Astrolojide savaş

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Herkese tekrar merhaba!

Biraz astrolojiyle ilgilenen herkesin mutlaka gözüne çarptığını düşündüğüm Satürn-Plüton kavuşumu, 12 Ocak’ta meydana gelecek.

Satürn ve Plüton yavaş hareket eden gezegenler olduğu için toplumsal etkileri bireysel etkilerinden daha güçlüdür.

Hem bu sebeple hem de 10 Ocak Ay Tutulması yazımda Satürn-Plüton kavuşumundan bahsettiğim için hangi burcun nasıl etkileneceğini tekrar yazmayacağım. Dilerseniz bir önceki yazıma geri dönüp yükselen burcunuza göre nasıl etkileneceğinizi okuyabilirsiniz.

Bu yazıda, yakın tarihteki Satürn-Plüton açılarını inceleyip dünya çapında nelerle karşılaşabileceğimiz üzerine fikir yürüteceğiz.


Savaş dönemleri

Karmanın lordu Satürn ne ekersek onu biçeceğimizi ifade ederken, Plüton değişim ve dönüşümü anlatır.

Satürn mevcut düzeni korumak, kurallar koymak ister. 

Plüton ise yıkıcıdır, geri dönüşü olmayan bitişlere ve yeni başlangıçlara sebep olur.

Gelin tarihte kısa bir yolculuğa çıkalım ve hepimizin tarih derslerinden az çok hatırladığı Birinci Dünya Savaşı'nı başlatan olaya gidelim. Avusturya veliahtı Franz Ferdinand’ın 28 Temmuz 1914’te öldürülüşüyle başlayan tarihin ilk büyük kapsamlı savaşı sırasında gökyüzünün nasıl olduğunu incelediğimizde, bu tarihten iki ay sonra Satürn ve Plüton’un Yengeç burcunda kavuşum yaptığını görüyoruz.

Astrolojide Yengeç, vatan toprakları ve milliyetçilikle ilgilidir. Bu savaşla birlikte dünya çapında imparatorluk sistemini terk edip ulus-devlet sistemine geçiş yaptık. Milliyetçilik önem kazandı. Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak bağımsızlığımızı ilan ettik. Her ne kadar zor yolla olsa da, bu kavuşumun dünya siyasetinin seyrini değiştirdiğine şüphe yok.


Gelelim İkinci Dünya Savaşı’na

1 Eylül 1939’da Almanya’nın Polonya’yı işgaliyle başlayan ve tarihin en büyük yıkımına sebep olan savaşın haritasını incelediğimizde, Satürn’ün sabit bir burç olan Boğa’da yer aldığını, Plüton’un ise bir diğer sabit burç olan Aslan’a yerleştiğini ve aralarında kare dediğimiz zorlayıcı bir açı kalıbı olduğunu görüyoruz. Boğa astrolojide toprak bütünlüğü ve finansal kaynaklarla ilgiliyken, Aslan güç sahiplerinin egolu ve kibirli duygularını anlatır. İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı bu tarihte Satürn’ün Güney Ay Düğümü ile kavuşumda oluşu, bu savaşın kanlı olacağına ve büyük kayıplar verileceğine işaret etmekte. Diğer yandan, Satürn’ün geri hareket halinde oluşu, savaşın kapanmamış konular yüzünden çıktığını gösteriyor.

İkinci Dünya Savaşı, Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği ekonomik krizin altından kalkmayan Hitler yönetiminin Polonya’yı işgal edişiyle başlamıştı. Atom teknolojisinin bu savaş ile ortaya çıkışı, Plüton’un değişim ve dönüşüm karakterini bir kez daha ortaya koyarken, nazizm gibi tehlikeli bir düşüncenin de bu dönemde ortaya çıkması, tarihteki en tehlikeli silahın yanlış yönlendirilmiş kitleler olduğunu gösteriyor. İkinci Dünya Savaşı’nı takiben kurulan Birleşmiş Milletler ise dünya siyasetinde aktif rol oynayacak devletler üstü kurumların doğmasına sebep oluyor.


Soğuk Savaş dönemi

1948 yılında Satürn ve Plüton Aslan'da kavuştu, bu dönemde seneler boyunca dünya çapında huzursuzluğa sebep olacak Soğuk Savaş başladı. Dünya siyasetinde gerginlik tırmandı. Ortadoğu’nun yapısını değiştirecek ve bölgede önemli bir figür haline gelecek olan İsrail de yine bu dönemde, 14 Mayıs 1948’de kuruldu. 

Son Satürn - Plüton kavuşumu ise 1982 yılında gerçekleşti. Çift kutuplu dünyada gerginliğin yüksek olduğu bu dönemde ülkemizde de askeri darbenin ardından 1982 anayasası kabul edildi ve bu anayasa pek çok eleştiriye rağmen çok uzun süre etkili oldu.

Yakın tarihin en trajik olaylarından olan 11 Eylül 2001 tarihli İkiz kulelerin bombalanması olayının astroloji haritasını incelediğimizde ise İkizler burcunda yer alan Satürn’ün Yay burcunda seyahat eden Plüton ile karşıt açı yaptığını görüyoruz. 

Daha yakınlara gelirsek, Ortadoğu’yu değişime sürükleyen Arap Baharı’nın başladığı tarih olan 18 Aralık 2010 tarihinin haritasını incelediğimizde Oğlak burcunda seyahat etmekte olan Plüton’un Terazi burcu ile kare açı yaptığını bir kez daha görüyoruz.

Hal böyleyken, 12 Ocak’ta meydana gelecek olan Satürn-Plüton kavuşumuna bir yandan da tutulmalar eşlik ederken insan ister istemez endişeleniyor.

Astrolog gözüyle yorumlamak gerekirse, önümüzde çok hassas yönetilmesi gereken bir dönem olduğunu düşünüyorum.

Kavuşumun meydana geleceği Oğlak burcu, yönetim pozisyonundaki kişilere ve ekonomik problemlere dikkat çekiyor.

İktidar sahibi kişilerin kişisel hırsları bu dönemde önem kazanabilir. 

Bir yandan Avustralya yangını, bir yandan İran - ABD gerginliği derken, hem huzursuz olduğumuz hem de içimizin yandığı bir dönemden geçiyoruz.

Savaş mı çıkacak, ekonomik kriz mi geliyor derken, 2020’den hep birlikte endişeliyiz.

Kötülüğe doğru ilerleyen bir dünyada yapabileceğiniz hiçbir şey olmadığını düşünüyor, kendinizi çaresiz hissediyor olabilirsiniz.

Belki de bireysel hayatınızda büyük sınavlardan geçiyorsunuz.

Hayatınızın hangi alanında üst üste sınavlarla karşılaşıyorsanız bilin ki o alanda artık eski sistem işlemiyor.

Değişim ve dönüşüm hayatın kaçınılmaz bir parçası.

Ne kadar kolay kabul edersek, o kadar rahat yol alıyor ve gelişiyoruz aslında.

Unutmayın, ne kadar esnerseniz o kadar sağlam durursunuz hayatta.

Hem Dünya olarak hem de bireysel hayatlarımızda bu zor dönemi en az hasarla atlatmamız dileğiyle…

Yazarlarımızdan

30 Mayıs 2020, Cumartesi 07:01
30 Mayıs 2020, Cumartesi 07:01
30 Mayıs 2020, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder