamasına, ya da hangi gıdaların eklenip çıkarılacağına karar verecek. 

Ancak minimum üç hafta yapacağınız bu diyetten sonra mikrobiyotanızın daha sağlıklı hale gelip sizi sağlığınıza daha çok yaklaştırdığını göreceksiniz. 

Sağlığımız bozulmadan iplerini elimize alacağız. 

Sağlık paha biçilmezdir. 

Sorularınız için: info@dralperdolenmen.com

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder