Alışveriş sepetinizde bulunması gereken 100 yiyecek

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İşte ihtiyacınız olabilecek tek mutfak alışveriş listesi. Mutfağınıza yalnızca en sağlıklı yiyeceklerin girmesi için tarım ürünlerinden tatlılara kadar her şeyi ele aldım...


  1. Taze ürünler Ağaçta yetişen meyveler (elma, armut)
  2. Turunçgiller (portakal, limon)
  3. Sert çekirdekli meyveler (şeftali, erik, kayısı, kiraz, mandalina)
  4. Muz
  5. Üzüm
  6. Kavun
  7. Yeşiller (marul, roka, göbek salata, lahana, kara lahana, turp yaprağı, hardal yaprağı, pazı)
  8. Bebek havuç
  9. Kereviz
  10. Avokado
  11. Patates
  12. Dondurulmuş Kırmızı meyveler: Çilek, yaban mersini, ahududu, kızılcık, böğürtlen.
  13. Dondurulmuş sebzeler: Biber, kıvırcık lahana, kuşkonmaz, karnabahar, soğan, ıspanak, brokoli, bezelye, taze fasulye, mısır, yeşil kabak.
  14. Deniz Ürünleri / Etler
  15. Hindi kıyması
  16. Hamburger köftesi (bonfile)
  17. Biftek
  18. Kuzu pirzola
  19. Yağsız dana kıyması
  20. Tavuk (derisiz but, göğüs ve bütün tavuk)
  21. Balık: Somon, morina, alabalık
  22. Karides (dondurulmuş)
  23. Önceden pişirilmiş, çeşnili hazır dana veya tavuk dilimleri (Dondurulmuş gıda bölümünde)
  24. Taze, dilimlenmiş et (nitrit veya nitrik asit içermeyen) hindi, jambon, tavuk, rozbif)
  25. Somon, ton balığı, tavuk (konserve veya pakette)
  26. Konserve / kavanoz
  27. Konserve fasulyeler (kuru fasulye, barbunya, börülce, Meksika fasulyesi)
  28. Konserve domates (domates sosu ve domates püresi tuzsuz) 27. Düşük sodyumlu salsa sosu
  29. Konserve enginar
  30. Konserve mantar
  31. Düşük sodyumlu tavuk suyu
  32. Doğal fıstık ezmesi
  33. Reçel: ahududu, çilek, yaban mersini, böğürtlen, kayısı (yapay tatlandırıcı içermeyen, doğal)
  34. Salatalık turşusu
  35. Pancar turşusu
  36. Düşük sodyumlu lahana turşusu
  37. Sardalya
  38. Ançuez
  39. Zeytin (kalamata)
  40. Meze/ Peynir / Süt ürünleri
  41. Yumurta
  42. Süzme yoğurt
  43. Süt (yüzde 2 organik / badem / soya sütü)
  44. Tereyağı
  45. Peynir: Yarım yağlı mozarella, çedar, parmesan, beyaz peynir, lor peyniri, dil peyniri
  46. Humus Makarna / Tahıl ürünleri ve kahvaltılık gevrekler
  47. Kinoa
  48. Mikrodalgada pişirilebilir yulaf ezmesi
  49. Mikrodalgada pişirilebilir esmer pirinç
  50. Tam tahıllı gevrekler
  51. Yüzde 100 tam tahıllı makarna
  52. Yüzde 100 tam buğday veya yüzde 100 tam tahıllı ekmek, pide, İngiliz usulü muffin, simit, sandviç ekmeği.
  53. Yüzde 100 tam tahıllı un
  54. Yüzde 100 tam tahıllı tortilla ekmeği
  55. Yüzde 100 tam tahıllı galeta
  56. Mısır unundan hazırlanan polenta
  57. Tam tahıllı esmer pirinç patlağı
  58. Yüzde 100 tam buğday hazır pizza hamuru
  59. Yüzde 100 tam buğday waffle Fasulye ve soya
  60. Edamame (yeşil soya fasulyesi, dondurulmuş veya kurutulmuş)
  61. Tofu, soya sütü, soya unu
  62. Nohut
  63. Mercimek
  64. Soya fasulyesiyle yapılan hamburger köftesi
  65. Soya fasulyesinden yapılan sosis
  66. Çeşni / Baharat / Bitki / Sos ve yağlar
  67. Hardal
  68. Şişe yağlar (zeytinyağı, kanola yağı, keten yağı)
  69. Vejetaryen mayonez
  70. Zencefil
  71. Chia çekirdeği
  72. Tane karabiber
  73. Agave nektar
  74. Tarçın, Hindistan cevizi, karanfil, zencefil
  75. Esmer şeker
  76. Bal
  77. Kırmızı biber
  78. Köri
  79. Acı sos
  80. Kırmızı pul biber
  81. Balzamik sirke
  82. Deniz tuzu
  83. Sirke (malt sirkesi, elma, üzüm sirkesi)
  84. Düşük sodyumlu soya sosu
  85. Fransız bitkileri (biberiye, mercanköşk, kekik, zahter)
  86. İtalyan sosu (sarımsak, mercanköşk, kekik, biberiye, zahter, adaçayı, keklikotu, fesleğen)
  87. Çerez / Tatlı / Atıştırmalıklar
  88. Kuruyemişler (badem, ceviz, brezilya fındığı, fıstık)
  89. Çekirdekler (ay çekirdeği, kabak çekirdeği)
  90. Kuru meyveler (kuru üzüm, kuru kayısı, kurutulmuş yaban mersini)
  91. Yüzde 100 tam buğday cips
  92. Yüzde 100 tam buğday kraker
  93. Patlamış mısır
  94. Yüksek lifli, granola
  95. Tatlı patates kızartması (fırınlanmış)
  96. Bir parça bitter çikolata (bademli veya bademsiz)
  97. Dövme dondurma
  98. Düşük kalorili fırınlanmış patates cipsi
  99. Meyve pestili
  100. Meyveli buzlu şeker
  101. İçecekler
  102. Çay
  103. Kahve
  104. Yüzde 100 portakal suyu
  105. Maden suyu / soda

İstediğiniz diğer taze meyve ve sebzeleri alabilirsiniz

Hangi hazır yiyecekleri tercih etmeli?

Bazen dondurulmuş yiyeceklerin bulunduğu buzluğa başvurmak, tavayı çıkarıp leziz yemeklerinizi yapmaktan daha kolay gelir. Bunda yanlış bir şey yok. Eğer kolayınıza gelen buysa, öğlen veya akşam yemeklerinizde yer almak için birçok çeşit hazır yiyecek mevcut. Porsiyon başına 4 gramdan fazla şeker, doymuş yağ ve trans yağ gibi yüksek oranda biyokimyasal içeriklerden kaçınmak için aldığınız ürünlerin etiketlerini okumalısınız.

İşte onayladığım ürünlerden birkaçı:

  • Çorba: Sodyum miktarının porsiyon başına 400 mg’dan az olmasına dikkat edin.
  • Atıştırmalıklar: Düşük kalorili peynir ve sebzeler.
  • Öğünler: Trans ve doymuş yağ oranı düşük yiyecekleri tercih edin.

Çocuğunuzun sağlığını şekillendirin

Kalifornia, San Diego Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, solunum enfeksiyonları ve soğuk algınlığı başlatan bir virüs çeşidi olan belirli adenovirüslere maruz kalan çocukların, maruz kalmayanlara oranla 4 kat daha fazla obez olma riski taşıdıklarını ortaya çıkardı. Bu araştırma, çocukluk çağı obezitesine, bulaşıcı bir enfeksiyonun neden olabileceğini gösteriyor. Yani öksürük veya nezleye yakalandığınız gibi obeziteye de yakalanabilirsiniz. Önemli bir araştırma olsa da bu inceleme bildiklerimizle ilgili pek fazla bir şey değiştirmiyor.

Genetik, fast food ve spor yapmama, çocuk yaştaki obeziteyle doğrudan alakalı. Bu bilgi, çocuğun oyun parkında oynarken obezite virüsünü kapması kanısından daha önemli çünkü ebeveynler olarak çocuğumuzun yeme alışkanlıklarını biz şekillendiriyoruz. Sağlıklı yaşam öğrenilen bir davranıştır. Bu da, ailelerin yalnızca dengeli bir beslenme sağlamakla kalmayıp aynı zamanda doğru beslenme konusunda örnek olmaları gerektiği anlamına geliyor. Çocuğunuzun beyni ayna gibidir; SİZİ yansıtır.

Senesens nedir?

En ciddi yaşlanma hücresel seviyede gerçekleşir. Örneğin, dizinizi kırmak gibi basit bir hareket, kıkırdaktaki hücrelerin fiziksel hasar ve zararlı kimyasallara maruz kalmasına neden olur. Bazen bu hücreler, hasar nedeniyle ölürler (buna nekroz denir), bazen de hasar zamanla birikir ve hücreler sonunda emekliye ayrılır. Hücre bölünmesinin kalıcı olarak durduğu veya hücrelerin küçülerek ortadan kalktığı durum olan apoptoza uğradığı bu sürece senesens denir.

Hücreler yaşlandıkça, dokular yavaş yavaş kendilerini onarma ve iyileştirme özelliklerini kaybetmeye başlar. Kusursuz bir şekilde onarılamayan hücreler tahribatı hızlandırarak daha çok hücrenin yaşlanmasına ve daha çok hasar oluşmasına neden olur. Onarılamayan, iyileşmeyen veya artık görev yapmayan hücreler artar (ağrıyan eklemlerdeki gibi). Böylece yaşlılık kısır döngüsü, nasıl durduracağınızı öğrenmediğiniz veya en baştan önlemediğiniz sürece dönmeye devam eder.

Depresyon, kendi başınıza yenebileceğiniz bir hastalık mıdır?

Kalp rahatsızlıkları veya kansere nasıl yaklaşıyorsak, depresyona da aynı şekilde yaklaşmalıyız. Erken tanının tedavide çok önemli olduğunu biliyoruz. Sorunu ne kadar geciktirirseniz o kadar tehlikeli hale gelir. Yapılması gereken tek şeyin boş verip mutlu olmaya bakarak depresyon ve diğer ruhsal sorunların, kişi tarafından üstesinden gelinebileceğine inanılır. Ancak, depresyon ruhsal bir hastalık değildir, ruh halinizi kontrol ettiğiniz gibi, kendi kendinize kontrol edemezsiniz.

Depresyon, HIV/AIDS veya diyabetten daha az tehlikeli değildir ve kimyasal bir hastalıktır. Depresyonun beyindeki hormonların fonksiyon bozukluklarıyla alakalı olduğuna inanan çok sayıda bilim insanı var. Bunun nedeni ağır depresyon hastalarının; stres hormonu olan kortizol oranında artma ve hipokampus boyutlarında küçülme eğilimi göstermeleridir.

(27.11.2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder